İçeriğe geç
AC
3. Ceza Dairesi Esas: 2022/29553 Karar: 2023/1218 Tarih: 2023

Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2022/29553 K.2023/1218

3. Ceza Dairesi 2022/29553 E. , 2023/1218 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/604 E., 2021/444 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER : Sanık ve müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hük

Karar Özeti

3. Ceza Dairesi 2022/29553 E. , 2023/1218 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/604 E., 2021/444 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER : Sanık ve müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hük

Karar Detayı

3. Ceza Dairesi 2022/29553 E. , 2023/1218 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/604 E., 2021/444 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER : Sanık ve müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Yozgat Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.03.2019 tarihli ve 2018/390 Esas, 2019/151 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,, hak yoksunluklarına cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba karar verilmiştir. 2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 03.03.2021 tarihli ve 2019/604 Esas, 2021/444 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 16.06.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; 1- ByLock'un hukuka aykırı delil niteliğinde olduğuna, hükme esas alınamayacağına, verilerin çelişkili olduğuna, 2- Dernek üyeliği, sgk kaydının ve protestolara katılmanın delil olarak değerlendirilemeyeceğine, 3- Tanık beyanlarının soyut nitelikte olduğuna, etkin pişmanlıktan yararlanan tanık beyanlarının hükme esas alınamayacağına, 4- Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, yargılamanın hukuka aykırı olarak yapıldığına, taleplerinin yerine getirilmeden eksik araştırma ile karar verildiğine, ve sair sebeplere ilişkindir. B. Sanığın temyiz istemi özetle; ByLock kullandığının ispatlanamadığına, tanık beyanlarının çelişkili olduğuna, suçun unsurlarının oluşmadığına ilişkindir. Ayrıca sanık sunduğu 10.01.2023 tarihli dilekçesi ile; etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istediğini, 31.01.2023 tarihli dilekçesi ile etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istemediğini beyan etmiştir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü FETÖ /PDY silahlı terör örgütüne üye olmak ve bu örgüt kapsamında tedbire uyma talimatıyla hareket ederek ByLock programı kullandığının kabul edildiği, FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisaklı oldukları gerekçesiyle kapatılan derneklere üyelik ve yine khk kapsamında kapatılan şirkette çalıştığının anlaşılması, tanık beyanları ile örgütsel faaliyetlerde aktif olduğunun, muhasebecilik mesleğini yapması sebebiyle örgütün para işleriyle ilgilendiğinin tespit edilmesi, adliye önündeki örgütsel protestoya katılması, kriptolu ByLock haberleşme programını münhasıran FETÖ/PDY mensuplarınca kullanıldığı da göz önüne alındığında sanığın eylemlerinin belli bir yoğunluğa ulaşmış olduğu, silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olduğu ve organik bağ ile bağlı olduğu, bu suretle 'silahlı terör örgütüne üye olma' suçunu işlediği sübut bulmuştur. Sanık hakkında temel cezanın belirlenmesinde, Türk Ceza Kanunu'nun 61 ve 3/1 maddeleri gözetilerek sanığın eylemine uyan TCK'nın 314/2 gereğince, suçun işleniş şekli, fiilinin özellikleri, suç kastının yoğunluğu, ByLock içerikleri, sanığın örgüt içerisindeki konumunun tanık beyanlarıyla aydınlatıldığı da gözetilerek takdiren alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle cezalandırılmasına, 3713 sayılı Kanun'un 3 üncü ve 5/1 inci maddeleri uyarınca cezasında yarı oranında artırım yapılmasına, verilen cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri lehine takdiri indirim sebebi sayılarak TCK'nın 62 nci maddesinin uygulanmasıyla sanığın cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda; a) Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı kararında ve Dairemizin müstakar kararlarında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür. b) Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı kararında ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle; örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespit edilmesi halinde sanığın örgütle bağlantısını gösteren bir delil olacağı kabul edilmiştir. c) Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, 75737 ID numarası üzerinden ByLock iletişim sistemini örgütsel iletişim amacıyla kullanan, örgüt içerisinde bölgeci olarak faaliyet yürüten, örgütsel toplantılarda sohbet hocalığı yapıp, maddi yardım toplayan sanığın anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle üyesi olduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir. d) Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen esasa müessir olabilecek savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla, incelenen hükümde hukuka aykırılık saptanmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 03.03.2021 tarihli ve 2019/604 Esas, 2021/444 sayılı kararında sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Yozgat Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.03.2023 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla