İçeriğe geç
AC
3. Ceza Dairesi Esas: 2023/1137 Karar: 2025/27470 Tarih: 2025

Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2023/1137 K.2025/27470

3. Ceza Dairesi 2023/1137 E. , 2025/27470 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/2398 E., 2021/1542 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 22. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/111 E., 2019/267 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine dair verilen kararın ka

Karar Özeti

3. Ceza Dairesi 2023/1137 E. , 2025/27470 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/2398 E., 2021/1542 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 22. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/111 E., 2019/267 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine dair verilen kararın ka

Karar Detayı

3. Ceza Dairesi 2023/1137 E. , 2025/27470 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/2398 E., 2021/1542 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 22. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/111 E., 2019/267 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine dair verilen kararın kaldırılarak; TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 62/1, 58/9, 53... . maddeleri uyarınca mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenlerin sıfatı, başvurularının süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Ayrıntıları Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 2017/1809 esas ve 2017/5155 sayılı kararında ve Dairemizce de benimsenen, istikrar kazanmış yargısal kararlarda açıklandığı üzere; Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir. Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, Syf 383 vd.). Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır (Toroslu özel kısım syf.263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf.28, Özgenç Genel Hükümler syf.280). Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Kuruluş, amaç, örgüt yapılanması ve faaliyet yöntemleri (kapatılan) 16. Ceza Dairesi' nin 2015/3 esas sayılı kararında anlatılan ve nihai amacı, Devletin Anayasal nizamını cebir ve şiddet kullanarak değiştirmek olduğu anlaşılan FETÖ/PDY terör örgütünün başlangıçta bir ahlak ve eğitim hareketi olarak ortaya çıkması ve toplumun her katmanının büyük bir kesimince de böyle algılanması, amaca ulaşmak için her yolu mübah gören, fakat sözde meşruiyetini sivil alanda dinden, kamusal alanda ise hukuktan aldığı izlenimi vermek için yeterli güce ulaşıncaya kadar alenen kriminalize olmamaya özen göstermesi gerçeği nazara alındığında, Bölge adliye mahkemesince; sanığın örgütle irtibatlı işyerinde çalışma kaydı ve sendika üyeliğine dair tespit bulunduğu anlaşılan ve fakat örgütün nihai amacını bildiği yönünde hakkında yeterli delil bulunmayan, ByLock kullanıcısı olmayan, kod adı kullanmayan, ... hesabını rutin olarak kullanan sanığın;dosya kapsamında yer alan tanık beyanları dışında örgütle organik ilişki içine girip süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gösteren örgütsel eylem ve faaliyetlerde bulunduğuna ilişkin her türlü şüpheden uzak, kesin ve yeterli delil bulunmadığı gözetilerek, atılı suçtan beraati yönünde ilk derece mahkemesince verilen hükmün kaldırılması suretiyle delillerin değerlendirilmesinde düşülen yanılgı sonucu yazılı şekilde mahkûmiyet hükmü kurulması, Kanuna aykırı, bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının ve sanık müdafiinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak değişik gerekçeyle oy çokluğuyla BOZULMASINA,dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir 22. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.12.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY: Silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan yapılan yargılama sonucunda sanığın atılı suçtan mahkumiyetine ilişkin hükmün temyiz edilmesi üzerine sayın çoğunluğun "sanığın örgütün nihai amacını bildiği, bu amacı bilerek örgütle organik bir bağ kurup hiyerarşisine dahil olduğunu gösterir çeşitlilik, süreklilik ve yoğunluk boyutuna ulaşmamış olması nedeniyle örgüt üyeliği suçunu oluşturmayacağı gözetilerek, atılı suçtan beraati yerine delillerin değerlendirilmesinde düşülen yanılgı sonucu yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması" nedeniyle bozma yönünde oluşan görüşüne katılmıyoruz. Şöyle ki; 667 sayılı KHK ile kapatılan .... Sendikasına 21/01/2014 giriş, 09/11/2015 çıkış tarihli üye kaydı olan, örgüt ile iltisaklı .... Üniversitesi .... Sağlık Uygulama ve Araştırma .... ek bina ve .... Üniversitesi .... Sağlık Uygulama ve Araştırmada 2004 yılından itibaren 2016 Temmuz ayına kadar SGK kaydı bulunan sanığın örgütle irtibatı ve iltisakında şüphe olmadığı, tanık olarak dinlenen ...'in "Çalıştığım şifa hastanesi örgütle bağlantılı bir kurum olduğundan, sanığın çalıştığım dönemde daha doğrusu 2013 yılından önce kurban ve burs adı altında bizlerden para istemesi nedeni ile ben istenilen bu paraların örgüt adına istenildiğini düşünmüştüm." , tanık olarak dinlenen ...'nin " fitre için bana zarf veren kişilerden birisi huzurda bulunan sanık olup, benden sadece fitre adı altında zarf ile para istemişti ancak ben durumum olmadığından verememiştim." şeklindeki beyanlarından, çalıştığı kurumda fitre ve burs adı altında zarf dağıtarak örgütsel bir görev üstlenip, örgüte adına gelirleri toplaması şeklindeki eylemlerinin değerlendirilmesi sonucunda, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün varlık ve amacından haberdar olduğu, eylemlerindeki süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk azlığı nedeniyle silahlı terör örgütüne üyelik suçunun oluşmadığı ancak silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan cezalandırılması gerektiği, düşünce ve kanaati ile sayın çoğunluğun bozma yönündeki kararına değişik gerekçe ile iştirak ediyorum.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla