Karar Özeti
3. Ceza Dairesi 2022/34128 E. , 2023/2102 K. "İçtihat Metni" ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 27.04.2022 tarihli ve 2020/2157 Esas, 2022/895 sayılı Kararının sanık müdafii ve katılan ... Hazinesi vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suç
Karar Detayı
3. Ceza Dairesi 2022/34128 E. , 2023/2102 K. "İçtihat Metni" ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 27.04.2022 tarihli ve 2020/2157 Esas, 2022/895 sayılı Kararının sanık müdafii ve katılan ... Hazinesi vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan Hazine ve Maliye Bakanlığının istinaf istemi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından katılan Kurum vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca verilen sıfat yokluğundan ret kararının, 5271 sayılı Kanun'un 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi uyarınca itiraz yoluna tabi olup temyizinin mümkün olmadığı; sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan Hazine ve Maliye Bakanlığının istinaf istemi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından katılan Kurum vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca verilen esastan ret kararının ise 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendi uyarınca temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir. İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından silahlı terör örgütüne üye olmak suçu yönünden verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinini bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.... 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.09.2020 tarihli ve 2017/251 Esas, 2020/169 sayılı Kararı ile sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından 5271 sayılı Kanun’un 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatine, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,, hak yoksunluklarına cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba karar verilmiştir. 2.... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 27.04.2022 tarihli ve 2020/2157 Esas, 2022/895 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan Hazine ve ... vekilinin resmi belgede sahtecilik suçuna ilişkin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca sıfat yokluğundan reddine; katılan Hazine ve ... vekilinin nitelikli dolandırıcılık suçuna ilişkin, sanık müdafinin ise silahlı terör örgütüne üye olmak suçuna ilişkin istinaf başvurularının ise 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 16.08.2022 tarihli iade, ret ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A.Katılan vekilinin temyiz istemi özetle, sanık hakkında resmi belgede sahtecilik ve kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçlarından verilen beraat hükümlerinin sanık aleyhine bozulmasına ve sanığın bu suçlardan cezalandırılması talebine ilişkindir. B.Sanığın temyiz istemi özetle ; 1-ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının bulunmadığına, CGNAT kayıtları ile hüküm kurulamayacağına, 2- Soruşturma aşamasında verdiği beyandan dönen tanık beyanının hükme esas alındığına, beyanlarının delil niteliğinde olmadığına, etkin pişmanlıktan yararlanan tanık beyanını kabule alınamayacağına, 3- Bank ...'ya talimatla para yatırmadığına, rutin olarak kullandığına ve TMSF'ye devrinden sonrada kullanmaya devam ettiğine, 4. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1. Silahlı terör örgütüne üye olmak suçun yönünden; Sanık ...'nın, Kom Şube Müdürlüğünce yapılan sorgulamalar, BTK kayıtları ve bilirkişi raporu ile Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 24.04.2017 tarih 2015/3 Esas 2017/3(İlk Derece Sıfatıyla) sayılı Kararında ve 14.07.2017 tarih 2017/1443 - 4758 sayılı ilamında açıklandığı üzere oluşturulması, dahil olunması, kullanılması ve teknik özellikleri itibariyle münhasıran FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarınca kullanılan kriptolu iletişim ağı olan ByLock isimli programını örgütün talimatları doğrultusunda, örgütsel haberleşmede kullanmak amacıyla telefonuna yüklemiş olduğunun ayrıntıları yukarıda açıklanan şekilde sabit olması; dinlenen tanık A.A.'nın müdafii huzurunda alınan ve Mahkememizce daha samimi olduğu değerlendirilerek itibar edilen ilk ifadelerine göre sanığın TEGİDER isimli derneğin faaliyetleri kapsamında M.B. ve M.K. isimli şahısların vermiş olduğu sohbet toplantılarına katıldığının ve sohbet hocası M.K.'nin toplantı ortamında orada bulunan katılımcıların telefonlarına ByLock uygulamasını yüklediğinin anlaşılması; örgütün kasası durumundaki Bank ... isimli katılım bankasında örgüt elebaşının çağrısının hemen akabine denk gelen tarihlerde farklı bankalardan aktarıldığı anlaşılan tutarlar ile rutin dışı bakiye artımı gerçekleştirmek ve katılım hesapları açmak suretiyle çağrıya uygun şekilde hesap işlemleri gerçekleştirdiğinin anlaşılmış olması ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, sanığın kabule uygun deliller karşısındaki salt inkardan ibaret savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu değerlendirilerek, eylemlerin yoğunluğu, çeşitliliği ve sürekliliği gözetildiğinde, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile organik bağının bulunduğu, hiyerarşik yapısına dahil olduğu ve süreklilik gösteren eylemlerle kendisine verilen görevleri yerine getirdiği, bu suretle atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğinin sabit olduğu kanaati ile sanığın silahlı terör örgütü (FETÖ) üyesi olma suçundan cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. 2. Nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçları yönünden; Sanık ... hakkında ayrıca Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında alınan bilirkişi raporuna göre her ne kadar Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık ve Resmi Belgede Sahtecilik suçları yönünden de cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmış ise de, söz konusu suçlamaların dayanağının sınavda sorulan bir kısım sorularda yapılan yanlış cevaplamaların bazı kişilerce de benzer şekilde gerçekleştirildiği şeklindeki ihtimale dayalı kanaat içerir bir bilirkişi raporu olduğu, bunun haricinde sanığın sınav sorularını önceden temin ettiği çıkarımının yapılabileceği tanık beyanı ve yahut farklı bir şekilde delil elde edilemediği anlaşılmıştır. Bu nedenle, sınavda sorulan sorularda yanlışta birleşme şeklindeki değerlendirme her ne kadar sanığın farklı örgüt üyelerinde olduğu şekilde sınav sorularını önceden temin ettiği yönünde bir ihtimali ortaya koymakta ise de ceza adaletinde olasılıklara ve varsayımlara göre karar verilemeyecektir. Tüm açıklamalara göre sanığın savunmasının hilafına delil elde edilememiş olduğundan, cezalandırılmasına yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin, inandırıcı kanaat oluşturacak delil bulunmadığı değerlendirilerek şüpheden sanık yararlanır ilkesi (in dubio pro reo) uyarınca yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması sebebiyle CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık ve Resmi Belgede Sahtecilik suçları yönünden ayrı ayrı beraatine dair hüküm kurulduğu anlaşılmıştır. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü 1.Resmi Belgede sahtecilik suçundan; sanığa yüklenen resmi belgede sahtecilik suçunun niteliği itibariyle suçtan doğrudan doğruya zarar görmeyen ve bu nedenle de davaya katılma ve istinaf incelemesi hakkı bulunmadığı anlaşıldığından, ... vekilinin istinaf talebinin CMK'nın 279/1-b maddesi gereğince reddine, 2.Silahlı terör örgütüne üye olma ve kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçlarından; İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A. Katılan Hazine ve ... Vekilinin Nitelikli Dolandırıcılık ve Resmi Belgede Sahtecilik Suçlarından Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstemi Yönünden 1.Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan Hazine ve Maliye Bakanlığının istinaf istemi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin, katılanın belirtilen suçun niteliği itibarıyla suçtan doğrudan zarar görmemesi nedeniyle davaya katılmasına imkan bulunmadığından 5271 sayılı Kanun'un 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca verdiği istinaf başvurularının reddine dair karar, anılan maddenin son cümlesine göre itiraza tabi olup temyizi mümkün bulunmadığından temyiz incelemesine yer olmadığına, dosyanın incelenmeksizin mahalline iadesine karar verilmesi gerekmiştir. 2- Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan beraat hükmüne yönelik katılan Hazine ve Maliye Bakanlığının istinaf istemi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından katılan Kurum vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verildiği, 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendinde yer verilen; “On yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, İlk Derece Mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak (…) istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, katılan Hazine ve ... vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir. B. Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Sanığın Temyiz İstemi Yönünden Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda; a)Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay(kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında ve dairemizin müstakar kararlarında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür. b)Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Yargıtay( kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle; örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespit edilmesi halinde sanığın örgütle bağlantısını gösteren bir delil olacağı kabul edilmiştir. c)BDDK'nın 29.05.2015 tarihli kararı ile temüttü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen ve 22 Temmuz 2016 tarihli kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 107 nci maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı ... Katılım Bankası A.Ş.'de gerçekleştirilen rutin hesap hareketlerinin örgütsel faaliyet ya da örgüte yardım etmek kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilerek, örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eden ve bankanın yararına yapılan ödeme ve sair işlemlerin, örgüte üye olmak suçu bakımından örgütsel faaliyet, tek başına ise örgüte yardım etmek olarak kabul edilebileceği nazara alındığında; sanığın örgütle bağlantısını gösteren bir delil olarak kabul edilmesi mümkündür. d) Diğer delillerin atılı suçun sübutu için yeterli olduğu görülmekle, sanığın ByLock kullanıcısı olduğuna ilişkin ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının gelmesi beklenilmeden karar verilmesi sonuca etkili bulunmamıştır. e) Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, örgütsel toplantılara katılan, örgüt liderinin talimatı üzerine FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı ... Katılım Bankası A.Ş.'de bankacılık işlemleri yapan, sorumlu imamları tarafından örgütsel iletişim amacıyla kullanması için telefonununa ByLock yüklenen sanığın anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle üyesi olduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir. f) Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen esasa müessir olabilecek savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla, incelenen hükümde hukuka aykırılık saptanmamıştır. V. KARAR A. Katılan Hazine ve ... vekilinin temyiz istemleri yönünden 1.Gerekçe bölümünün (A) bendinin (1) numaralı bölümünde açıklanan nedenlerle, katılan Hazine ve ... vekilinin resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükme ilişkin istinaf başvurusunun sıfat yokluğundan reddine dair karara yönelik temyiz isteminin, bahse konu kararın 5271 sayılı Kanun'un 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi uyarınca itiraza tabi olup temyizi mümkün bulunmadığından temyiz incelemesine yer olmadığına, Tebliğname'ye uygun olarak oy birliğiyle dosyanın mahalline İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, 2.Gerekçe bölümünün (A) bendinini (2) numaralı bölümünde açıklanan nedenlerle, katılan Hazine ve ... vekilinin nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz istemlerinin, suç tarihi itibariyle bahse konu kararın 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendi uyarınca temyizinin mümkün olmaması nedeniyle, 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak oy birliğiyle REDDİNE, B. Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan hükme yönelik olarak sanığın temyiz istemleri yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 27.04.2022 tarihli ve 2020/2157 Esas, 2022/895 sayılı Kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca, ... 9. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.04.2023 tarihinde karar verildi.