KÜNYE
3. Ceza Dairesi 2022/9392 E., 2024/20525 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2019/67 E., 2020/1183 K.
- İlk derece mahkemesi
- Bingöl 2. Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/416 E., 2018/319 K.
- Suç
- Silahlı terör örgütüne üye olma
- Hüküm
- TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
639 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı CMK’nın 299/1. maddesi gereğince REDDİNE, Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1,Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 Esas, 2017/970 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve 2018/15231 başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere.
ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte,
savunmasında ByLock kullanıcısı olmadığını bildiren sanığın örgütsel konumunun ve örgütsel faaliyetlerinin tespiti bakımından ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişiler olarak gözüken şahıslar hakkında soruşturma yahut kovuşturma bulunup bulunmadığı araştırılarak, varsa sanık ile ilgili aşama beyanları dosyaya getirtilip, tanık sıfatıyla ifadelerine başvurulduktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2.Sanığa ait veri inceleme raporunu dosya arasına alınarak sanıktan sorumlu mahrem öğretmen ve zümre başkanı olarak görünen şahısların kimlik bilgilerinin tespiti ile ilgili kuruluşlar nezdinde araştırma yapılarak, hakkında soruşturma veya kovuşturma bulunup bulunmadığının, yakalanıp yakalanmadığının, ifadesinin alınıp alınmadığının tespit edilmesinden sonra şayet yakalanmış ise ifade tutanağının onaylı örneğinin dosyaya getirtilerek incelenmesi ile tanık sıfatıyla dinlenmesi ile,
UYAP’ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankası üzerinde sanıkla ilgili bilgi, beyan veya ifade bulunup bulunmadığı hususunda sorgulama yapılarak varsa söz konusu kişilerin aşama beyanlarının aslının veya onaylı suretlerinin getirtilerek 5271 sayılı CMK’nın 217 nci maddesi uyarınca sanık ve müdafiine okunarak ve gerektiğinde ilgili şahısların tanık sıfatıyla dinlenilerek diyeceklerinin sorulması, ile tüm deliller bir bütün olarak değerlendirilerek sonuca göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.12.2024 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Sayın çoğunluğun “sanık ... hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olmak suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün “EKSİK ARAŞTIRMADAN” dolayı bozulması yönündeki görüşüne tarafımızdan iştirak edilmemiştir.
Somut uyuşmazlığı oluşturan tartışmanın konusunu; “sanığın somut olayda dosya kapsamına yansıyan eylemlerinin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olmak suçunu oluşturup oluşturmayacağı” hususu oluşturmaktadır.
Somut olay irdelendiğinde;
FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün mahrem hizmetler sınıfında polis memuru olarak görev yaparken ihraç olan, kendisi ile uyumlu olduğu belirlenen bylock tespit değerlendirme tutanağındaki ekleyen ve eklenenlerin emniyet mensubu olmaları da gözetildiğinde, örgütsel iletişim ağına dahil olan, ... kod gizli tanıktan elde edilen veri inceleme raporunda SAY V(Fetö mensubiyeti olup her şeyiyle teslim olan ancak yöneticilik vasıfları olmayan polis memuru) olarak kodlanan sanık ...’in; sanığın silahlı terör örgütü üyesi olmak suçundan mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek eksik araştırmadan kaynaklı bozma kararı verilmesi hukuka uygun bulunmamıştır.
Bu cihetlerle;
Sanık ...’in; üzerine atılı bulunan silahlı terör örgütüne üye olmak suçunu işlediği anlaşılmakla, hakkında kurulan mahkumiyet hükmünün onanması gerektiği düşüncesiyle eksik araştırmadan dolayı bozulması kanaatiyle sayın çoğunluğun “bozma” düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/9392, K. 2024/20525, 25 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama