İçeriğe geç
AC
3. Ceza Dairesi Esas: 2022/35013 Karar: 2023/1311 Tarih: 2023

Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2022/35013 K.2023/1311

3. Ceza Dairesi 2022/35013 E. , 2023/1311 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/685 E., 2021/499 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafileri TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hü

Karar Özeti

3. Ceza Dairesi 2022/35013 E. , 2023/1311 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/685 E., 2021/499 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafileri TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hü

Karar Detayı

3. Ceza Dairesi 2022/35013 E. , 2023/1311 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/685 E., 2021/499 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafileri TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İzmir 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.12.2019 tarihli ve 2017/728 Esas, 2019/636 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 14.04.2021 tarihli ve 2020/685 Esas, 2021/499 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafilerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 19.08.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafilerinin temyiz sebepleri özetle; 1. Atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. Eksik inceleme sonucu hüküm kurulduğuna, 3. Suç ve cezada kanunilik ilkesinin ihlal edildiğine, 4. Sanığın örgüt talimatı ile Bank Asyaya para yatırmadığına ve hesap hareketlerinin rutin işlemler olduğuna, 5. Etkin pişmanlıktan faydalanan kişilerin ifadelerinin hükme esas alınamayacağına, 6. Tanık beyanlarının soyut ve çelişkili olduğuna, 7. Çocuklarını okula gönderme ve kabul etmemekle birlikte sohbet toplantılarına katılma eylemlerinin müsnet suç yönünden delil olarak kabul edilemeyeceğine, 8. Temyiz dilekçelerinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü ‘Ayakkabı ticareti işiyle iştigal eden sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü jargonunda dini sohbet toplantıları dışında örgütün hayatiyetini devam ettirebilmesi için bir üst katmanda olup örgüte maddi ve ayni destek sağlamakla kalmayıp bu tür destek sağlayabilecek kimseleri tespitle örgüte kazandırmaya çalışan, özellikli ve ayrıcalıklı olarak konumlandırılmış, örgütün gerçek amacına vakıf, kendilerine sorumluluklar verilmiş kimse olan "mütevelli" grubunda yer aldığı, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün, mensuplarının sadakat ve bağlılıklarını arttırmak, örgütsel faaliyetleri planlayıp düzenlemek, örgüte yeni eleman kazandırmak, örgüte mali kaynak sağlamak, örgütsel eğitim vermek, örgüt içi disiplini sağlamak, talimatları alt birimlere ulaştırmak ve örgütün günlük olaylar karşısında geliştireceği tavrın tespit edilerek mensuplarına bildirmek adına sistemli ve düzenli olarak organize ettiği sohbet adı altındaki toplantılarına katıldığı ve silahlı terör örgütü tarafından örgütsel motivasyon sağlanmasına vesile olması amacıyla organize edilen yurt dışı gezilere katıldığı, buralarda örgüte müzahir kişi ve kurumları ziyaret ettiği, 17/25 Aralık 2013 sürecinden sonra Bank Asyanın ekonomik olarak krize girmesine ve Bankadan yoğun bir mevduat çıkışı olmasına rağmen sanığın örgüt liderinin talimatı doğrultusunda bu bankada yüksek miktarlı yeni katılım hesapları açmak ve hesabına başka bankalardan ödemesi devam eden kredisi varken yüksek miktarda para yatırmak suretiyle örgütsel amaca hizmet noktasında örgüte finansal katkı sağlamak amacıyla hareket ettiği, tüm bunlara göre sanığın silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısı içinde yer aldığı anlaşılmakla sanığın süreklilik, yoğunluk ve çeşitlilik gösteren faaliyetleri karşısında FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün yapısı ve amacı dikkate alındığında sadece örgüt üyeleri tarafından gerçekleştirilebilen faaliyetlerde bulunan sanığın örgüt üyesi olarak kabul edilmesi gerekmekte olup buna göre sanığın örgüt üyesi olarak FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün amaçlarını benimsediği örgüt bütünlüğü içerisinde ve hiyerarşik yapıya dahil olarak örgüt tarafından verilen görevleri her zaman için yerine getirmeye hazır vaziyette bekleyerek, kendi iradesiyle hareket etmeyip örgüt iradesini benimseyerek ve bunu kendi iradesinin önüne geçirdiği, örgüt ile organik bir bağ kurduğu dosya kapsamından anlaşılmakla sanığın tamamen örgütsel faaliyetlerini inkara ve saklamaya yönelik olan savunmasına itibar edilmeyerek atılı suçtan cezalandırılmasına karar verilmiştir. Sanık hakkında temel cezanın belirlenmesi; Sanığın üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olmak suçunu işlediği sabit görülmekle, eylemine uyan TCK'nın 314/2 nci maddesi gereğince Türk Ceza Kanununun 61 ve 3/1 inci maddeleri gözetilerek alt sınırdan uzaklaşılmasını gerektirecek bir neden bulunmadığından sanığın üzerine atılı suçtan takdiren alt sınırdan 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasının dosya kapsamına, ceza adaletine ve hakkaniyete uygun düşeceği yönünde Mahkememizde tam bir vicdani kanaat hasıl olmuştur. Sanığın 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 3 üncü maddesinde belirtilen terör suçu ile cezalandırılmış olması sebebiyle sanığa verilen ceza 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5/1 inci maddesi gereğince yarı oranında artırılmıştır. Sanığın dosya ve duruşma tutanaklarına yansıyan olumsuz bir davranışının bulunmaması takdiri indirim sebebi sayılarak, sanık hakkında TCK'nın 62/1 inci maddesindeki takdiri indirim maddesinin uygulanmasının hakkaniyete, ceza adaletine ve dosya kapsamına uygun olacağı değerlendirilmiş ve uygulama buna göre yapılmıştır. Sanığın malvarlıklarının suçtan kaynaklandığına ilişkin dosyaya yansıyan her hangi bir delil elde edilemediğinden sanığın malvarlığı üzerindeki tedbirin kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.’ B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE 1. Dosya kapsamına göre, geçmişte cemaat olarak bilinen yapı içerisinde uzun süre yer aldığı anlaşılan sanığın, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün kamuoyunca bilinen operasyonel eylemlerinden sonraki tarihlerde örgütsel nitelikte eylem ve faaliyetlerde bulunup bulunmadığının tespiti bakımından, UYAP örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında herhangi bir beyan yahut ifade olup olmadığı araştırılıp bulunması halinde beyan ve ifadelerin onaylı örneklerinin dosya arasına getirtilip 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunarak diyecekleri sorulduktan, gerekirse tanık sıfatıyla ifadelerine başvurularak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 2. Kabul ve uygulamaya göre de; Sanığın çocuklarını örgüt ile iltisaklı okullara göndermesi eyleminin müsnet suç yönünden delil yahut örgütsel faaliyet olarak kabul edilemeyeceğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 14.04.2021 tarihli ve 2020/685 Esas, 2021/499 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İzmir 16. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.03.2023 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla