KÜNYE
3. Ceza Dairesi 2022/9835 E., 2024/12872 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Ekim 2024
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/58 E., 2021/84 K.
- Suç
- Silahlı terör örgütüne üye olma
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
627 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yargıtay 16. Ceza Dairesinin, 04.11.2020 tarihli ve 2019/11464 Esas, 2020/5362 Karar sayılı bozma kararı üzerine;
1- Bursa 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.03.2021 tarihli ve 2021/58 Esas, 2021/84 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesi, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca mahkûmiyet kararı karar verilmiştir. 2- Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 17.02.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafilerinin temyiz sebepleri özetle;
1- Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
2- Alt sınırdan uzaklaşılmasının ve etkin pişmanlık indiriminin alt hadden uygulanmasının gerekçelendirilmediğine,
3- Sanığın yüksek rütbeli komutan olmasına rağmen sıkıyönetim komutanlığı listesinde yer almaması karşısında örgüt ile organik bağının olmadığını gösterdiğine,
4- Sanık lehine uygulanması gereken indirimin oluşa göre üst hadden yapılması gerektiğine,
5- Lehe delillerin ve anlatımların değerlendirilmediğine,
6- Mahkumiyete yeterli delil olmadığına,
7- Atılı suçun unsurlarının oluşmadığına,
8- Eksik inceleme ve araştırma sonucu karar verildiğine,
9- Sanığın suç kastının bulunmadığına,
10- Temyiz dilekçesinde belirtilen diğer sebepler ve sair hususlara,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, İlk Derece Mahkemesinin kararında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında;
Bozmaya uyularak yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, dosya kapsamına göre sanığın örgüt içerisindeki konumu itibariyle örgütün nihai amacını bilebilecek durumda olduğu, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafiilerinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemiştir. Ancak;
Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen cezaların 3713 sayılı Kanun’un 5 inci maddesi uyarınca artırılması sırasında uygulanan kanun maddesinin aynı Kanun’un 5 inci maddesinin birinci fıkrası olarak gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Bursa 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.03.2021 tarihli ve 2021/58 Esas, 2021/84 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereği ilk derece mahkemesi hükmünün 2 nci maddesinden ''5. maddesi'' ibaresin çıkarılarak yerine ''5 inci maddesinin birinci fıkrası'' ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/9835, K. 2024/12872, 31 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama