Karar Özeti
3. Ceza Dairesi 2023/12643 E. , 2025/7518 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/294 Esas (Ara kararı) SAYISI : 2021/1 E., 2021/2 K. SUÇ : Örgüt adına suç işleme, görevi yaptırmamak için direnme, suçluyu kayırma ve 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'na muhalef
Karar Detayı
3. Ceza Dairesi 2023/12643 E. , 2025/7518 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/294 Esas (Ara kararı) SAYISI : 2021/1 E., 2021/2 K. SUÇ : Örgüt adına suç işleme, görevi yaptırmamak için direnme, suçluyu kayırma ve 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'na muhalefet etme İNCELEME KONUSU KARAR : Durma KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararların kanun yararına bozulması Sanık hakkında milletvekili seçildikten sonra örgüt adına suç işleme, görevi yaptırmamak için direnme, suçluyu kayırma ve 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'na muhalefet etme suçlarını işlediği iddiasıyla açılan kamu davasının yapılan yargılamasında, Batman 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.12.2020 tarih ve 2015/294 Esas sayılı ara kararıyla daha önce dokunulmazlığı kaldırılan sanığın yeniden milletvekili seçilmesi nedeniyle durma kararı verilerek dosyanın tefriki ile ayrı bir esasa kaydedilmiş, yeni dosya üzerinden Batman 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.01.2021 tarih ve 2021/1 Esas - 2021/2 sayılı kararıyla Anayasa'nın 83. maddesi gereğince yasama dokunulmazlığı nedeniyle bu dosya üzerinden de durma kararı verilmiş, verilen karar itiraz edilmeden kesinleşmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesi uyarınca, 05.05.2021 tarihli ve 94660652-105-72-9420-2021-KYB sayılı sayılı evrakı ile kanun yararına bozma isteminde bulunulduğu, Dairemizin 27.04.2022 tarihli ve 2021/7933 - 2022/2479 sayılı kararı ile Batman 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.12.2020 tarih ve 2015/294 Esas sayılı ara kararına karşı da kanun yararına bozma yoluna başvurulup başvurulmayacağı hakkında ihbarda bulunulmak suretiyle tevdi kararı verildiği, tevdi üzerine Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesi uyarınca, 12.05.2023 tarihli ve 94660652-105-72-9420-2021-KYB sayılı evrakı ile başlıkta belirtilen her iki karar yönünden kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.07.2023 tarihli ve 2023/61640 sayılı Tebliğname'si ile dava dosyası Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM A.Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; "Silahlı örgüt adına suç işlemek suretiyle örgüte üye olma, görevi yaptırmamak için direnme, suçluyu kayırma ve 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'na muhalefet etmek suçlarından sanık ... hakkında yapılan yargılama sırasında, adı geçen sanığın yeniden milletvekili seçilmesi sebebiyle Anayasa'nın 83/4 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8-2 maddeleri gereğince kamu davasının durmasına, sanık hakkındaki davanın mahkemenin ayrı bir esasına kaydı ile sanığın dokunulmazlığının kaldırılması hususunda değerlendirme yapılmak üzere dosyanın Türkiye Büyük Millet Meclisine gönderilmesine dair Batman 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.12.2020 tarihli ve 2015/294 Esas sayılı ara kararı ile anılan kararı müteakip, sanık hakkındaki dosyanın tefriki üzerine yeniden yapılan yargılama sonucunda, sanığın yeniden milletvekili seçilerek Anayasa'nın 83. maddesi kapsamında dokunulmazlığa sahip olduğundan bahisle, Anayasa'nın 83/4 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8-2. maddeleri gereğince kamu davasının durmasına ilişkin Batman 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.01.2021 tarihli ve 2021/1 Esas, 2021/2 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. Dosya kapsamına göre, suçun işlendiği 19.09.2015 tarihi itibarıyla 25. dönem milletvekili olan ve hakkında soruşturma başlatılarak yasama dokunulmazlığının kaldırılmasına ilişkin dosyası Adalet Bakanlığında bulunan, ancak 20.05.2016 tarihinde kabul edilerek 08.06.2016 tarihli ve 29736 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6718 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile Türkiye Cumhuriyet Anayasası'na eklenen geçici 20. maddede yer alan, "Bu maddenin Türkiye Büyük Millet Meclisinde kabul edildiği tarihte; soruşturmaya veya soruşturma ya da kovuşturma izni vermeye yetkili mercilerden, Cumhuriyet başsavcılıklarından ve mahkemelerden; Adalet Bakanlığına, Başbakanlığa, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına veya Anayasa ve Adalet komisyonları üyelerinden kurulu Karma Komisyon Başkanlığına intikal etmiş yasama dokunulmazlığının kaldırılmasına ilişkin dosyaları bulunan milletvekilleri hakkında, bu dosyalar bakımından, Anayasa'nın 83 üncü maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesi hükmü uygulanmaz. Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren onbeş gün içinde; Anayasa ve Adalet komisyonları üyelerinden kurulu Karma Komisyon Başkanlığında, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığında, Başbakanlıkta ve Adalet Bakanlığında bulunan yasama dokunulmazlığının kaldırılmasına ilişkin dosyalar, gereğinin yapılması amacıyla, yetkili merciine iade edilir." hükmü ile dokunulmazlığı kaldırılan sanığın, üzerine atılı suçlardan açılan kamu davasının yargılaması sırasında, bu kez 24.06.2018 tarihinde yapılan milletvekili seçimlerinde yeniden 27. dönem milletvekili seçilmesi üzerine, Anayasa'nın 83/4 ve 5237 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince sanık hakkındaki kamu davasının durmasına karar verilmiş ise de, Anayasa'nın; 14. maddesinde, "(1) Anayasada yer alan hak ve hürriyetlerden hiçbiri, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmayı ve insan haklarına dayanan demokratik ve lâik Cumhuriyeti ortadan kaldırmayı amaçlayan faaliyetler biçiminde kullanılamaz. (2) Anayasa hükümlerinden hiçbiri, Devlete veya kişilere, Anayasayla tanınan temel hak ve hürriyetlerin yok edilmesini veya Anayasa'da belirtilenden daha geniş şekilde sınırlandırılmasını amaçlayan bir faaliyette bulunmayı mümkün kılacak şekilde yorumlanamaz. (3) Bu hükümlere aykırı faaliyette bulunanlar hakkında uygulanacak müeyyideler, kanunla düzenlenir. " şeklinde yer alan düzenleme, 83/2-4. maddesinde yer alan, "(2) Seçimden önce veya sonra bir suç işlediği ileri sürülen bir milletvekili, Meclisin kararı olmadıkça tutulamaz, sorguya çekilemez, tutuklanamaz ve yargılanamaz. Ağır cezayı gerektiren suçüstü hali ve seçimden önce soruşturmasına başlanılmış olmak kaydıyla Anayasa'nın 14 üncü maddesindeki durumlar bu hükmün dışındadır. Ancak, bu halde yetkili makam durumu hemen ve doğrudan doğruya Türkiye Büyük Millet Meclisine bildirmek zorundadır. (4) Tekrar seçilen milletvekili hakkında soruşturma ve kovuşturma, Meclisin yeniden dokunulmazlığını kaldırmasına bağlıdır. " şeklindeki düzenleme, Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 19.06.2020 tarihli ve 2020/2705 Esas, 2020/3678 karar sayılı ilamında, "...Hak ve özgürlüklerin, yine hak ve özgürlükler kullanılarak ortadan kaldırılamayacağını da teminat altına alan Sözleşmenin 17. maddesine paralel Anayasa'mızın 14. maddesinin amacı yönünden, yukarıda yer verilen yargısal karar ve doktrindeki görüşler Dairemizce de benimsenmektedir. Bu cümleden olarak, ülkenin bölünmez bütünlüğüne ve Anayasal düzene yönelik suç oluşturan söylem ve eylemlerin, belirtilen ilkeler doğrultusunda, Anayasa'nın 14. maddesi gereğince hakkın kötüye kullanılması kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir.... Demokratik hukuk devletinde, halkın iradesinin tecelli ettiği parlamentoda görevli milletvekillerinin, demokratik toplum düzenini koruma yükümlülüklerinin bulunduğunda kuşku yoktur. Bu sisteme bağlı kalacaklarına dair yemin eden vekillerin, ülke bütünlüğüne ve demokratik sisteme yönelik suç işlemeleri halinde milletvekili dokunulmazlığından istifade edemeyeceklerine dair kabulün, Anayasa'nın lafzına ve ruhuna uygun düşeceği değerlendirilmelidir" ...seçimden önce işlendiği iddia olunan terör örgütünün propagandasını yapmak suçunun, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 83/2. maddesinde işaret edilen ve 14/2. maddesinde gösterilen temel hak ve hürriyetlerin kötüye kullanılması niteliğindeki suçlardan olması nedeniyle yasama dokunulmazlığının istisnası kapsamında kalan bu suç bakımından durma kararı verilmesi usul ve kanuna aykırı olduğundan..." şeklinde yer alan açıklama hep birlikte değerlendirildiğinde, Seçimden önce soruşturmasına başlanılan ve Anayasa'nın 14. maddesini ihlal edici mahiyette olan suçlara dair milletvekilleri hakkında, Anayasa'nın 83. maddesinde düzenlenen dokunulmazlık hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığı anlaşılmakla; Somut olayda sanığın suç tarihinde, Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından bölücü silahlı terör örgütü PKK mensuplarına karşı yapılan operasyon sırasında, adı geçen bölücü terör örgütünden gelen talimat üzerine, operasyon bölgesine giden 77 kişilik grup içerisinde yer alarak, operasyonu engellemek için teröristlere canlı kalkan olduğu ve bir kısım teröristin kaçmasına sebep olduğu, operasyon bölgesini terk etmesi istenildiği halde direnerek terk etmediği, güvenlik güçlerinin yerlerini ifşa ederek zafiyete sebep olduğu iddia olunan eylemlerinin, Anayasa'nın 14/1. maddesini ihlal edici mahiyette olduğu, sanığın yeniden milletvekili seçilmeden önce, söz konusu suçlara ilişkin soruşturmaya başlanarak kamu davası açıldığı, bu durumda, yeniden milletvekili seçilmiş olsa dahi Anayasa'nın 82/3. maddesinde yer alan düzenleme gereğince milletvekili dokunulmazlığından faydalanamayacağı cihetle, yargılamaya devam edilerek esas hakkında bir karar verilmesi yerine, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. B.Hukuki Süreç 1.Sanığın 02.10.1985 Batman doğumlu olduğu, Türkiye Büyük Millet Meclisi 25, 26 ve 27. Dönemde ...(...) Batman milletvekili olarak seçildiği, görevi sona erdikten sonra 28. Dönemde aday olmadığı, şu an serbest avukat olarak görev yaptığı anlaşılmıştır. 2.Sanık hakkında, milletvekili seçildikten sonra, 18.09.2015 günü saat 18:00 sıralarında,.... ilçesi ... Tepe bölgesinde güvenlik görevlilerince askeri operasyon icra edilirken beraberindeki kişilerle birlikte canlı kalkan eyleminde bulunmak amacıyla operasyon bölgesine giderek operasyon birliklerinin arasına girdikleri, güvenlik güçlerinin üzerine araç farlarını tutarak yerlerinin belli olmasına ve bir kısmının aşağı inmesine neden oldukları, güvenlik güçlerinin, terör örgütü mensuplarına karşı silah kullanmasını, terör örgütü mensuplarının tespitini ve yakalanmalarını önledikleri iddiasıyla soruşturmanın başlatıldığı, Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nün 20.06.2016 tarih ve 35601974-103-0467-2015-E.1835/39319 sayılı yazısı ile sanık hakkında 6718 sayılı kanun kapsamında Anayasa Geçici Madde 20 uyarınca işlem yapılmasının bildirilmesi üzerine Batman Cumhuriyet Başsavcılığının 23.08.2016 tarih, 2016/3148 Esas ve 2016/358 iddianame numaralı iddianamesiyle örgüt adına suç işleme, 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'nun 32/2. maddesi delaletiyle görevi yaptırmamak için direnme, suçluyu kayırma ve 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'nun 32/1. maddesine muhalefet etme suçlarında cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. 3.Batman 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/294 Esas sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılamada sanık, 26.10.2016 tarihli 9. celseden itibaren davada taraf olarak yer almış, 20.01.2017 tarihinde savunması alınmıştır. 4.Sanık, 28.06.2018 tarihinde yapılan Türkiye Büyük Millet Meclisi 27. Dönemde ...(...) Batman milletvekili olarak yeniden seçilmiş ve 14.05.2023 tarihine kadar milletvekili olarak görev yapmış, görev süresi sona erdikten sonra ise yeniden aday olmamıştır. 5.Batman 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.12.2020 tarihli ve 2015/294 Esas sayılı ara kararı ile sanığın 27. Dönem Batman milletvekili seçilmesi nedeniyle Anayasa'nın 83. maddesi gereğince kamu davasının durmasına ve dosyanın tefrik edilmesine karar verilmiş, verilen karar itiraz edilmeden kesinleşmiştir. 6.Dosyanın yeni Esas alarak kaydedildiği Batman 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.01.2021 tarih ve 2021/1 Esas - 2021/2 sayılı kararıyla, Anayasa'nın 83. maddesi gereğince yasama dokunulmazlığı nedeniyle bu dosya üzerinden de durma kararı verilmiş, verilen karar itiraz edilmeden kesinleşmiştir. 7.Söz konusu durma kararına karşı Adalet Bakanlığı tarafından 05.05.2021 tarihinde kanun yararına bozma kanun yolu başvurusunda bulunulmuş, Dairemizin 27.04.2022 tarihli ve 2021/7933 - 2022/2479 sayılı kararı ile Batman 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.12.2020 tarih ve 2015/294 Esas sayılı ara kararına karşı da kanun yararına bozma yoluna başvurulup başvurulmayacağı hakkında ihbarda bulunulmak suretiyle tevdi kararı verilmiştir. 8.Adalet Bakanlığının, 12.05.2023 tarihli ve 94660652-105-72-9420-2021-KYB sayılı yazısı ile Batman 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.12.2020 tarihli ve 2015/294 Esas sayılı ara kararı ve 05.01.2021 tarih ve 2021/1 Esas - 2021/2 Karar sayılı durma kararlarının CMK'nın 309. maddesi gereğince kanun yararına bozulması talep edilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.07.2023 tarihli ve 2023/61460 sayılı Tebliğname'si ile dava dosyası Dairemize gönderilmiştir. C.İlgili Hukuk Konu ile ilgili yasal düzenlemeler 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 14 ve 83. maddeleri, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. ve 309/5. maddeleri ve 2911 sayılı Kanun'un 32/2 maddesi delaletiyle TCK'nın 265/1, 3, 4, TCK'nın 220/6-7 ve 314/3 maddeleri delaletiyle 314/2, TCK'nın 283/1, 2911 sayılı Kanun'un 32/1 maddeleridir. D.Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlığın kapsamı örgüt adına suç işlemek, görevi yaptırmamak için direnme, suçluyu kayırma ve 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'na muhalefet etmek suçlarının Anayasa'nın 14 ve 83 maddeleri çerçevesinde yasama dokunulmazlığı kapsamında bulunup bulunmadıkları ve verilen durma kararlarında hukuki isabet bulunup bulunmadığına ilişkindir. Yasama dokunulmazlığı, yasama organı üyelerinin korkusuzca görev yapabilmelerini sağlayacak, milletvekilinin fikir ve söz hürriyetini eksiksiz ve serbestçe kullanması amacını güden bir Anayasal hukuku kuralıdır (H.G.K 1981/4-1166,1984/365). Bir diğer yönden, milletvekilleri aleyhinde yasama sorumsuzluğuna girmeyen ve suç olan fiillerinden ötürü Meclisin kararı olmadıkça kovuşturmaya girişilememesidir (Dönmezer-Erman Nazari ve Tatbiki Ceza Hukuku cilt 1 sayfa 272). Yasama dokunulmazlığı kurumu Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 83 üncü maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenmiştir. Buna göre, seçimden önce veya sonra bir suç işlediği ileri sürülen bir milletvekili, Meclisin kararı olmadıkça tutulamaz, sorguya çekilemez, tutuklanamaz ve yargılanamaz. Ağır cezayı gerektiren suçüstü hali ve seçimden önce soruşturmasına başlanılmış olmak kaydıyla Anayasa'nın 14 üncü maddesindeki durumlar bu hükmün dışındadır. Ancak, bu halde yetkili makam durumu hemen ve doğrudan doğruya Türkiye Büyük Millet Meclisine bildirmek zorundadır. Anayasa'nın anılan hükmü, yasama dokunulmazlığını bir 'kovuşturma engeli' olarak düzenlemiştir. Bu nedenledir ki, tahdidi olarak sayılan, tutulma/yakalama - gözaltına alma, sorguya çekilme ve tutuklama dışında kalan tüm soruşturma işlemleri yapılabilir ve soruşturma sonunda şartları oluşmuşsa kamu davası açılabilir. Ancak kovuşturma yapılamaz. 5271 sayılı Kanun'un 223/8 maddesi gereğince açılan davanın durmasına karar verilmelidir. Anayasa'nın anılan 83. maddesinin ikinci fıkrasında yasama dokunulmazlığının istinasları da düzenlenmiştir. Buna göre ağır cezayı gerektiren suçüstü hali ve seçimden önce soruşturmasına başlanılmış olmak kaydıyla Anayasa'nın 14. maddesindeki durumlar yasama dokunulmazlığı kapsamı dışındadır. Anayasa'nın 14. maddesi, temel hak ve hürriyetlerin kötüye kullanılamaması başlığı altında, Anayasa'da yer alan hak ve hürriyetlerden hiçbirinin, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmayı ve insan haklarına dayanan demokratik ve lâik Cumhuriyeti ortadan kaldırmayı amaçlayan faaliyetler biçiminde kullanılamayacağını düzenlemekle birlikte, bu düzenlemenin, ceza hukukunun temel ilkelerinden olan 'kanunilik' ilkesine açık aykırılık oluşturduğu ve belirsiz-öngörülemez nitelikte olduğu hususunda doktrinde görüşler ileri sürülmüştür. Bununla birlikte Anayasa'nın, hangi suçların 14 üncü madde kapsamında kalacağı yönündeki takdir hakkının hakime ait olmasını isteyen bilinçli bir boşluk bıraktığı da söylenebilmektedir. Bu nedenle hangi suçların 14 üncü madde kapsamında kalacağına ilişkin değerlendirme yapılırken aynı konuya ilişkin olarak Anayasa Mahkemesi tarafından bireysel başvuru üzerine verilmiş ihlal kararları ile Dairemizin içtihatlarının irdelenmesi gerekmektedir. Anayasa Mahkemesi (... [GK], B. No: 2019/10634, 1/7/2021) kararında özetle; başvurucunun milletvekili seçilerek dokunulmazlık hakkını kazanmasına rağmen, terör örgütü propagandası yapma suçunu işlediğinden bahisle hakkında yargılamaya devam edilmesi nedeniyle, Anayasa'nın 14. maddesinin üçüncü fıkrasından ve Anayasa'nın seçme, seçilme ve siyasi faaliyette bulunma hakkını düzenleyen 67. maddesinin üçüncü fıkrası hükümlerinden hareketle, Anayasa'nın 83. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "Anayasa'nın 14 üncü maddesindeki durumlar" ibaresinin kapsamına hangi suçların girdiği konusunda kanun koyucunun düzenlemesi dışında yargı organlarınca yapılan yorumlarla belirlilik ve öngörülebilirliği sağlamanın mümkün olmadığı, ayrıca başvurucunun milletvekili seçilmesinden ve genel olarak yasama dokunulmazlığına sahip olmasından sonra yargılanmasına devam edilerek mahkûm edilmesinin Anayasa'nın 67. maddesi ile korunan haklarını ihlal ettiği belirlenerek başvurucunun seçilme ve siyasi faaliyette bulunma hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir. Anayasa Mahkemesi (... (2) [GK], B. No: 2018/30030, 17/9/2020) kararında özetle; Başvurucunun, milletvekili olarak dokunulmazlık hakkını yeniden kazandıktan sonra siyasal veya askerî casusluk ile silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme suçlarından yargılamaya devam edilmesi ve tutukluluğun sürdürülmesi nedenleriyle, Anayasa’nın 83. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca tekrar seçilen milletvekilinin yeniden dokunulmazlık kazanacağı kuralı esastır ve geçerliliğini koruduğu, geçici 20. madde açık bir şekilde ikinci fıkraya bir istisna getirdiğine göre tekrar seçilen milletvekilinin 83. maddenin dördüncü fıkrası uyarınca yasama dokunulmazlığını kazanmasını engelleyen bir istisna hükmünün bulunmadığı, böyle bir istisna hükmü anayasa koyucu tarafından ayrıca ve açıkça konulmadığına göre yeni seçilen bir milletvekilinin 83. maddenin sağladığı dokunulmazlıktan tam olarak faydalanabileceği, TBMM'nce yeniden dokunulmazlığı kaldırmadığı sürece hakkında soruşturma yürütülemeyeceği ve kovuşturma yapılamayacağı, yeniden milletvekili seçilmesine karşın hükmen tutuklu olarak kovuşturma sürdürülüp infaz evresine geçilerek başvurucunun yasama dokunulmazlığını koruyan Anayasa'nın 83. maddesi hükmüne aykırı davranıldığı belirlenerek başvurucunun Anayasa'nın 67. maddesinde güvence altına alınmış olan seçilme ve siyasi faaliyette bulunma hakkının ihlal edildiğine karar verilmiştir. Anayasa Mahkemesi (...ve diğerleri, B. No: 2016/39759, 30/3/2022) kararında özetle; başvurucunun milletvekili seçilmesinden ve genel olarak yasama dokunulmazlığına sahip olmasından sonra hakkında isnat edilen terör örgütü propagandası yapma suçunun Anayasa'nın '14 üncü maddesindeki durumlar' kapsamında görülen suçlardan olduğu kabul edilerek yargılanmasına devam edildiği ve mahkûmiyet kararının onandığı, başvurucunun yasama dokunulmazlığının bulunmadığının tespiti yönünden adli makamlarca, Anayasa'nın 83 üncü maddesinin ikinci fıkrasında yer alan dokunulmazlıkların Meclisce kaldırılması usulü başvurucu yönünden uygulanmadığı, bu nedenlerle başvurucunun yasama dokunulmazlığının seçilme ve siyasi faaliyette bulunma haklarının korunmasına ilişkin temel güvencelere sahip, belirliliği ve öngörülebilirliği sağlayan anayasal veya yasal bir yöntemle kaldırılmadığı belirlenerek Anayasa'nın 67 nci maddesi ile korunan seçilme ve siyasi faaliyette bulunma hakkının ihlal edildiğine karar verilmiştir. Dairemizin 11.07.2023 tarihli ve 2023/27 Esas - 2023/5120 Karar sayılı kanun yararına bozma başvurusu üzerine verilen kararında özetle; Milletvekili seçilmeden önce terör örgütü propagandası yapma ile suç ve suçluyu övme suçlarını işlediği iddia edilen Fatma Kurtulan hakkında açılan kamu davasının yapılan yargılamasında, sanığın üzerine atılı eylemlerin Anayasa'nın 14/1 inci maddesinde öngörülen Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmayı ve insan haklarına dayanan demokratik ve laik Cumhuriyeti ortadan kaldırmayı amaçlayan faaliyetler/durumlar kapsamında değerlendirilemeyeceği, milletvekili olan sanık yönünden Anayasa'nın 83 üncü maddesi gereğince kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 223/8'inci maddesi uyarınca verilen durma kararında isabetsizlik bulunmadığı kabul edilerek kanun yararına bozma isteminin reddine karar verilmiştir. Dairemizin 04.04.2023 tarihli ve 2023/3102 Esas - 2023/1966 Karar sayılı kanun yararına bozma başvurusu üzerine verilen kararında özetle; Milletvekili seçilmeden önce terör örgütü propagandası yapma suçunu işlediği iddia edilen Ayşe Sürücü hakkında açılan kamu davasının yapılan yargılamasında, sanığın üzerine atılı eylemin Anayasa'nın 14/1 inci maddesinde öngörülen Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmayı ve insan haklarına dayanan demokratik ve laik Cumhuriyeti ortadan kaldırmayı amaçlayan faaliyetler/durumlar kapsamında değerlendirilemeyeceği, milletvekili olan sanık yönünden Anayasa'nın 83 üncü maddesi gereğince kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 223/8'inci maddesi uyarınca verilen durma kararında isabetsizlik bulunmadığı kabul edilerek kanun yararına bozma isteminin reddine karar verilmiştir. Dairemizin 22.11.2022 tarihli ve 2022/1232 Esas - 2022/8359 Karar sayılı kanun yararına bozma başvurusu üzerine verilen kararında özetle; suç tarihinde milletvekili olan, dokunulmazlığı kaldırılarak yargılanması devam ederken yeniden milletvekili seçilmiş olan ...hakkında silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme, silahlı terör örgütüne yardım etme (silahlı terör örgütüne üye olma), halkı kin ve düşmanlığa alanen tahrik etme, devletin askerî veya emniyet teşkilatını alenen aşağılama, terör örgütü propagandası yapma, kanuna aykırı toplantı ve gösteri yürüyüşleri düzenleme yönetme bunların hareketlerine katılma, Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Türkiye Büyük Millet Meclisini, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ve devletin yargı organlarını alenen aşağılama suçlarından cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasının yapılan yargılamasında, sanığın üzerine atılı suçlardan halkı kin ve düşmanlığa alanen tahrik etme, devletin askerî veya emniyet teşkilatını alenen aşağılama, terör örgütü propagandası yapma, kanuna aykırı toplantı ve gösteri yürüyüşleri düzenleme yönetme bunların hareketlerine katılma, Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Türkiye Büyük Millet Meclisini, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ve devletin yargı organlarını alenen aşağılama suçlarının Anayasa'nın 14/1 inci maddesinde öngörülen Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmayı ve insan haklarına dayanan demokratik ve laik Cumhuriyeti ortadan kaldırmayı amaçlayan faaliyetler/durumlar kapsamında değerlendirilemeyeceği, milletvekili olan sanık yönünden Anayasa'nın 83 üncü maddesi gereğince kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 223/8'inci maddesi uyarınca verilen durma kararında isabetsizlik bulunmadığı kabul edilerek kanun yararına bozma isteminin reddine; Ancak; sanığın üzerine atılı diğer suçlar olan silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme, silahlı terör örgütüne yardım etme (silahlı terör örgütüne üye olma) suçlarının ise Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 83/2. maddesinde işaret edilen ve 14/2. maddesinde gösterilen temel hak ve hürriyetlerin kötüye kullanılması niteliğinde olduğu ve bu nedenle yasama dokunulmazlığının istisnası kapsamında kaldığı kabul edilerek bu suçlar yönünden ise kanun yararına bozma isteminin kabulüne karar verilmiştir. Bu açıklamalar ışığında ışığında somut olay değerlendirildiğinde; a) 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'nun 32/1 maddesine muhalefet etme suçu yönünden; Gerek 4709 sayılı Kanun'un 1 inci maddesiyle Anayasa'nın başlangıç kısmında yer alan 'Hiçbir düşünce ve mülahaza' ifadesi yerine 'Hiçbir faaliyet' ibaresinin getirilmesi ve yine Anayasa'nın 14 üncü maddesinin ilk halinde yer alan 'teşvik ve tahrik' ifadesinin metinden çıkarılarak 'faaliyetler' ibaresi olarak değiştirilmesi; gerekse yukarıda ilgili bölümde yer verilen ve somut olaya benzerlik gösteren olaylarda bireysel başvuru üzerine Anayasa Mahkemesince verilmiş emsal nitelikteki hak ihlali kararları ile yine Dairemizin yukarıda gösterilen istikrar kazanmış emsal nitelikteki içtihatları nazara alındığında; milletvekili seçilen sanığa isnat edilen 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'nun 32/1 maddesine muhalefet etme suçunun, Anayasa'nın 83. maddesinde düzenlenen yasama dokunulmazlığı ve 14. maddesinde düzenlenen temel hak ve hürriyetlerin kötüye kullanılamamasına ilişkin istisna kapsamında Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmayı ve insan haklarına dayanan demokratik ve laik Cumhuriyeti ortadan kaldırmayı amaçlayan faaliyetler/durumlar olarak değerlendirilemeyeceği kabul edilerek, İlk Derece Mahkemesince 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'nun 32/1 maddesine muhalefet etme suçu yönünden verilen durma kararında karar tarihi itibariyle isabetsizlik bulunmadığı, ayrıca sanığın 27. Dönem milletvekili seçilip görev yaptıktan sonra 14.05.2023 tarihi itibariyle milletvekilliği görevinin sona erdiği, 28. Dönemde aday olmadığı ve milletvekili seçilmediği, dolayısıyla milletvekilliği görevinin bittiği tarihinden itibaren yasama dokunulmazlığından faydalanma imkanının bulunmadığı, bu tarihten sonra genel hükümlere göre kovuşturmanın devam etmesi gerektiği anlaşıldığından bu suç yönünden kanun yararına bozma isteminin reddine karar verilmesi gerektiği değerlendirilmiş; b) 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'nun 32/2 maddesi atfıyla görevi yaptırmamak için direnme, suçluyu kayırma ve örgüt adına suç işleme (silahlı terör örgütüne üye olma) suçları yönünden; Dairemizin 22.11.2022 tarihli ve 2022/1232 Esas - 2022/8359 Karar sayılı kanun yararına bozma başvurusu üzerine verilen emsal kararında belirtildiği üzere; sanığın üzerine atılı diğer suçlar olan 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'nun 32/2 maddesi atfıyla görevi yaptırmamak için direnme, suçluyu kayırma ve örgüt adına suç işleme (silahlı terör örgütüne üye olma) suçlarının ise Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 83/2. maddesinde işaret edilen ve 14/2. maddesinde gösterilen temel hak ve hürriyetlerin kötüye kullanılması niteliğinde olduğu ve bu nedenle yasama dokunulmazlığı kapsamında kalmadıkları kabul edilerek bu suçlar yönünden ise kanun yararına bozma isteminin kabulüne karar verilmiştir. II.KARAR Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KISMEN KABUL, KISMEN REDDİNE, 2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'nun 32/1 maddesine muhalefet etme suçu yönünden kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği Tebliğname'deki düşünce yerinde görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesi uyarınca KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN REDDİNE, 3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'nun 32/2 maddesi atfıyla görevi yaptırmamak için direnme, suçluyu kayırma ve örgüt adına suç işleme (silahlı terör örgütüne üye olma) suçları yönünden kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 4.Batman 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.12.2020 tarihli ve 2015/294 Esas sayılı ara kararı ve 05.01.2021 tarih ve 2021/1 Esas - 2021/2 Karar sayılı durma kararlarının 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a maddesi gereğince, KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5.Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.