KÜNYE
3. Ceza Dairesi 2022/39173 E., 2025/24877 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2020/851 E., 2021/1370 K.
- İlk derece mahkemesi
- İzmir 21. Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/306 E., 2020/58 K.
- Suç
- Silahlı terör örgütüne üye olma
- Hüküm
- TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
486 kelime·2 dk okuma
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurusunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Sanık müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı CMK’nın 299/1. maddesi gereğince REDDİNE,
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1- Sanığın ByLock iletişim sistemi kullanıcısı olduğunun belirtilmesi karşısında. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 esas ve 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Dairemizin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararında.
"ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bir suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağının kabul edildiği gözetilmekle, ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde,
ByLock kullanıcısı olduğuna dair delilin atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, tanık ..'nın ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında kimliği tespit edilemeyen .., .., ...
ID numaralarının sanık tarafından kullanılıyor olma ihtimali gözetilerek ilgili birimlerden ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme raporunun getirtilmesi, sanığın ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının tespit edilmesi halinde roster kayıtlarında ismi geçen şahısların kimlik bilgilerinin tespitine çalışılarak,
bu suçtan sanık olup olmadıklarının, dosya sanığı ile ilgili beyanlarda bulunup bulunmadıklarının araştırılması ve var ise dosyalarının celp edilip incelenmesi ile tanık olarak duruşmaya çağrılıp dinlenilmeleri sağlanarak 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca sanık ve müdafiine diyeceklerinin sorulduktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
2- 5271 sayılı Kanun'un 50/1-c maddesine yanlış anlam yüklenerek yemin verilmeyen tanıklardan olmayan ve mahkemedeki beyanları hükme esas alınan tanıklar ... ve ..'nın yeminsiz olarak dinlenilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 54/1 inci maddesine muhalefet edilmesi,
3- Yeniden UYAP veri havuzundan araştırma yapılarak sanık hakkında herhangi bir itirafçı beyanı olup olmadığının araştırılması, saptanması halinde ifadelerinin dosya içerisine getirtilmesi, ilgili şahısların tanık olarak dinlenmesi, tüm bu delillerin CMK’nın 217. maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunup diyeceklerinin sorulması gerektiğinin gözetilmemesi,
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/39173, K. 2025/24877, 23 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama