İçeriğe geç
AC
3. Ceza Dairesi Esas: 2022/8042 Karar: 2024/12232 Tarih: 2024

Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2022/8042 K.2024/12232

3. Ceza Dairesi 2022/8042 E. , 2024/12232 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/508 E., 2020/660 K. SUÇ : Terör örgütü propagandası yapmak HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye

Karar Özeti

3. Ceza Dairesi 2022/8042 E. , 2024/12232 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/508 E., 2020/660 K. SUÇ : Terör örgütü propagandası yapmak HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye

Karar Detayı

3. Ceza Dairesi 2022/8042 E. , 2024/12232 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/508 E., 2020/660 K. SUÇ : Terör örgütü propagandası yapmak HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Şırnak 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.01.2019 tarihli ve 2018/466 Esas, 2019/58 sayılı Kararı ile sanık hakkında terör örgütü propagandası yapmak suçundan, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 7 nci maddesinin ikinci fıkrası, 7 nci maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesi, 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca mahkûmiyet kararı verilmiştir. 2. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 28.10.2020 tarihli ve 2019/508 Esas, 2020/660 sayılı Kararıyla sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 26.01.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; -Usul ve kanuna aykırı mahkumiyet kararı verildiğine, -Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, -Suçun unsurlarının teşdit sebebi yapıldığına, -Lehe olan hükümlerin uygulanması gerektiğine, -Temyiz dilekçesinde belirtilen sebepler ve sair hususlara, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin terör örgütü propagandası yapma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz taleplerinin reddine, ancak; 1.Suçun unsurları kabul edilen ölçütlere uygulanan gerekçe ile bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda terör örgütü propagandası yapma suçunun işlenmesi nedeniyle suçun zincirleme olmasından dolayı TCK’nın 43/1 maddesi uyarınca arttırılması gerekçesinin aynı olması ve aynı gerekçe ile mükerrer cezalandırma yoluna gidilemeyeceği belirlenerek, Anayasanın 138 inci maddesinin birinci fıkrası hükmü, TCK'nın 61 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle aynı Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca; suçun işleniş biçimi, işlendiği yer ve zaman, meydana gelen tehlikenin ağırlığı göz önünde bulundurularak hakkaniyete uygun bir ceza tayini gerekirken, temel cezanın belirlenmesinde suçun unsurlarının teşdit sebebi olarak kabul edilmesi suretiyle TCK'nın 61 inci maddesinin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması hukuka aykırı bulunmuştur. 2.Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 16.03.2021 tarih ve 2019/1-289 Esas ve 2021/109 sayılı kararında açıklandığı üzere; 07.06.1976 tarihli ve 3-4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ile bu doğrultudaki birçok Ceza Genel Kurulu kararında açıkça vurgulandığı üzere; kanun koyucu, hâkime takdiri indirim hükmünün uygulanması konusunda geniş bir takdir yetkisi tanıyarak, uygulamada çıkabilecek olan ve önceden öngörülme imkânı bulunmayan çeşitli hâlleri kapsayacak bir kalıp bulmanın zorluğu karşısında, hâkimin bu yetkisini sınırlamaktan özenle kaçınmış, bu tavrını 5237 sayılı TCK’da da devam ettirmiştir. Ancak, hâkimin bu konudaki takdir yetkisi sınırsız değildir. Bütün kararlarda olduğu gibi takdiri indirimin uygulanmasına veya uygulanmamasına ilişkin kararlar da gerekçeli olmalıdır. Bununla birlikte gösterilen gerekçelerin hak, adalet ve nasafet kuralları ile dosya içeriğine uygunluğunun Yargıtay denetimine tâbi olacağında da şüphe bulunmamaktadır. Anayasanın 141. ve 5271 sayılı CMK'nın 34 üncü maddeleri uyarınca bütün mahkeme kararlarının gerekçeli yazılması zorunludur. Gerekçe, verilen hükmün dayanaklarının akla, hukuka ve dosya içeriğine uygun olarak izah edilmesidir. Yasal ve yeterli olmayan, dosya içeriğine uymayan bir gerekçeyle karar verilmesi hem kanun koyucunun amacına uygun düşmeyecek, hem de tarafları tatmin etmeyerek keyfiliğe yol açacaktır. Bu açıklamalar ışığında uyuşmazlık konusu değerlendirildiğinde; Takdiri indirim nedeni olarak; failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususların göz önünde bulundurulması gerektiği gözetilmeden, geçmişte suç kaydı ve sabıkası olmayan, yargılama boyunca duruşmanın düzenini bozduğuna veya başkaca bir olumsuz tutum veya davranışının bulunduğuna ilişkin tutanaklara yansıyan bir durum bulunmayan sanık hakkında hükmolunan cezadan TCK'nın 62 nci maddesi uyarınca indirim yapılması gerekirken; yetersiz ve dosya kapsamıyla uyumlu olmayan gerekçelerle takdiri indirim yapılmasına yer olmadığına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 28.10.2020 tarihli ve 2019/508 Esas, 2020/660 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Şırnak 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.10.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla