KÜNYE
3. Ceza Dairesi 2022/9252 E., 2024/13573 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2024
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2019/2681 E., 2020/1205 K.
- İlk derece mahkemesi
- İzmir 21. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.07.2019 tarihli, 2019/314 Esas - 2019/276 sayılı Kararı
- Suç
- Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme
- Hüküm
- İlk Derece Mahkemesince verilen beraat kararına ilişkin kararın kaldırılarak sanığın TCK’nın 220/7 nci maddeleri delaletiyle TCK’nın 314/2, 220/7, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53 ve 63 üncü maddeleri uyarınca mahkumiyetine
- Tebliğname görüşü
- Düzeltilerek Onama
Karar Metni
452 kelime·2 dk okuma
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1- İlk Derece Mahkemesi kararına karşı Cumhuriyet Savcısı (33969) tarafından 19.07.2019 günlü dosyada fiziki çıktısı bulunan, ıslak imza ve elektronik imza da taşımayan, ayrıca istinaf numarası almamış bir istinaf dilekçesi ile kanun yoluna başvurulduğu, UYAP Bilişim Sisteminde taranmış şekilde ancak ne ıslak ne de elektronik imza barındırmayan dilekçeye yönelik Bölge Adliye Mahkemesi tarafından dosyanın eksikliğin ikmali için mahalline TEVDİİNE karar verilerek imza eksikliğinin tamamlattırılarak istinaf incelemesinin yapıldığı anlaşılmış ise de.
Cumhuriyet savcısının başvurusunu imzasız yapmaması, istinaf iradesini imzalamak suretiyle ortaya koyması gerekirken bu hususun yokluğu sonucunda istinaf dilekçesinin yasal geçerliliğinin olmadığının kabulü ile CMK 38/1 maddesi dikkate alındığında CMK 272/1-2 maddesinde belirtilen yasal yedi günlük süre içinde yapılmış usulüne uygun başvuru bulunmadığının anlaşılması karşısında Bölge Adliye Mahkemesi tarafında istinaf isteminin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şeklide hukuka aykırı karar verilmesi
2-Kabul ve uygulamaya göre de;
a- Örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğuna dair herhangi bir bağlantı tespit edilemeyen sanığın, aşamalardaki savunmalarının aksine örgüt liderinin talimatı doğrultusunda terör örgütüne yardım etmek kastı ile örgütle iltisaklı bankaya para yatırdığına ve bankacılık işlemleri yaptığına dair kesin ve inandırıcı delil bulunmaması karşısında, mevcut şüphenin sanık lehine değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden atılı suçtan sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi,
b- Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen cezanın 3713 sayılı Kanunun 5/1 maddesi uyarınca artırılması sırasında artırım oranının doğru uygulanmasına karşın uygulanan kanun maddesinin 3713 sayılı Kanunun 5/1 maddesi yerine fıkra belirtilmeksizin 5 inci madde olarak gösterilmesi
c- Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan temel ceza belirlenirken delalet maddesi olarak 5237 sayılı Kanun'un 314 üncü maddesinin 3 üncü fıkrasının da belirtilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/9252, K. 2024/13573, 5 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama