Karar Özeti
3. Ceza Dairesi 2022/36612 E. , 2023/983 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/585 E., 2021/1157 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince
Karar Detayı
3. Ceza Dairesi 2022/36612 E. , 2023/983 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/585 E., 2021/1157 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Manisa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.01.2020 tarihli ve 2019/331 Esas, 2020/14 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca 6 yıl 10 ay 15 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 14.06.2021 tarihli ve 2020/585 Esas, 2021/1157 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca ilk derece mahkemesi hükmünün istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. 3.Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 27.09.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle,verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, lehe olan hükümlerin uygulanmadığına, kolluk tarafından düzenlenen araştırma tutanağında sanığın ByLock kaydının bulunmadığı, sanığın terör örgütü ile iltisaklı olduğu değerlendirilen dernekler ve şirketlerde üyelik, ortaklık ve SGK kaydının bulunmadığı, sanığın örgüte müzahir Bank Asyada herhangi bir hesap artırımının olmadığı, sanığın örgüte ait kurum ve kuruluşlarda herhangi bir SGK kaydının olmadığının tespit edildiğine, bu tespitlere rağmen, veri raporları üzerinde yapılan analize göre sanığın "FETÖ mensubu olup her şeyiyle teslim olan ancak yöneticilik vasıfları olmayan polis memurlarını'' ifade eden ''SAY'' kodlaması ile nitelendirildiği " belirtilerek, sadece bu kodlamanın şüpheden uzak bir delil olarak hükme esas alınamayacağına, İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet kararının istinaf edilmesi üzerine yapılan istinaf incelemesinin yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden esastan reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığa isnat edilen "silahlı terör örgütüne üye olma" suçunu işleme kastı ve iradesinin olmadığına, tanıkların somut görgü ve bilgilerinin bulunmadığına, sanığın ByLock kaydı ve Bank ... hesabı bulunmadığına, sanığın söz konusu örgüt ile organik bağ kurup süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk arz edecek şekilde örgüt faaliyetlerine yönelik katılım kast ve iradesinin bulunmadığına, müsnet suçun yasal unsurlarının oluşmadığı, dosya kapsamında müsnet suç açısından mahkumiyete yeter derecede kesin, inandırıcı ve şüpheden uzak delillerin mevcut olmadığına, verilen mahkumiyet kararının usul ve yasaya aykırı olduğu hususlarına ve sair sebeplere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanığın kendi beyanlarında da belirttiği üzere önceden Siirt'te polis olarak görev yaptığı fakat daha sonra KHK ile görevinden ihraç edildiği, sanığın veri raporları üzerinde yapılan analize göre "DERECE 1" olarak adlandırılan ve sanığın özelliklerine göre nitelendirildiği, örgüt mensuplarının 2015 yılı Mart ayı itibarıyla terör örgütü içerisinde bulundukları konumun belirtildiği kısımda "FETÖ mensubu olup her şeyiyle teslim olan ancak yöneticilik vasıfları olmayan polis memurlarını'' ifade eden ''SAY'' kodlaması ile nitelendirildiği, söz konusu kodlamanın FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne sadakat ve bağlılığı üst seviyede olan, terör örgütü tarafından kendisine verilen talimatları yerine getiren, terör örgütü tarafından düzenlenen sohbet adı verilen örgütsel toplantılara katılan örgüt mensupları için kullanıldığı, sanığın aşamalarda alınan beyanlara göre örgütün sohbet adı altındaki toplantılarına katıldığı, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün mahrem hizmetler olarak adlandırdığı polis yapılanması içerisinde yer aldığı, sanığın terör örgütünün ideolojisi ve stratejisi içerisinde hareket ettiği, örgütün hücre tipi yapılanmasının devamını sağladığı, sanığın terör örgütünün yöneticilerinin talimatlarına istinaden örgütün organik yapısı içerisinde süreklilik arz eden bir şekilde emir komuta zinciri içerisinde kendisine biçilen görevi yerine getirmek için hareket edip üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olmak suçu sübut bulduğundan, yapılan yargılama sonucunda sanığın, yukarıda izah edilen süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gösteren örgütsel faaliyetler içerisinde yer almak suretiyle FETÖ/PDY silahlı terör örgütü içerisinde yer aldığı anlaşıldığından, sanığın eylemine uygun düşen 5237 sayılı TCK'nın 314/2 maddesi gereğince suçun işleniş biçimi, suçun konusunun önem ve değeri, suçun işlendiği zaman ve yer ile sanığın kamu görevlisi olması sebebiyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na tabi memur olarak devlete sadakat borcunun olduğu ayrıca sanık hakkındaki fişleme kaydı da dikkate alınarak takdiren alt sınırdan kısmen uzaklaşılarak cezalandırılmasına, sanığın 3713 sayılı TMK’nın 3 üncü maddesinde belirtilen terör suçu ile cezalandırılmış olması nedeniyle; cezasında, 3713 sayılı Kanun’un 5/1 maddesi gereğince yarı oranında artırım yapılmasına, sanığa verilen cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri göz önüne alınarak; cezasında, TCK’nın 62 nci maddesi gereğince takdiren 1/6 oranında indirim yapılmasına dair karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, ilk derece mahkemesinin kararında bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda; a) Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında ve dairemizin müstakar kararlarında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür. b) Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere, dosya kapsamına, sanığın veri raporları üzerinde yapılan analize göre "DERECE 1" olarak adlandırılan ve sanığın özelliklerine göre nitelendirildiği, örgüt mensuplarının 2015 yılı Mart ayı itibarıyla terör örgütü içerisinde bulundukları konumun belirtildiği kısımda "FETÖ mensubu olup her şeyiyle teslim olan ancak yöneticilik vasıfları olmayan polis memurlarını'' ifade eden ''SAY'' kodlaması ile nitelendirildiği, söz konusu kodlamanın FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne sadakat ve bağlılığı üst seviyede olan, terör örgütü tarafından kendisine verilen talimatları yerine getiren, örgütün mahrem imamları tarafından organize edilen sohbet adı verilen örgütsel toplantılara katılan örgüt mensupları için kullanıldığı, tanıkların alınan beyanlarına göre örgütün sohbet adı altındaki toplantılarına katıldığı, sanığın FETÖ/PDY Silahlı terör örgütünün mahrem hizmetler olarak adlandırdığı polis yapılanması içerisinde yer aldığı, sanığın terör örgütünün ideolojisi ve stratejisi içerisinde hareket ettiği, örgütün hücre tipi yapılanmasının devamını sağladığı, sanığın terör örgütünün yöneticilerinin talimatlarına istinaden örgütün organik yapısı içerisinde süreklilik arz eden bir şekilde emir komuta zinciri içerisinde kendisine biçilen görevi yerine getirmek için hareket edip üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olmak suçu sübut bulduğundan, örgütsel konumu sebebiyle temel cezanın tayininde teşdit uygulanmasına dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir. c) Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 14.06.2021 tarihli ve 2020/585 Esas, 2021/1157 sayılı Kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Manisa 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.03.2023 tarihinde karar verildi.