İçeriğe geç
AC
3. Ceza Dairesi Esas: 2022/3031 Karar: 2024/9871 Tarih: 2024

Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2022/3031 K.2024/9871

3. Ceza Dairesi 2022/3031 E. , 2024/9871 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 18.01.2021 tarihli ve 2019/27 Esas, 2021/83 sayılı kararının, katılan ... Başkanlığı vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme net

Karar Özeti

3. Ceza Dairesi 2022/3031 E. , 2024/9871 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 18.01.2021 tarihli ve 2019/27 Esas, 2021/83 sayılı kararının, katılan ... Başkanlığı vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme net

Karar Detayı

3. Ceza Dairesi 2022/3031 E. , 2024/9871 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 18.01.2021 tarihli ve 2019/27 Esas, 2021/83 sayılı kararının, katılan ... Başkanlığı vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; A. Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan ... Başkanlığının silahlı terör örgütüne üye olma ve nitelikli dolandırıcılık suçlarına ilişkin temyiz istemleri yönünden, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen katılan kurum vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca sıfat yokluğundan reddine dair kararların, 5271 sayılı Kanun'un 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi uyarınca itiraz yoluna tabi olduğu, itiraz merciince bu konuda bir karar verildiği ve temyizinin mümkün olmadığı anlaşıldığından İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, B. Yargılama konusu resmi belgede sahtecilik suçu yönünden ... Başkanlığının suçtan zarar gören sıfatının, 5271 sayılı Kanun’un 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca mezkûr suçtan açılan kamu davasına katılma hakkının ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği bu suçtan kurulan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, anılan suç yönünden ... Başkanlığı vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca REDDİNE karar verilmesi gerektiği tespit edilmiştir. C.Sanık müdafiinin silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden temyiz isteminin incelenmesinde; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği hükmolunan cezanın süresine göre yasal şartları oluşmadığından reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.11.2018 tarihli ve 2017/1143 Esas, 2018/1462 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun 5 inci maddesi, 5237 sayılı Kanun'un 62 inci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine; kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendine göre ayrı ayrı beraatine karar verilmiştir. 2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 18.01.2021 tarihli ve 2019/27 Esas, 2021/83 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık müdafii ile katılan kurum vekillerinin istinaf başvurularının usulden ve esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 15.12.2021 tarihli onama görüşlerini içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; 1. Sanığa atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığına; 2. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara, İlişkindir. Katılan ... Başkanlığı vekilinin temyiz istemi özetle; 1-Sanığın, unsurları oluşan tüm suçlardan cezalandırılması gerektiğine; 2. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince sanığın eylemlerinin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyetine, kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediğinin sabit olmadığı gerekçesiyle atılı suçlardan ayrı ayrı beraatine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Ayrıntıları Yargıtay (kapatılan) 16. Ceza Dairesinin, 26.10.2017 tarihli ve 2017/1809 Esas, 2017/5155 sayılı Kararında ve Dairemizce de benimsenen, istikrar kazanmış yargısal kararlarda açıklandığı üzere; Örgüt üyesi; örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği; örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi, örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ; canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir. Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir (Evik, Cürüm İşlemek İçin Örgütlenme, s. 383 vd.). Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin “suç işlemek amacı” olması aranır (... Özel Kısım s. 263-266, ... Cürüm İşlemek İçin Örgüt s. 28, Özgenç Genel Hükümler s. 280). Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; 18.03.2015 tarihli bilirkişi raporunda ''şüpheli şahsa ait 2010 yılı Eğitim Bilimleri Testinin doğru cevap sayıları farkının beklenenden yüksek çıkmasının ölçmenin standart hatası ölçütü ile açıklanamayıp, başka etkenlerden kaynaklanabileceğine yönelik güçlü kanaat oluştuğunun belirtilmesi karşısında; ihtimallere dayanan yüzdelik oranlarının yer aldığı değerlendirme içermesi sanığın hileli bir davranışını ortaya koymaya elverişli olmadığı gibi kişinin önceki ve sonraki yıllardaki doğru ve yanlış cevap sayılarının kıyaslanarak sınav sorularını haksız elde etmek sureti ile sınavda hileli yollarla yüksek puan aldığının kesin olarak ispatlanamayacağı, ayrıca bilirkişi raporunu teyit eder başkaca delil, beyan veya bilgi bulunmadığı gibi bilirkişi raporunda sınav sorularının alındığına dair kesin kanaatin de bildirilmediği, dosya kapsamında sanığın örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğuna ve örgüte üye olma suçundan mahkûmiyetini gerektirir her türlü kuşkudan uzak, yeterli ve kesin delilin de bulunmadığı gözetilerek, atılı suçtan beraati yerine delillerin değerlendirilmesinde düşülen yanılgı sonucu yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi, Kanuna aykırı bulunmuştur. V. KARAR A. Katılan ... Başkanlığı vekilinin silahlı terör örgütüne üye olma ve kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık suçlarından verilen beraat ve mahkûmiyet kararlarına yönelik temyiz istemleri yönünden: Ön inceleme bölümünün 1 inci paragrafında açıklanan nedenle, katılan kurumlar vekillerinin sanık hakkında belirtilen suçlardan kurulan hükümlere ilişkin istinaf başvurularının sıfat yokluğundan reddine dair karara yönelik temyiz istemlerinin, bahse konu kararın 5271 sayılı Kanun'un 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi uyarınca itiraza tabi olup temyizi mümkün bulunmadığından temyiz incelemesine yer olmadığına, Tebliğname'ye kısmen uygun olarak, dosyanın mahalline oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, B. Katılan ... Başkanlığı vekilinin resmi belgede sahtecilik suçundan sanık hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz istemleri yönünden: Ön inceleme bölümünün 2 inci paragrafında açıklanan nedenlerle katılan ... Başkanlığı vekilinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, C. Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan hüküm yönünden: Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 18.01.2021 tarihli ve 2019/27 Esas, 2021/83 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.09.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla