İçeriğe geç
AC
3. Ceza Dairesi Esas: 2022/4977 Karar: 2024/10541 Tarih: 2024

Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2022/4977 K.2024/10541

3. Ceza Dairesi 2022/4977 E. , 2024/10541 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, Kamu Kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : İstinaf başvurusunun reddi, İstinaf başvurusunun esastan reddi TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii ve Katılan veki

Karar Özeti

3. Ceza Dairesi 2022/4977 E. , 2024/10541 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, Kamu Kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : İstinaf başvurusunun reddi, İstinaf başvurusunun esastan reddi TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii ve Katılan veki

Karar Detayı

3. Ceza Dairesi 2022/4977 E. , 2024/10541 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, Kamu Kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : İstinaf başvurusunun reddi, İstinaf başvurusunun esastan reddi TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii ve Katılan vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İade, Onama İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemesinde; Resmi belgede sahtecilik suçundan verilen karara yönelik katılan vekilinin temyiz istemi bakımından, Bölge Adliye Mahkemesinin resmi belgede sahtecilik suçuna yönelik katılan ... Hazinesinin suçtan zarar gören sıfatının bulunmaması nedeniyle davaya katılmasına imkan bulunmadığından 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca verdiği istinaf başvurusunun reddine dair karar, anılan maddenin son cümlesine göre itiraza tabi olup temyizi mümkün olmadığından ve itiraz merciince de bu hususta bir karar verilmiş bulunduğundan temyiz incelemesine yer olmadığına, dosyanın incelenmeksizin mahalline iadesine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık ile silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından verilen kararlara yönelik sanık müdafiinin temyiz istemi bakımından; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca verilen kararların temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.04.2019 tarihli ve 2018/1660 Esas, 2019/442 sayılı Kararı ile sanık hakkında; (a) Resmi belgede sahtecilik suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir. (b) Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca mahkûmiyetine karar verilmiştir. (c) Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, 158 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ile 53 üncü maddesi uyarınca mahkûmiyetine karar verilmiştir. 2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin, 18.03.2021 tarihli ve 2019/2059 Esas, 2021/402 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince; (a) Resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükme yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca reddine karar verilmiştir. (b) Silahlı terör örgütüne üye olma ile kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçlarından kurulan hükümlere yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrası ve aynı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 22.12.2021 tarihli, iade ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan vekilinin temyiz istemi özetle; 1. Eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, 2. Temyiz dilekçesinde belirtilen diğer sebepler ve sair hususlara, İlişkindir. B. Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; 1. Her iki suç yönünden de mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına, 2. Temyiz dilekçesinde belirtilen diğer sebepler ve sair hususlara, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında eylemlerinin silahlı terör örgütüne üye olma ile kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçlarını oluşturduğunun kabulü ile mahkûmiyet; resmi belgede sahtecilik suçundan yüklenen fiilinin ise kanunda suç olarak tanımlanmadığının kabulü ile beraat kararı verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından düzeltilmesi mümkün görülen ve eleştiri konusu yapılan hususlar dışında bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A. Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bir suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağının kabul edildiği gözetilmekle; ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, ByLock kullanıcısı olduğuna dair delilin atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, ilgili birimlerden ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının dosyaya getirtilmesi; dosyaya sunulduğu takdirde ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında roster kayıtlarında ismi geçen şahısların kimlik bilgilerinin tespitine çalışılarak, bu suçtan sanık olup olmadıklarının, dosya sanığı ile ilgili beyanlarda bulunup bulunmadıklarının araştırılması ve var ise dosyalarının celp edilip incelenmesi ile tanık olarak duruşmaya çağrılıp dinlenilmeleri; yine UYAP’ta bulunan örgütlü suçlar bilgi havuzunda sanık hakkında başkaca bir beyan yahut delil bulunup bulunmadığının araştırılarak tespit edilmesi halinde bu şahısların da usulüne uygun olarak tanık sıfatıyla dinlenilmeleri ve tüm bu delillerin hükümden sonra dosyaya gelen ...’ın sanık hakkındaki etkin pişmanlık ifadeleri ile birlikte 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca sanık ... müdafiine duruşmada okunarak diyecekleri sorulduktan sonra tüm dosya kapsamının bir bütün halinde değerlendirilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken yetersiz belgelere dayanarak eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. B. Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden İddia, savunma ve tüm dosya kapsamı göz önüne alındığında; sanığın örgüt tarafından KPSS sorularının kendisine verilmesine sebep olabilecek şekilde kendi iradesini örgüt iradesine teslim edip örgütsel faaliyet gösterdiğine ilişkin her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı deliller elde edilememiş olması karşısında atılı suçtan beraatine karar verilmesi gerekirken şüpheye dayalı belge ve delillerin değerlendirilmesinde düşülen yanılgı sonucu yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Beraat Hükmü Yönünden Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenlerle katılan vekilinin temyiz isteminin incelemesine yer olmadığına, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle, DOSYANIN İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, B. Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma ile Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık Suçlarından Kurulan Mahkumiyet Hükümleri Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin, 18.03.2021 tarihli ve 2019/2059 Esas, 2021/402 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.09.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla