İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Ceza Dairesi

YARGITAY · 3. CEZA DAİRESİ

İçtihat MetniİNCELENEN KARARIN

Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2022/40300 K.2023/398

Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde…

Esas2022/40300Karar2023/398Tarih8 Şubat 2023Okuma8 dk · 1.507 kelime

KÜNYE

3. Ceza Dairesi 2022/40300 E., 2023/398 K.

Karar tarihi
8 Şubat 2023
Konu
Ceza Hukuku
Mahkemesi
Ceza Dairesi
Sayısı
2021/47 E., 2021/1176 K
Suç
Silahlı terör örgütüne üye olma
Hüküm
İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi

Karar Detayı

1.507 kelime·8 dk okuma·5 bölüm

Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Ankara 18. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.10.2020 tarihli 2019/392 Esas ve 2020/94 sayılı kararı Sanık hakkında silahlı terör örgütü kurma veya yönetme suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesi ikinci fıkrası (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir. 2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi

20. Ceza Dairesinin, 10.06.2021 tarihli ve 2021/47 Esas, 2021/1176 sayılı kararı Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 19.10.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi; sanığın 07.08.2009 tarihinde İçişleri Bakanlığı ...

Polis Akademisi Başkanlığı Polis Koleji yazılı yarışma sınavına girerek sınavda 100 puan üzerinden 65 puan alarak sınavı 287 nci asil erkek olarak kazandığı ve okula 23.09.2009 tarihinde kayıt yaptırdığı, Polis kolejini 14.06.2013 tarihinde bitirerek devamında Polis Akademisine 16.07.2013 tarihinde kayıt yaptırdığı, 10.04.2015 tarihinde 6638 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi kapsamında Güvenlik Bilimleri Fakültesinden ilişiğinin kesildiği,

Milli Eğitim Bakanlığı Talim Terbiye Kurulu Başkanlığının hazırladığı 17.08.2016 tarihli rapor kapsamına göre şüphelinin müfredat dışı sorulara verdiği cevaplar incelendiğinde Matematik testinden 2, Fen ve Teknoloji testinden 9, Sosyal Bilgiler testinden 1, Yabancı Dil Testinden 0 soruya doğru cevap vererek toplamda 12 müfredat dışı soruya doğru işaretlediği, ayrıca hatalı olduğu değerlendirilen Matematik testindeki 43 üncü soruda da hatalı cevabı işaretlediği, cevap örüntüsü benzeyen aday sayısının ise 1 olduğu anlaşılmıştır.

Hacettepe Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Öğretim üyelere tarafından hazırlanan 22.11.2016 tarihli bilirkişi raporuna göre şüphelinin 1 kritere takılarak "şüpheli" olduğunun belirtildiği anlaşılmıştır.

Sanıkla ilgili 18.03.2019 tarihli veri inceleme raporunda; sanık hakkında okuldaki en son derece olarak (5) şeklinde kodlama yapıldığı, bu kodlama karşılığının ise "Mahrem yapı ile üst seviyede ilişkisi olan kişileri ifade ettiği" şeklinde olduğunun belirtildiği, Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, 07.08.2009 tarihinde ...

Polis Akademisi Başkanlığı Polis Koleji yazılı yarışma sınavına girerek 100 tam puan üzerinden 65 puan alarak sınavı 287 inci asil erkek olarak sıralamasında kazanan ve Hacettepe Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Öğretim üyelere tarafından hazırlanan 22.11.2016 tarihli bilirkişi raporuna göre, sanığın 1 (bir) kritere takılarak "şüpheli" olduğunun belirtilmesi, sanıkla ilgili 18.03.2019 tarihli veri inceleme raporunda; okuldaki en son derece olarak (5) şeklinde kodlama yapıldığı, bu kodlama karşılığının ise "Mahrem yapı ile üst seviyede ilişkisi olan kişileri ifade ettiği" şeklindeki kodlama dikkate alındığında;

sanığın FETÖ terör örgütün ideolojisini, amaçlarını ve faaliyetlerini benimseyip örgütle organik bağ kurup örgüt hiyerarşisi içerisinde hareket ederek isnat edilen silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği anlaşılmakla; sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan ilk derece mahkemesi tarafından sanığın beraatine karar verilmesi ve bu karara karşı sanık aleyhine gidilen istinaf talebinin Ankara Bölge Adliye Mahkemesi

20. Ceza Dairesi tarafından esastan reddine karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre. A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Yapılan yargılama ve toplanan delillere göre.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 18.09.2019 tarih 2019/82427 soruşturma 2019/43256 Esas sayılı iddianamesi ile sanığın silahlı terör örgütüne üye olma ve kamu kurum kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçlarından cezalandırılması talebiyle Mahkememize kamu davası açıldığı, sanığın silahlı terör örgütü FETÖ/PDY'ye üye olduğu iddiası ile açılan davada örgüt üyeliğinin delili olarak; ...

Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığınca hazırlanmış olan ve Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/68532 soruşturma sayılı soruşturması kapsamında ele geçirilen ...

SD kartta (5) numaralı kodun verildiği, bu kodlamanın "Mahrem yapı ile üst seviyede ilişkisi olan kişileri ifade ettiği." ifade ettiğinin belirtildiği, sanık hakkında düzenlenen ancak sanığın isminin ... sd kartta geçmiş olmasının tek başına silahlı terör örgütüne üyelik suçu için yeterli olmadığı, ...

SD kart şeklindeki dijital verilerden elde edilen bu verinin yan delil mahiyetinde olup başka deliller ile sanığın örgüt üyeliğinin ispatlanmasının gerektiği, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 28.06.2019 tarihinde gönderilen cevabi yazıda; sanığa ait ByLock kaydına rastlanılmadığının belirtildiğinin görüldüğü, bizzat iddianamenin kendisinde dahi sanık hakkında ByLock kaydının bulunmadığı, FETÖ ile iltisaklı herhangi bir şirkette SGK kaydının bulunmadığı, Bank Asyada hesap artışının olmadığı, örgütün tepe yöneticileriyle irtibatının bulunmadığı,

sanığın örgütle ilişkili herhangi kurum veya kuruluşta bağlantısının tespit edilemediğinin belirtildiği, mahkememizce yapılan araştırma ve toplanan belgelerin bu hususları doğruladığı, sanığın örgütün herhangi bir faaliyetine iştirak ederek, örgütün hiyeraşisine dahil olduğuna dair bir delilin dosya kapsamında mevcut olmadığı, silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için gerekli örgütle organik bağ kurulması,

süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunmadığı anlaşılmakla sanığın aksi kanıtlanamayan savunmasına itibar edilerek üzenine atılı bulunan FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliği suçunu işlediği yönünde, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden, "şüphe sanık lehine yorumlanır" şeklindeki Ceza Hukuku Genel Prensibi de gözetilerek, sanığın beraatine karar verilmiştir. B.

Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Yapılan yargılamaya, dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, karar yerinde gösterilip incelenerek tartışılan delillerin, hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığına, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre verilen hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından, istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

Ayrıntıları (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 2017/1809 Esas ve 2017/5155 sayılı kararında ve Dairemizce de benimsenen, istikrar kazanmış yargısal kararlarda açıklandığı üzere: Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir.

Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ; canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır.

Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir. Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır.

Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir.

Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir (Evik, Cürüm İşlemek İçin Örgütlenme, s. 383 vd.). Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir.

Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır (... Özel Kısım s. 263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt s. 28, Özgenç Genel Hükümler s. 280).

Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde: Nihai amacı, Devletin Anayasal nizamını cebir ve şiddet kullanarak değiştirmek olduğu anlaşılan FETÖ/PDY terör örgütünün başlangıçta bir ahlak ve eğitim hareketi olarak ortaya çıkması ve toplumun her katmanının büyük bir kesimince de böyle algılanması, amaca ulaşmak için her yolu mübah gören fakat sözde meşruiyetini sivil alanda dinden, kamusal alanda ise hukuktan aldığı izlenimi vermek için yeterli güce ulaşıncaya kadar alenen kriminalize olmamaya özen göstermesi gerçeği nazara alındığında, bilirkişi raporları, sanık savunmasına ve tüm dosya kapsamına göre;

sanığın savunmasının aksine örgüt üyeliğine yahut yardım eden sıfatına delalet edecek delil bulunmaması ve tanık beyanının sanık savunmasını doğrular nitelikte olması karşısında, Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı,

sanığın delil yetersizliğinden beraatine yönelik vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı eleştiri konusu dışında mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla hükümde hukuka aykırılık saptanmamıştır.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi

20. Ceza Dairesinin, 10.06.2021 tarihli ve 2021/147 Esas, 2021/1176 sayılı kararında Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısınca öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara

SONUÇ / HÜKÜM

18. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.02.2023 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Detayı
  3. I. Hukukî Süreç
  4. II. Temyiz Sebepleri
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. Gerekçe
  7. V. Karar
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2022/40300
Karar No
2023/398
Tarih
8 Şubat 2023
Konu
Ceza Hukuku

İlgili Rehberler

  • Ceza Hukuku Makaleleri
  • İnfaz Hesaplama Aracı

İlgili Kararlar

  • 3. Ceza Dairesi — Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2022/40299 K.2024/863
  • 3. Ceza Dairesi — Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2022/40291 K.2023/696
  • 3. Ceza Dairesi — Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2022/40219 K.2023/392
  • 3. Ceza Dairesi — Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2022/40108 K.2025/24303
  • 3. Ceza Dairesi — Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2022/40025 K.2025/25446
  • 3. Ceza Dairesi — Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2022/39977 K.2023/1115

Tüm Arşiv

Karar Arşivine Dön
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.