KÜNYE
3. Ceza Dairesi 2022/35985 E., 2025/24626 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2019/1705 E., 2021/770 K.
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/41 E., 2019/355 K.
- Suç
- Silahlı terör örgütüne üye olma
- Hüküm
- TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
503 kelime·3 dk okuma
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı CMK’nın 299/1. maddesi gereğince REDDİNE,
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1. Yapılan UYAP sorgulamasına göre sanık hakkında, Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2024/349 esas sayılı dosyasında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılması talebiyle kamu davası açıldığının ve yargılamasının devam ettiğinin tespit edilmesi karşısında; mükerrer yargılama ve cezalandırılmanın önlenilmesi amacıyla anılan dosyanın aslı veya onaylı suretlerinin getirtilip incelenerek imkan bulunduğu takdirde dava dosyalarının birleştirilmesine karar verilmesi, kesinleşmiş olması durumunda ise dosyanın aslı veya Yargıtay denetime olanak verecek şekilde onaylı örneğinin dosya arasına alındıktan sonra tüm deliller birlikte değerlendirmek suretiyle sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininde zorunluluk bulunması,
2. Kabul ve uygulamaya göre;
a. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 esas, 2017/970 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve 2018/15231 başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere.
ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte, savunmasında örgütsel talimatla ByLock kullanıcısı olmadığını bildiren sanığın savunmasının denetlenmesi,
örgütsel konumunun ve örgütsel faaliyetlerinin tespiti bakımından, hükümden sonra dosyaya gönderilen sanık tarafından kullandığı bildirilen ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının sanık ve müdafiine okunması ile birlikte; hükümden sonra dosyaya gönderilen ihbar evrakları incelendiğinde; ..'nın kendi yargılandığı kovuşturma dosyasında; ..'nın da emniyet birimlerine yaptığı ihbarda sanık hakkında beyanda bulunduklarının anlaşılması karşısında, bu şahısların tanık sıfatıyla dinlenmesi, ayrıca UYAP’ta güncellenen örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında başkaca aleyhe beyan olup olmadığının araştırılması,
tespit edilmesi halinde beyan sahiplerinin usulüne uygun olarak tanık sıfatıyla dinlenmeleri sağlanarak 5271 sayılı Kanun’un 217. maddesi uyarınca sanık ve müdafiine diyeceklerinin sorulduktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/35985, K. 2025/24626, 22 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama