Karar Özeti
3. Ceza Dairesi 2022/39748 E. , 2023/1394 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/797 E., 2021/1026 K. SUÇLAR :Silahlı terör örgütüne üye olmak, nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının sıfat yokluğundan ve esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLE
Karar Detayı
3. Ceza Dairesi 2022/39748 E. , 2023/1394 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/797 E., 2021/1026 K. SUÇLAR :Silahlı terör örgütüne üye olmak, nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının sıfat yokluğundan ve esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER : Sanık ... müdafii ile katılan ... ... vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 06.07.2021 tarihli ve 2021/797 Esas, 2021/1026 sayılı Kararının, sanık ... müdafi ile katılan ... ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak ve resmi belgede sahtecilik suçlarından, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan ... Bakanlığının istinaf istemi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından katılan Kurum vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca verilen sıfat yokluğundan ret kararının, 5271 sayılı Kanun'un 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi uyarınca itiraz yoluna tabi olduğu ve temyizinin mümkün olmadığı; Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ... müdafii ile katılan ... Bakanlığının istinaf istemi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından sanık ... müdafi ile katılan Kurum vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin 2 inci cümlesi uyarınca verilen düzelterek esastan ret kararının ise hükmolunan hapis cezasının tür ve miktarına göre 5271 sayılı Kanun'un 286 ıncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir. İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından silahlı terör örgütüne üye olmak suçu yönünden verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği ceza süresi yönünden reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Ankara 28. Ağır Ceza Mahkemesinin 31.05.2021 tarihli ve 2020/155 Esas, 2021/166 sayılı Kararı ile sanık hakkında 1. Silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 63 üncü maddesi ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 8 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Birleşen dosya nedeniyle silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin yedinci fıkrası gereğince davanın reddine karar verilmiştir. 3. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir. 4. Nitelik dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve son fıkrası, 62 inci maddesinin birinci fıkrası, 52 inci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin yedinci ve dokuzuncu fıkraları, 63 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 11 ay hapis ve 242.200 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin 06.07.2021 tarihli ve 2021/797 Esas, 2021/1026 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan ... ... vekilinin silahlı terör örgütüne üye olmak ve resmi belgede sahtecilik suçlarına ilişkin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca sıfat yokluğundan reddine; sanık ... müdafi ile katılan ... ... vekilinin nitelikli dolandırıcılık suçuna ilişkin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin ikinci csümlesi uyarınca düzelterek esastan reddine; sanık ... müdafinin silahlı terör örgütüne üye olmak suçuna ilişkin istinaf başvurularının ise 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. C. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 02.11.2022 tarihli, ret ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Dairemize tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan ... ... vekilinin temyiz istemi Sanığın sınav kağıdını çalıntı sorular ile doldurduğu ve gerçeğe aykırı sınav sonuç belgesi düzenlenmesini sağladığı için resmi belgede sahtecilik suçunun oluştuğuna, aksi durumda özel belgede sahtecilik suçunun değerlendirilmesi gerektiğine, sanığın mahrem imam olması nedeniyle örgüt yöneticiliği suçundan cezalandırılması gerektiğine, örgüt üyesi olarak kabul edilecekse üst sınırdan cezalandırılması gerektiğine, dolandırıcılık suçundan eksik ceza verildiğine, üst sınırdan ceza verilmesi gerektiğine, zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğine ev sair nedenlere ilişkindir. B. Sanık ... müdafinin temyiz istemi Sanığın Anayasal nitelikteki yargısal haklarının ihlal edildiğine, 2010 KPSS sınavının cevap kağıtlarının imha edilmesi nedeniyle denetim imkanının kullanılamadığına, sırf bu nedenle bile nitelikli dolandırıcılık suçundan beraat kararı verilmesi gerektiğine, bilirkişi raporlarının şüphe içerdiğine, şüpheden sanığın yararlanması gerektiğine, kabul anlamına gelmemekle birlikte suçun unsurlarının oluşmadığına, ByLock'un yasak delil niteliğinde olduğuna, Bank ...'nın yasal olarak faaliyet yürüttüğüne, sanığın rutin bankacılık işlemleri yaptığına, talimatla hareket etmediğine, tanık beyanlarının çelişkiler içerdiğine, usulüne uygun şekilde dinlenilmediklerine, somut gerekçe gösterilmeden soyut ifadelerle alt sınırdan uzaklaşılmasının yerinde olmadığına ve sair nedenlere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR A. İlk Derece Mahkemesinin kabulü Silahlı terör örgütüne üye olmak suçu yönünden; sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü içerisinde askerlerden sorumlu mahrem yapı içerisinde yer aldığı, tanık beyanlarına göre Bayram kod ismini kullandığı, 0507 (...) (..) (..) numaralı GSM hattıyla FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün gizli haberleşme ağına dahil olduğu, ByLock-HTS-CGNAT raporları ve ByLock tespit ve değerlendirme tutanağına göre "87554" ve "83762" ID numaralı ByLock kullanıcısı olduğu, gaybubet evi olarak adlandırılan ve örgüt mensuplarının saklanmak için kullandıkları örgüt evinde yakalandığı, sanığın eylemlerinin bir bütün halinde "FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliği" suçunu oluşturduğu; Resmi belgede sahtecilik suçu yönünden; sanığın üzerine atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığı, eylem tarihi itibariyle yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmadığı gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine karar verildiği; Nitelikli dolandırıcılık suçu yönünden; dosya içerisine alınan bilirkişi raporlarında ve veri analiz tutanağında yer alan tespitlere göre sanığın sınavdan önce hileli yollarla sınav sorularını ele geçirdiği, haksız şekilde menfaat sağlayarak Türkiye İş Kurumuna yerleştiği ve 145.327,46 TL kamu zararının oluştuğu, bu şekilde sanığın üzerine atılı nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediğinin kabul edildiği anlaşılmıştır. B. Bölge Adliye Mahkemesinin kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, katılan ... Başkanlığı vekili lehine vekalet ücretine hükmedilmesi dışında, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A. Katılan ... Bakanlığının temyiz istemleri yönünden 1.Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak ve resmi belgede sahtecilik suçlarından, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan ... Bakanlığının istinaf istemi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından katılan Kurum vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca "suçlarının niteliği itibarıyla suçtan doğrudan zarar görmemesi" nedeniyle reddine karar verildiği, bahse konu kararın; 5271 sayılı Kanun'un 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi uyarınca itiraz yoluna tabi olduğu ve itiraz merciince de bu hususta bir karar verilmiş bulunduğundan temyiz incelemesine yer olmadığına, dosyanın incelenmeksizin iadesine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir. 2. Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan, İlk Derece Mahkemesince kurulan 2 yıl 11 ay hapis ve 242.200 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına dair hükme yönelik sanık ... müdafi ile katılan ... Bakanlığının istinaf istemi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından sanık ... müdafi ile katılan Kurum vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin ikinci cümlesi uyarınca düzelterek esastan reddine karar verildiği, 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık ... müdafi ile katılan ... ... vekilinin temyiz istemlerinin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir. B. Sanık Hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan kurulan hüküm yönünden 1-Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas ve 2017/3 sayılı Kararında ve Dairemizin müstakar kararlarında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür. 2-Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında; "ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı"nın kabul edildiği gözetildiğinde; sanığın 87554 ve 83762 ID numaralı ByLock kullanıcısı olduğu, gizliliği sağlamak amacıyla örgütsel haberleşme amacıyla kullandığı; 3-Sanığın örgüt içerisinde askeri mahrem imam olarak görev yaptığı, örgütsel tabirle "öğretmen" konumunda bulunduğu, Bayram kod adının kullandığı şeklinde tanık beyanlarının bulunması ve ByLock kullanıcı adının ve mesaj içeriklerinin bu hususu teyit eder nitelikte bulunması karşısında sanık hakkında temel cezanın belirlenmesi sırasında alt sınırdan uzaklaşılmasının dosya kapsamı ve mevcut delil durumu ile uyumlu olduğu anlaşıldığından, yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; karar gerekçelerine göre sanık ... müdafiinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri sair nedenler de yerinde görülmediğinden sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR A. Katılan ... ... vekilinin tüm suçlara ilişkin; sanık ... müdafinin ise nitelikli dolandırıcılık suçuna ilişkin temyiz istemleri yönünden: 1. Gerekçe bölümünün (A) bendinin (1) numaralı bölümünde açıklanan nedenlerle, katılan ... ... vekilinin silahlı terör örgütüne üye olmak ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan hükme ilişkin istinaf başvurusunun sıfat yokluğundan reddine dair karara yönelik temyiz isteminin, bahse konu kararın 5271 sayılı Kanun'un 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi uyarınca itiraz yoluna tabi olması ve itiraz merciince de bu hususta bir karar verilmiş bulunması nedeniyle, Tebliğname'ye aykırı olarak oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, 2. Gerekçe bölümünün (A) bendinini (2) numaralı bölümünde açıklanan nedenlerle, katılan ... ... vekilinin ve sanık ... müdafinin temyiz istemlerinin, bahse konu kararın 5271 sayılı Kanun'un 286 ıncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca temyizinin mümkün olmaması nedeniyle, 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanık ... Müdafiinin temyiz istemleri yönünden Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 06.07.2021 tarihli ve 2021/797 Esas, 2021/1026 sayılı Kararında sanık ... müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara 28. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.03.2023 tarihinde karar verildi.