KÜNYE
3. Ceza Dairesi 2022/8821 E., 2024/18771 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2017/1922 E., 2019/1217 K.
- İlk derece mahkemesi
- Bayburt Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2017/125 E., 2017/170 K.
- Suç
- Silahlı terör örgütüne üye olma
- Hüküm
- TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9, 63. maddeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
418 kelime·2 dk okuma
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı CMK’nın 299/1. maddesi gereğince REDDİNE,
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığı görüldü;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Ayrıntıları Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 09.04.2018 tarihli ve 2018/125 Esas, 2018/1049 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere;
5271 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin birinci fıkrasında “Duruşmada, hükme katılacak hakimler ve Cumhuriyet savcısı ile zabıt katibinin ve kanunun zorunlu müdafiiliği kabul ettiği hallerde müdafiinin hazır bulanması şarttır.” şeklinde duruşmada hazır bulunması gerekenler gösterilirken “zorunlu müdafiiyi” mahkeme heyetinden saymıştır.
5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (e) bendlerinde, kanuna kesin aykırılık halleri içinde “mahkemenin kanuna uygun olarak teşekkül etmemiş olması ile Cumhuriyet savcısı veya duruşmada kanunen mutlaka hazır bulunması gereken kişilerin yokluğunda duruşma yapılması” gösterilmiştir. Temyiz denetiminde bu madde kapsamındaki hukuka aykırılıklar temyiz kapsamında gösterilmiş olmasa da re’sen incelenecektir (5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası).
Bu açıklamalar doğrultusunda somut olayda; silahlı terör örgütü üyeliği suçundan yargılanan sanığın, yargılama aşamasında kendisinin seçtiği bir müdafi bulunmadığı gibi 5271 sayılı Kanun’un 156 ncı maddesi gereğince re’sen müdafi görevlendirilmeyerek bulunduğu hal nedeniyle, delillere erişme ve savunma hazırlama imkanları itibariyle çelişmeli yargılamanın gereği olan “silahların eşitliği” ilkesinin ve Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 36 ncı, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6 ncı maddeleri ile teminat altına alınan adil yargılama hakkının ihlali sonucunu doğuracak biçimde,
adaletin selameti açısından gerekli olan müdafinin hukuki yardımından yararlandırılmadan yargılama yapılıp, sorgusu tespit edilmek ve hüküm kurulmak suretiyle savunma hakkının kısıtlanarak, yukarıda izah edilen mevzuat ile 5271 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin birinci fıkrası ve 289 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (e) bendlerine muhalefet edilmesi,
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/8821, K. 2024/18771, 17 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama