İçeriğe geç
AC
3. Ceza Dairesi Esas: 2023/1563 Karar: 2025/11625 Tarih: 2025

Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2023/1563 K.2025/11625

3. Ceza Dairesi 2023/1563 E. , 2025/11625 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/818 E., 2021/1399 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 62/1, 53, 58/9, 58/6 ve 63. maddeleri uyarınca kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun es

Karar Özeti

3. Ceza Dairesi 2023/1563 E. , 2025/11625 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/818 E., 2021/1399 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 62/1, 53, 58/9, 58/6 ve 63. maddeleri uyarınca kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun es

Karar Detayı

3. Ceza Dairesi 2023/1563 E. , 2025/11625 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/818 E., 2021/1399 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 62/1, 53, 58/9, 58/6 ve 63. maddeleri uyarınca kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü: Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; I. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında; "ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bir suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı"nın kabul edildiği gözetilmekle, ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, ByLock kullanıcısı olduğuna dair delilin atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, ilgili birimlerden ByLock tespitine ilişkin belgelerin ve ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme raporunun getirtilmesi ile; ekleyen, eklenen ve aynı grupta yer alan kişilerin, sanık ile irtibatlı olup olmadığı, bu kişiler hakkında örgüt üyeliği sebebiyle ceza soruşturması yürütülüp yürütülmediğinin araştırılması, yürütülen bir ceza soruşturması mevcut ise bu kişilerin aşamalardaki ifade örnekleri getirtilerek incelenmesi ve ekli kişilerin tanık olarak ifadelerine başvurulması, II. Tanık ...'ın anlatımlarında kendisini örgüt içerisindemülki idare imamı olarak görevlendirdiğini beyan ettiği (...) ... ile tanık ...'ın Van İlinde düzenlediği sohbet toplantılarına sanıkla birlikte katıldıklarını ifade ettiği diğer mülki amirlerin de tespiti ile doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda veya 5271 sayılı Kanun'un 180 inci maddesinin birinci, ikinci ve beşinci fıkraları gereğince SEGBİS kullanılmak suretiyle dinlenip AİHS’in 6/3-d ve Anayasa'nın 36 ncı maddeleri ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınması, sanığın örgütteki konumu ve faaliyetleri ile ilgili olarak ayrıntılı beyanlarının alınması gerektiği gözetilmeden; ifade metinlerinin okunması ile yetinilerek 5271 sayılı Kanun'un 181 inci maddesinin birinci fıkrası ve 210 uncu maddelerine muhalefet edilmesi, III. Örgüt mensubu olduğu kabul edilen sanık hakkında verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilirken uygulama maddesi olarak karar yerinde sadece 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrasının gösterilmesi gerekirken, uygulama yeri bulunmayan anılan Kanun'un 58 inci maddesinin altıncı fıkrası gereğince tekerrür uygulanmasına karar verilmesi, Kanuna aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca Ankara 15. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla