İçeriğe geç
AC
3. Ceza Dairesi Esas: 2022/29418 Karar: 2025/1243 Tarih: 2025

Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2022/29418 K.2025/1243

3. Ceza Dairesi 2022/29418 E. , 2025/1243 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/730 E., 2020/553 K İLK DERECE MAHKEMESİ : Trabzon 2. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/252 E., 2020/98 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, resm

Karar Özeti

3. Ceza Dairesi 2022/29418 E. , 2025/1243 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/730 E., 2020/553 K İLK DERECE MAHKEMESİ : Trabzon 2. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/252 E., 2020/98 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, resm

Karar Detayı

3. Ceza Dairesi 2022/29418 E. , 2025/1243 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/730 E., 2020/553 K İLK DERECE MAHKEMESİ : Trabzon 2. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/252 E., 2020/98 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik 10.07.2010 (kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık) HÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62/1, 53/1-2-3, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet (örgüt üyeliği), TCK’nın 158/1-e-son, 62/1, 52/2-4, 53/1-2-3 maddeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet (dolandırıcılık), CMK'nın 223-2-a maddesi gereğince verilen beraat (sahtecilik) kararına ilişkin sanık müdafinin dolandırıcılık ve örgüt üyeliği suçundan, ÖSYM vekilinin resmi belgede sahtecilik suçundan istinaf başvurusunun esastan reddi, ÖSYM vekilinin örgüt üyeliği ve dolandırıcılık suçundan istinaf başvurusunun reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İncelenmeksizin iade (ÖSYM'nin temyiz istemi ), ret (sanık müdafinin dolandırıcılık suçuna ilişkin temyiz istemi), onama (sanık müdafinin üyelik suçuna ilişkin temyiz istemi) Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm ve ek karar temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Ösym Başkanlığı Vekilinin Ek Karara yönelik temyiz talebinin değerlendirilmesi, Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 27.01.2021 tarihli ve 2020/730 Esas, 2020/553 sayılı ek Kararı ile silahlı terör örgütüne üye olma, resmi belgede sahtecilik ve kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçuna yönelik 5271 sayılı Kanun'un 296 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz başvurusunun reddine dair karara Ösym Başkanlığı vekili tarafından süresi içinde yapılan temyiz talebinin incelemesinde; Bölge Adliye Mahkemesince, silahlı terör örgütüne üye olma ve kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçlarından ÖSYM Başkanlığı'nın istinaf başvurusunun suçların nitelikleri itibariyle doğrudan doğruya zarar görmemesi ve bu nedenle de davaya katılma hakkının bulunmaması sebebiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca reddine karar verildiği, bahse konu kararın; 5271 sayılı Kanun’un 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi uyarınca itiraz yoluna tabi olduğu ve itiraz merciince de bu hususta bir karar verildiği anlaşıldığından bu suçlar yönünden yapılan temyiz başvurusunun reddi kararının yerinde olduğu ancak, sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçu yönünden suçtan doğrudan doğruya zarar görmeyen ve bu nedenle de davaya katılma hakkı bulunmayan ÖSYM Başkanlığı vekilinin davaya katılmasına ilişkin verilen karar hukuki değerden yoksun olup hükmü temyiz yetkisi vermeyeceğinden 5271 sayılı Kanun'un 296 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereğince temyiz talebinin reddine karar verilmesi gerekirken resmi belgede sahtecilik suçundan verilen hükmün kesin olduğu gerekçesiyle temyiz isteminin reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiş ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği hükmün gerekçesine "resmi belgede sahtecilik suçu yönünden suçtan doğrudan doğruya zarar görmeyen ve bu nedenle de davaya katılma hakkı bulunmayan ÖSYM Başkanlığı vekilinin davaya katılmasına ilişkin verilen karar hukuki değerden yoksun olup hükmü temyiz yetkisi vermeyeceğinden 5271 sayılı Kanun'un 296 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereğince temyiz talebinin reddine " ibaresinin yazılması suretiyle temyiz talebinin reddine ilişkin 27.01.2020 tarihli EK KARARIN DÜZELTİLEREK ONANMASINA Sanık müdafinin kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçuna ilişkin temyiz talebi yönünden yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemelerince verilen beş yıldan az hapis ve adli para cezasına mahkumiyet kararları ile ilgili olarak istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının, 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca temyiz edilemez nitelikte olduğu anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz talebinin 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca REDDİNE, Sanık müdafinin silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden yapılan incelemede; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2008 tarih ve 9-18-78 sayılı Kararında açıklandığı üzere; etkin pişmanlık hükümlerinin amacı, bir yandan terör ve örgütlü suçlarla mücadele bakımından stratejik önemi nedeniyle en etkili bilgi edinme ve mücadele araçlarından olan örgütün kendi mensuplarını kullanmak, diğer taraftan da suç işlemeyi önlemek, mensup olduğu kanun dışı örgütün amaçladığı suçun işlenmesine engel olanları ve işlediği suçtan pişmanlık duyanları cezalandırmayarak ya da cezalarında belli oranlarda indirim yaparak yeniden topluma kazandırmaktır. 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinden yararlanabilmek için; failin yakalandıktan sonra bilgisi ölçüsünde örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde kendisinin ve diğer örgüt üyelerinin eylemleri, örgütün yapısı ve faaliyetleriyle ilgili yeterli ve samimi bilgi vererek suçtan pişmanlığını söz ve davranışlarıyla göstermesi gerekmektedir. Bu bilgi maddenin üçüncü fıkrasında aranan, örgütü çökertecek nitelikteki bilgi değildir. Verilen bilginin önemi cezanın belirlenmesinde dikkate alınmalıdır (Dairemizin 12.05.2015 tarih, 2015/1426 Esas, 2015/1292 Karar 26.10.2015 tarih, 2015/1565-3464 K.). 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi kapsamında etkin pişmanlıkta bulunulduğunun kabulü halinde bu suçtan dolayı verilecek cezada 1/3’ten 3/4’e kadar bir indirim yapılacağı öngörülmektedir. Buna göre belirlenen cezadan en az 1/3, en fazla 3/4 oranında bir indirim yapılacaktır. Bu iki sınır arasında yapılacak indirim, verilen bilginin niteliği, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ya da diğer örgüt mensuplarının tespiti ile ilgili olmak üzere elverişlilik derecesi, ceza soruşturması ya da kovuşturmasının hangi aşamasında etkin pişmanlıkta bulunulduğu gibi kıstaslar nazara alınarak mahkeme tarafından takdir ve tayin edilecektir. Bu açıklamalar ışığında, somut olay değerlendirildiğinde; Sanığın, temyiz aşamasında sunmuş olduğu ayrıntılı beyanlarını içeren 02.10.2023 ve 06.01.2025 tarihli dilekçeleri ile etkin pişmanlıktan yeniden yararlanmak istediğini bildirip bu yönde bilgi vermesi karşısında, sanığın duruşmada hazır edilerek beyanlarının alınıp, vereceği bilgilerin örgüt içerisindeki kaldığı süre, örgütsel faaliyet ve konumlarına uygun faydalı bilgiler olup olmadığı eldeki bilgiler ile örtüşüp örtüşmediği ilgili birimlerden sorulup değerlendirilerek sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin 4 üncü fıkrasının 2 inci maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmasında zorunluluk bulunması; Kabul ve uygulamaya göre de; Anayasanın 138 inci maddesinin birinci fıkrası hükmü, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle aynı Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca; orantılılık ilkesi çerçevesinde, suçun işleniş biçimi, işlenmesinde kullanılan araçlar, işlendiği zaman ve yer, konusunun önem ve değeri, meydana getirdiği zarar ve tehlikenin ağırlığı ile sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı, güttüğü amaç ve saik de göz önünde bulundurularak işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde hakkaniyete uygun bir cezaya hükmedilmesi gerekirken teşdidin derecesinde hataya düşülerek yazılı şekilde fazla ceza tayin edilmesi, Kanuna aykırı, sanık müdafinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Trabzon 2 . Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Tarbzon Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla