KÜNYE
3. Ceza Dairesi 2022/38537 E., 2025/24999 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2020/583 E., 2021/636 K.
- İlk derece mahkemesi
- Denizli 3. Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/3 E., 2019/460 K.
- Suç
- Silahlı terör örgütüne üye olma, silahlı terör örgütüne yardım etme
- Hüküm
- Sanık ... yönünden; 5271 sayılı CMK’nın 223/2-e
Karar Metni
528 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince verilen beraat kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi Sanık ... yönünden; TCK’nın 220/7 ve 314/3 maddeleri delaletiyle 314/2, 220/7- son cümlesi, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53... . maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi Cumhuriyet savcısı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
Onama, bozma
Bölge adliye mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle;
Temyiz edenlerin sıfatı, başvurularının süresi, kararların niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı CMK’nın 299/1. maddesi gereğince REDDİNE,
Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1) Sanık ... yönünden kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarına ilişkin;
Yapılan yargılama sonunda yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığına dair gerekçelerin karar yerinde dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli biçimde gösterildiği anlaşılmakla; bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz isteminde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle beraate ilişkin hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
2) Sanık ... yönünden kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarına ilişkin;
Ayrıntıları Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 09.04.2018 tarih ve 2018/1 25... /1049 sayılı kararında belirtildiği üzere; CMK'nın 188/1. maddesinde; "Duruşmada, hükme katılacak hakimler ve cumhuriyet savcısı ile zabıt katibinin ve kanunun zorunlu müdafiiliği kabul ettiği hallerde müdafiinin hazır bulanması şarttır." şeklinde duruşmada hazır bulunması gerekenler gösterilirken "zorunlu müdafiiyi" mahkeme heyetinden saymıştır.
CMK'nın 289. maddesinin 1-a-e bendlerinde, kanuna kesin aykırılık halleri içinde, "mahkemenin kanuna uygun olarak teşekkül etmemiş olması ile Cumhuriyet savcısı veya duruşmada kanunen mutlaka hazır bulunması gereken kişilerin yokluğunda duruşma yapılması" gösterilmiştir. Temyiz denetiminde bu madde kapsamındaki hukuka aykırılıklar temyiz kapsamında gösterilmiş olmasa da resen incelenecektir (CMK 289/1).
Bu açıklamalar doğrultusunda, somut olayda; silahlı terör örgütü üyeliği suçundan yargılanan, silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan mahkûmiyetine karar verilen sanığın, hükmün verildiği 13.12.2019 tarihli celseye kadar esaslı işlemlerin yapıldığı hiç bir celsede müdafiinin bulunmadığı, hüküm celsesi sanığın vekaletnameli müdafiinin geldiği ve müdafi huzurunda mahkûmiyet hükmü kurulduğu ancak;
yargılama aşamasında kendisinin seçtiği bir müdafii bulunmadığı gibi CMK'nın 156. maddesi gereğince re’sen müdafii görevlendirilmeyerek bulunduğu hal nedeniyle, delillere erişme ve savunma hazırlama imkanları itibariyle çelişmeli yargılamanın gereği olan “silahların eşitliği” ilkesinin ve Anayasa'nın 36, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddeleri ile teminat altına alınan adil yargılama hakkının ihlali sonucunu doğuracak biçimde,
13.12.2019 tarihli celsede sanığın müdafii huzurunda hakları hatırlatılarak yeniden sorgusu yapılıp delillerin tespit edilmesi gerektiği gözetilmeksizin hüküm kurulmak suretiyle savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğuracak şekilde yukarıda izah edilen mevzuat ile CMK'nın 188/1 ve 289/1-a-e maddelerine muhalefet edilmesi,
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/38537, K. 2025/24999, 27 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama