KÜNYE
3. Ceza Dairesi 2022/6731 E., 2025/27612 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Kasım 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2019/2020 E., 2020/53 K.
- İlk derece
- Adana 11. Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/177 E., 2019/285 K.
- Suç
- Silahlı terör örgütüne üye olma
- Hüküm
- CMK’nın 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı verilen beraat
Karar Metni
947 kelime·5 dk okuma
kararlarının kaldırılarak; TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK’nın 62, 53/1-2-3, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca verilen mahkumiyetler TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret-Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle; Temyiz edenlerin sıfatları, başvurularının süresi, kararların niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin yasal şartları oluşmadığından CMK'nın 299. maddesi gereğince REDDİNE,
Temyiz taleplerinin reddi nedeni bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
I-Sanık ... hakkında yapılan temyiz talebinin incelemesinde;
Bölge adliye mahkemesi kararına yönelik olarak sanık müdafii tarafından yasal süre içerisinde gerekçe içermeyen temyiz dilekçesi verildiği, gerekçeli kararın sanık müdafiine tebliğ edildiği 05.02.2020 tarihinden sonra, CMK'nın 295. maddesinde belirtilen 7 günlük süre içerisinde ayrıntılı temyiz dilekçesi verilmediği anlaşılmış ise de; bölge adliye mahkemesi gerekçeli kararını tebliğ eden tebligat zarfında CMK'nın 295. maddesinde düzenlenen 7 günlük süreye ilişkin bir ihtaratın bulunmadığı anlaşıldığından temyiz başvurusunun süresinde yapıldığı kabul edilerek, sanık müdafinin temyiz başvurusunun süreden reddine karar verilmesi gerektiği şeklinde tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Ayrıntıları Dairemizin 2017/1809 esas ve 2017/5155 sayılı kararında ve Dairemizce de benimsenen, istikrar kazanmış yargısal kararlarda açıklandığı üzere;
Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır.
Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır.
Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir.
Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir. (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, Syf 383 vd.)
Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır. (Toroslu özel kısım syf.263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf.28)
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
Kuruluş, amaç, örgüt yapılanması ve faaliyet yöntemleri (kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 2015/3 esas sayılı kararında anlatılan ve nihai amacı, Devletin Anayasal nizamını cebir ve şiddet kullanarak değiştirmek olduğu anlaşılan FETÖ/PDY terör örgütünün başlangıçta bir ahlak ve eğitim hareketi olarak ortaya çıkması ve toplumun her katmanının büyük bir kesimince de böyle algılanması,
amaca ulaşmak için her yolu mübah gören, fakat sözde meşruiyetini sivil alanda dinden, kamusal alanda ise hukuktan aldığı izlenimi vermek için yeterli güce ulaşıncaya kadar alenen kriminalize olmamaya özen göstermesi gerçeği nazara alındığında, örgütün sözde meşruiyet vitrini olarak kullanılan katlarla irtibatlı olduğu anlaşılan ve fakat örgütün nihai amacını bildiği yönünde hakkında yeterli delil bulunmayan, ByLock kullanıcısı olmayan, kod adı kullanmayan sanığın;
örgütün operasyonel eylemlerinden sonra örgütle organik ilişki içine girip süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gösteren örgütsel eylem ve faaliyetlerde bulunduğuna ilişkin her türlü şüpheden uzak, kesin ve yeterli delil bulunmadığı ve operasyonel eylemlerden önceki döneme ilişkin belirtilen eylem ve bağlantısının ise sanığın örgütün nihai amacını bildiği, bu amacı bilerek örgütle organik bir bağ kurup hiyerarşisine dahil olduğunu gösterir çeşitlilik, süreklilik ve yoğunluk boyutuna ulaşmamış olduğu,
sanığın eylemlerinin konum ve kişisel özellikleri nazara alındığında sempati ve iltisak boyutunu aşan ve silahlı terör örgütüne üye olma kastıyla hareket ettiğini gösteren faaliyetler kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilerek silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetini gerektirir her türlü şüpheden uzak delil bulunmayan sanık hakkında atılı suçtan beraati yerine delillerin değerlendirilmesinde düşülen yanılgı sonucu yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
II-Sanık ... hakkında yapılan temyiz isteminin incelemesinde;
1-Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümleri kapsamında kollukta beyanda bulunan .........'ın beyanlarının suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması ve sanık savunmasının da denetlenmesi gerekliliği karşısında, adı geçen tanığın duruşmaya getirtilerek, taraflara da soru sorma hakkı tanınmak suretiyle beyanlarının tespit edilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
2-Temyiz aşamasında dosya içerisine geldiği anlaşılan, ...... isimli şahsa ait ifade ve teşhis tutanakları ile birlikte UYAP örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında herhangi bir beyan yahut ifade olup olmadığı da araştırılarak bulunması halinde beyan ve ifadelerin onaylı örneklerinin dosya arasına getirtilmesi, elde edilecek tüm delillerin 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca sanık ve müdafine duruşmada okunup, ilgili şahısların tanık sıfatıyla dinlenilerek diyeceklerinin sorulması ve tartışılmasından sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/6731, K. 2025/27612, 25 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama