Karar Özeti
3. Ceza Dairesi 2022/9304 E. , 2024/12083 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/276 E., 2020/729 K. SUÇLAR : 1-Silahlı terör örgütüne üye olma 2-Kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık 3-Resmi Belgede Sahtecilik 14.07.2017 (Kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık suçu yönünden) HÜ
Karar Detayı
3. Ceza Dairesi 2022/9304 E. , 2024/12083 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/276 E., 2020/729 K. SUÇLAR : 1-Silahlı terör örgütüne üye olma 2-Kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık 3-Resmi Belgede Sahtecilik 14.07.2017 (Kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık suçu yönünden) HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma, kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık ile resmi belgede sahtecilik suçları yönünden Emniyet Genel Müdürlüğünün suçtan doğrudan doğruya zarar görmediği ve bu nedenle de davaya katılma hakkının bulunmadığı belirlenmiştir. Sanık müdafiiinin 31.08.2020 tarihli dilekçesinin temyiz sebeplerini içerdiğinin anlaşılması karşısında, sanık müdafiinin temyiz talebinin reddine yönelik tebliğname görüşüne iştirak edilmemiş, sanığın 07.04.2022 tarihli temyiz dilekçesinin ise ek temyiz dilekçesi niteliğinde olduğu değerlendirilmiştir. İlk Derece Mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olma ve kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık suçlarından kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A) Antalya 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.10.2019 tarihli ve 2018/220 Esas, 2019/441 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesi, 5237 sayılı Kanun'un 62 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca 6 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine; kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 158/1-e, son cümlesi, 158 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 168 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 inci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları ve 63 üncü maddesi uyarınca 4 yıl 2 ay hapis ve 6.479,00 TL adlî para cezası cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun'un dördüncü ve 5 inci maddesi, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. B) Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 26.06.2020 tarihli ve 2020/276 Esas, 2020/729 sayılı Kararı ile; 1-Hükmün "Resmi Belgede Sahtecilik" suçuna dair (2.) bendi ile "silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan sanığın tutukluluk halinin hükmen devamına dair (4.) bendinin hükümden çıkartılarak, izleyen bentlerin (2), (3), (4), (5), (6), (7), (8) olarak teselsül ettirilmesi, (9.) bent olarak; "Kamu davası açılmayan resmi belgede sahtecilik suçu bakımından zaman aşımı süresince kamu davası açılıp açılmayacağının takdir ve ifası için Antalya Cumhuriyet Başsavcılığına bildirimde bulunulmasına" ibaresinin, 2-Hükmün "Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık" suçuna dair (3.) bendinin hükümden çıkartılarak, teselsül ettirilen (2) numaralı bent olarak; "2.Sanık ...'ın, kamu kurumu aleyhine dolandırıcılık suçunu işlediği anlaşıldığından, eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 158/1-e-son maddesi gereğince suçun işleniş biçimi göz önüne alınarak takdiren 4 yıl hapis ve 324 gün karşılığı adli para cezası ile cezalandırılmasına, Atılı suçun silahlı terör örgütünün faaliyeti çerçevesinde işlenmiş olması nedeniyle 5237 sayılı TCK'nın 158/3 üncü maddesi gereğince hükmolunan cezanın bir kat artırılarak 8 yıl hapis ve 648 gün karşılığı adli para cezası ile cezalandırılmasına, Sanığın bilirkişi tarafından hesaplanan kamu zararını kovuşturma aşamasında ödediği görülmekle 5237 sayılı TCK'nın 168/2 maddesi uyarınca 1/2 oranında indirim yapılarak 4 yıl hapis ve 324 gün karşılığı adli para cezası ile cezalandırılmasına, Sanığa verilen cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri dikkate alınarak sanığa verilen cezanın 5237 sayılı TCK'nın 62/1 maddesi gereğince takdiren 1/6 oranında indirilerek 3 yıl 4 ay hapis ve 270 gün karşılığı adli para cezası ile cezalandırılmasına, Hükmolunan 270 gün adli para cezasının, 5237 sayılı TCK'nın 52/2. maddesi gereğince, sanığın sosyal ve ekonomik durumu nazara alınarak takdiren bir günü 20,00 TL’den hesap edilerek 5.400,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, Sonuç olarak sanığın 3 yıl 4 ay hapis ve 5.400,00 tl adli para cezasıyla cezalandırılmasına, 5237 sayılı TCK'nın 52/4. maddesi gereğince sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının, ekonomik ve şahsi hali göz önünde bulundurularak birer aylık taksitler halinde 24 eşit taksitte alınmasına, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde kalan miktarın tamamen bir seferde tahsiline, Sanığın, kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak, hakkında Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal Kararı gözetilerek, TCK'nın 53/1-2-3 üncü maddesinin uygulanmasına" ibarelerinin, 3-Hükme (10.) bent olarak; "5271 sayılı CMK'nın 237/1 inci maddesi uyarınca suçtan zarar gören İçişleri Bakanlığının katılan, İçişleri Bakanlığını temsilen ... vekili Av. Hülya ...'ın katılan vekili sıfatı verilmesine" ibarelerinin, 4-Gerekçeli karar başlığında "26.03.2011" şeklinde yer alan suç tarihinin kaldırılarak "26.03.2011 (Resmi Belgede Sahtecilik)", "01.08.2012-14.07.2017 (Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık)", "20.04.018 (silahlı terör örgütüne üye olmak" ibarelerinin eklenmesi suretiyle, istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. C) Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 22.02.2022 tarihli, ret görüşlerini içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ... müdafiinin temyiz istemleri özetle; 1. İstinaf dilekçesindeki hususları tekrar ettiklerine; 2. Sanığa atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığına; 3. Bilirkişi raporlarının yasal dayanaktan yoksun olduklarına; 4. Tanık beyanlarının gerçeği yansıtmadığına; 5. İstihbarat bilgilerinin suçun delili olamayacağına; 6. Temyiz dilekçelerinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara, İlişkin olup, sanık müdafii tarafından temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması talep edilmiştir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince sanığın eylemlerinin silahlı terör örgütüne üye olma, kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararları verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, düzeltilen ve değiştirilen hususlar dışında, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Bölge Adliye Mahkemesi karar başlığında sanığın tutuklama ve tahliye tarihlerinin yazılmaması, mahallinde düzeltilmesi mümkün maddi hata olarak kabul edilmiştir. Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, Bölge Adliye Mahkemesinin kararında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında; Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, dosya kapsamına göre sanığın örgüt içerisindeki konumu itibariyle örgütün nihai amacını bilebilecek durumda olduğu, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık ... müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdükleri temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. Ancak, Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma, kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçları yönünden suçtan doğrudan doğruya zarar görmeyen ve bu nedenle de davaya katılma hakkı bulunmayan ... vekilinin davaya katılmasına ilişkin verilen karar hukuki değerden yoksun olup davaya katılma talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, yasal olmayan gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi, hukuka aykırılık bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ... müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 26.06.2020 tarihli ve 2020/276 Esas, 2020/729 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereği, Bölge Adliye Mahkemesi kararının katılma kararına ilişkin "C" bendinin hükümden çıkartılması ile diğer kısımları aynen bırakılmak ve devam eden bentler buna göre teselsül ettirilmek suretiyle Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Antalya 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.10.2024 tarihinde karar verildi.