İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Ceza Dairesi

YARGITAY · 3. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2022/33546 K.2023/4038

I-Sanık ... hakkında "göçmen kaçakçılığı" suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafinin temyiz başvurusu üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;

Esas2022/33546Karar2023/4038Tarih7 Haziran 2023Okuma11 dk · 2.116 kelime

KÜNYE

3. Ceza Dairesi 2022/33546 E., 2023/4038 K.·Duruşma Talepli

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
7 Haziran 2023
İncelenen kararın mahkemesi
Ceza Dairesi
Tebliğname görüşü
İade - Onama
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.116 kelime·11 dk okuma·12 bölüm

I-Sanık ... hakkında "göçmen kaçakçılığı" suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafinin temyiz başvurusu üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;

İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında göçmen kaçakçılığı suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı dikkate alındığında, verilen cezanın tür ve süresine göre 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca hükmün temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.

II- Sanıklar ... ve ... hakkında "silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek", sanık ... hakkında ise "silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanıklar müdafilerinin temyiz başvuruları üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.

Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, hükmedilen cezanın süresine göre yasal şartları bulunmadığından, 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereğince, reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. Muğla 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.12.2018 Tarihli ve 2017/335 Esas, 2018/408 Sayılı Kararı ile;

1-Sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

2-Sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 62 nci maddesi, 63 üncü maddesi ve 3713 sayılı Kanunu'nun beşinci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

3-Sanık ... hakkında sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin üçüncü ve 220 nci maddesinin yedinci fıkrası delaletiyle 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 220 nci maddesinin yedinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 62 nci maddesi, 63 üncü maddesi ve 3713 sayılı Kanunu'nun beşinci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 13 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

B. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin 31.03.2021 Tarihli ve 2019/275 Esas, 2021/668 Sayılı Kararı ile;

1-Sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik o yer Cumhuriyet savcısı(aleyhe) ve sanık müdafiinin istinaf başvuruları üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davanın yeniden görülmesine karar verilerek duruşmalı yapılan yargılama sonucunda;

İlk Derece Mahkemesince verilen hükmün 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kaldırılarak, sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin üçüncü

ve 220 nci maddesinin yedinci fıkrası delaletiyle 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 220 nci maddesinin yedinci fıkrasının ikinci cümlesi, 53 üncü maddesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 63 üncü maddesi ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) beşinci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 13 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2-Sanıklar ... ve ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

C. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 28.07.2022 tarihli, iade ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A. Sanık ... müdafiinin temyiz isteminde özetle

1.Suçun unsurlarının oluşmadığına,

2.Dosya diğer sanıklarının hukuki durumlarının yargılama sonucunda ortaya çıkmış olduğu, bu halde sanığın diğer sanıkların, en baştan beri örgüt üyesi olduğunu bildiğinin kabulü ile hakkında mahkumiyet kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğuna,

3.Sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerinin bozulmasına,

4.Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara,

B. Sanık ... müdafiinin temyiz isteminde özetle

1.Sanık hakkında eksik inceleme ve araştırma sonucunda usûl ve kanuna aykırı şekilde mahkûmiyet kararı verildiğine,

2.Sanığın örgüt üyesi olmadığına,

3.Sanığın ByLock kullanmadığına, dosyada mevcut ByLock tespit değerlendirme tutanağının sanığın eşine karşı düşmanca yaklaşan emniyet tarafından düzenlenmiş bir tutanak olabileceğine, bu konuda yeterli araştırma yapılmadığına,

4.Kovuşturma aşamasında kolluk beyanından dönen tanık beyanının hükme esas alınamayacağına,

5.ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında herhangi bir yazışma içeriğinin bulunmadığına,

6.ByLock verilerinin çelişkili olduğuna dolayısıyla bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğine,

7.Hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen ByLock programının delil olarak kabul edilmemesi gerektiğine,

8.Sanık hakkında TCK'nın 30 uncu maddesi kapsamında hata hükümlerinin uygulanmasının gerektiğine,

9.Sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmünün bozularak beraat kararı verilmesine,

10.Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara,

C. Sanık ... müdafiinin temyiz isteminde özetle

1.Sanık hakkında usûl ve kanuna aykırı şekilde mahkûmiyet kararı verildiğine,

2.Sanığın Bank Asyaya para yatırma tarihinin devlet tarafından bankaya el konulmasından sonraki tarihte gerçekleştiğine, sanığın örgüt liderinin talimatı ile hareket etmediğine,

3.Bank ... hesap hareketlerinin rutin bankacılık işlemi olduğuna,

4.Mevcut bilirkişi raporunun sanık lehine olduğuna, sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmünün raporla çeliştiğine,

6.Sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmünün bozulmasına

7.Temyiz dilekçesinde belirtilen Sair Temyiz sebepleri ve sair hususlara,

İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince; sanık ... hakkında atılı silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme suçu yönünden suç kastının bulunduğunun sabit olmaması nedeniyle beraat kararı, sanık ...'ün eylemlerinin silahlı terör örgütüne üye olma, sanık ...'ın eylemlerinin ise silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanıklar hakkında mahkûmiyet kararları verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

1-Sanık ... hakkında Bölge Adliye Mahkemesince davanın yeniden görülmesine karar verilerek duruşmalı yapılan yargılama sonucunda, İlk Derece Mahkemesince verilen hükmün 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kaldırılarak, sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir.

2-Sanıklar ... ve ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

A. Sanıklar ... ve ... yönünden

Oluş, iddia, sanık savunması, mahkeme kabulü ve tüm dosya kapsamına göre; sanık ...'ın eyleminin; olayın oluş biçimi de nazara alındığında, silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan mahkumiyetine karar verilmesi, 5237 sayılı TCK'nın 220/7 nci maddesindeki atfın niteliği ve aleyhe temyiz bulunmaması nedeniyle bozma sebebi yapılmamıştır.

Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, İlk Derece Mahkemesinin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesinin kabul ve kararında açıklanan eleştiri dışında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanıklar hakkında;

Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükümlere esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla;

sanıklar müdafilerinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdükleri temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle, sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek, sanık ... hakkında ise silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Sanık ... yönünden

1.Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere;

Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır.

Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir.

Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir (Evik, Cürüm İşlemek İçin Örgütlenme, S. 383 vd.).

Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır (... Özel Kısım s.263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt s. 28, Özgenç Genel Hükümler s.280).

Suç örgütünün tanımlanıp yaptırıma bağlandığı 5237 sayılı TCK’nın 220 nci maddesinin 7 nci fıkrasında yardım fiiline yer verilmiştir. “Örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişinin, örgüt üyesi olarak” cezalandırılacağı belirtilmiş, anılan normun konuluş amacı, gerekçesinde; “örgüte hakim olan hiyerarşik ilişki içinde olmamakla beraber, örgütün amacına bilerek ve isteyerek hizmet eden kişi, örgüt üyesi olarak kabul edilerek cezalandırılır.” şeklinde açıklanmış, 765 sayılı TCK’nın sistematiğinden tamamen farklı bir anlayışla düzenlenen maddede yardım etme fiilleri de örgüt üyeliği kapsamında değerlendirilerek, bağımsız bir şekilde örgüte yardım suçuna yer verilmemiştir.

Yardım fiilini işleyen failin örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmaması, yardımda bulunduğu örgütün TCK’nın 314 üncü maddesi kapsamında silahlı terör örgütü olduğunu bilmesi, yardımın örgütün amacına hizmet eder nitelikte bulunması yardım ettiği kişinin örgüt yöneticisi ya da üyesi olması gereklidir. Yardımdan fiilen yararlanmak zorunlu değildir. Örgütün istifadesine sunulmuş olması ve üzerinde tasarruf imkanının bulunması suçun tamamlanması için yeterlidir.

Yardım fiilleri örgüte silah sağlama ve terörün finansmanı dışında tahdidi olarak sayılmamıştır. Her ne surette olursa olsun örgütün hareketlerini kolaylaştıran ve yaşantısını sürdürmeye yönelik eylemler yardım kapsamında görülebilir (Yargıtay Ceza Genel Kurulu 11.11.1991 tarih, Esas 9-242, Karar 305). Yardım teşkil eden hareketin başlı başına suç teşkil etmesi gerekmez. Yardım bir kez olabileceği gibi birden çok şekilde de gerçekleşebilir. Ancak yardım teşkil eden faaliyetlerde devamlılık, çeşitlilik veya yoğunluk var ise örgüt üyesi olarak da kabul edilebilecektir.

Oluş, iddia, sanık savunması, mahkeme kabulü ve tüm dosya kapsamına göre; yargılama konusu olay tarihinden önce hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile ilgili herhangi bir soruşturma bulunmayan, anılan örgütle iltisaklı dernek ve sendika üyeliği belirlenemeyen sanık hakkında; dosya

içerisine gönderilen bankasya hesabına ilişkin bilirkişi raporu ve aksi kanıtlanamayan savunmaları da nazara alındığında; örgüte yarar sağlamak amacıyla örgüt liderinin talimatı doğrultusunda bankacılık işlemi yaptığı hususunda her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmaması gözetilerek atılı suçtan beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi,

2.Kabul ve uygulamaya göre ise;

Gerekçeli karar başlıklarında suç adının “silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek” yerine "silahlı terör örgütüne üye olma" olarak yazılması,

Hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

A. Sanık ... müdafinin "Göçmen kaçakçılığı" suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz istemi yönünden;

Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanıklar müdafilerinin, sanıklar ... hakkında "silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek", sanık ... hakkında ise "silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz istemleri yönünden;

Gerekçe bölümünün A bendinde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin 31.03.2021 tarihli ve 2019/275 Esas, 2021/668 sayılı kararında sanıklar müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

C. Sanık ... müdafiinin "silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek" suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz istemi yönünden;

Gerekçe bölümünün B bendinde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin 31.03.2021 Tarihli ve 2019/275 Esas, 2021/668 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Muğla 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

SONUÇ / HÜKÜM

07.06.2023 tarihinde karar verildi.

... ... ... ... ...

Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/33546, K. 2023/4038, 7 Haziran 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Hukukî Süreç
  4. II. Temyiz Sebepleri
  5. A. Sanık ... müdafiinin temyiz isteminde özetle
  6. B. Sanık ... müdafiinin temyiz isteminde özetle
  7. C. Sanık ... müdafiinin temyiz isteminde özetle
  8. III. Olay Ve Olgular
  9. A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
  10. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
  11. IV. Gerekçe
  12. A. Sanıklar ... ve ... yönünden
  13. B. Sanık ... yönünden
  14. V. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2022/33546
Karar No
2023/4038
Tarih
7 Haziran 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2022/33838 K.2023/3971
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2022/33841 K.2023/4521
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2022/33865 K.2023/3950
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2022/33873 K.2023/4612
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2022/33931 K.2023/3988
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2022/33941 K.2023/4047

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.