Karar Özeti
3. Ceza Dairesi 2022/31586 E. , 2025/17042 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1659 E., 2021/151 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/339 E., 2018/459 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5, TCK'nın 62, 53, 58/9. madde
Karar Detayı
3. Ceza Dairesi 2022/31586 E. , 2025/17042 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1659 E., 2021/151 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/339 E., 2018/459 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5, TCK'nın 62, 53, 58/9. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle, Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü: Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Dairemizin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas, 2017/3 karar sayılı ilamında açıklandığı üzere; Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir. Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir (evik, cürüm işlemek için örgütlenme, syf 383 vd.). Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır (toroslu özel kısım syf.263-266, alacakaptan cürüm işlemek için örgüt syf. 28, özgenç genel hükümler syf.280). Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre; Sanığın örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katıldığına ilişkin kesin ve yeterli delil ikame olunamadığı, kamu kurumu zararına dolandırıcılık suçundan da yapılan yargılama sonunda 2010 yılı KPSS'de sınav sorularının örgüt tarafından mensuplarına önceden verildiği hususunda güçlü kanaat oluştuğu tespitini içeren bilirkişi raporunu dışında, 2010 yılı KPSS Eğitim Bilimleri, Genel Kültür-Genel Yetenek sınav sorularının sanık tarafından önceden ele geçirilerek sınavda yüksek başarı elde edildiğine dair herhangi bir delil bulunmadığı ve iptal edilen 2010 yılı KPSS sınavı sonuçlarına göre atamasının yapılmaması ile sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından temyiz incelemesine girmeyen kanaat hükümlerinin gerekçesi karşısında sanığın kanıtlanamayan müsnet suçtan beraatine yerine delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek, yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.06.205 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.