Karar Özeti
3. Ceza Dairesi 2023/17008 E. , 2025/9603 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/138 Değişik İş Şüpheli hakkında terör örgütü propagandası yapmak suçundan yapılan soruşturma sonucunda tanzim edilen Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığının 23.02.2023 tarihli ve 2022/29565 soruşturma, 2023/2028 Esas
Karar Detayı
3. Ceza Dairesi 2023/17008 E. , 2025/9603 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/138 Değişik İş Şüpheli hakkında terör örgütü propagandası yapmak suçundan yapılan soruşturma sonucunda tanzim edilen Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığının 23.02.2023 tarihli ve 2022/29565 soruşturma, 2023/2028 Esas sayılı iddianamesinin, Şanlıurfa 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.02.2023 tarihli 2023/64 iddianame değerlendirme numaralı kararıyla iadesine karar verilmesi üzerine, söz konusu karara karşı yapılan itirazın reddine dair merci Şanlıurfa 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.03.2023 tarihli ve 2023/138 değişik iş sayılı Kararı aleyhine, Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesi uyarınca, 25.07.2023 tarihli ve ...-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.09.2023 tarihli ve 2023/89844 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM A.Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; "Terör örgütü propagandası yapmak suçlarından şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 23.02.2023 tarihli ve 2022/29565 soruşturma, 2023/2028 Esas, 2023/446 sayılı iddianamenin, yakalama kararı üzerinden makul bir süre geçmeksizin iddianame tanzim edilemeyeceği gerekçesiyle iadesine dair Şanlıurfa 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.02.2023 tarihli ve 2023/64 iddianame değerlendirme sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Şanlıurfa 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.03.2023 tarihli ve 2023/138 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. Benzer bir olaya ilişkin olarak Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 31.10.2016 tarihli ve 2016/15416 Esas, 2016/16813 sayılı ilamında yer alan, "... 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 170/2. maddesine göre soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet Savcısı bir iddianame düzenleyerek kamu davası açar. Aynı yasa maddesinin 3. fıkrasında ise iddianamede gösterilmesi ve bulunması gereken unsurlar sayılmıştır. Şüphelinin ifadesinin veya savunmasının alınmasında belirtilen madde açısından bir zorunluluk bulunmamaktadır. Bu itibarla, Ceza Muhakemesi Hukukunun temel amacı olan maddi gerçeğe ulaşılmasıdır. İddianamede belirtilen suç vasfı değerlendirildiğinde, suçun takibinin şikayete bağlı olmadığı ve uzlaşma ile önödeme hükümlerinin uygulanma imkanının bulunmadığı, dosya kapsamında müşteki beyanlarını doğrular nitelikte iki tanığın ifadesine yer verildiği, bu kanıtların kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşturduğu tartışmasızdır. Şüphelinin ifadesi veya savunması dosya içerisindeki bu deliller karşısında suçun sübutuna mutlak etki eden bir kanıt niteliği de taşımamaktadır. Dolayısıyla şüphelinin ifadesinin alınmasında bu fıkra açısından da bir zorunluluk bulunmamaktadır. Sonuç olarak, şüphelinin ifadesinin alınmaması sebebiyle iddianamenin iadesine karar verildiği, bu hususun ikmali amacıyla yapıldığı anlaşılan iddianamenin iadesi ve bu karara yapılan itiraz üzerine verilen kabul kararı yerinde görülmekle, kanun yararına bozma isteminin reddine karar verilmiştir..." şeklinde açıklanmalar nazara alındığında, Somut olayda, Şanlıurfa 5. Ağır Ceza Mahkemesince şüpheli hakkındaki yakalama kararından sonra makul sayılabilecek bir süre beklendikten sonra iddianame düzenlenmesi gerektiğinden bahisle iddianamenin iadesine karar verilmiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 170/3. maddesinde iddianamede nelerin gösterileceği, aynı Kanun’un 174/1. maddesinde ise iddianamenin hangi hallerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesinde yer alan “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler.” şeklindeki düzenleme uyarınca da Cumhuriyet savcısının dava açmasının zorunlu olduğu ve suçun hukuki nitelendirilmesinin Cumhuriyet savcısına ait olduğu; bu durumda mahkemece, iddianamede gösterilen olaylarla ilgili olarak ibraz edilen deliller ve yargılama sırasında ibraz edilebilecek deliller birlikte değerlendirilerek yargılama sonucuna göre bir karar verilmesi gerekeceği, Şanlıurfa 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 17.08.2022 tarihli ve 2022/2040 değişik iş sayılı kararı ile şüpheli hakkında yakalama emri düzenlenmesine rağmen şüphelinin bulunamadığı ve iddianamenin iadesi sebepleri arasında sanığın savunmasının alınmamış olmasının sayılmadığı cihetle, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. B.Hukuki Süreç 1.Şüpheli ...'ın 01.02.1992 Viranşehir doğumlu olduğu, ... İl Emniyet Müdürlüğüne 02.06.2022 tarihinde email yoluyla yapılan ihbarda şüphelinin ... sosyal paylaşım sitesi üzerinden “....basar16” isimli/rumuzlu hesap üzerinden tüm kullanıcıların görebileceği şekilde terör örgütünün propagandasını içeren paylaşımlarda bulunduğunun belirtilmesi üzerine Viranşehir Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma işlemlerine başlanıldığı, terör suçu olması nedeniyle fezleke hazırlanarak Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği anlaşılmıştır. 2.Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığının 08.08.2022 tarihli ve 2022/29565 soruşturma sayılı yazısıyla şüphelinin savunmasının alınması talep edilmiş, kolluk görevlileri tarafından hazırlanan 10.08.2022 tarihli tutanakla; şüphelinin adresinde bulunmadığı, annesi ile yapılan görüşmede oğlunun 4-5 ay önce kimseye haber vermeden gittiğini ve o tarihten itibaren kendisinden haber alamadıklarını beyan ettiği, sistem üzerinden yapılan sorgulama şüphelinin 21.05.2022 tarihinde yurtdışına çıkış yaptığı ve yurda giriş kaydının bulunmadığı gerekçeleriyle şüphelinin ifadesinin alınamadığı belirtilerek talimat evrakı bila ikmal iade edilmiştir. 3.Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığının 17.08.2022 tarihli ve 2022/29565 soruşturma sayılı yazısı ile şüpheliye çağrı yapılamadığı ve aramalara rağmen ulaşamadığı gerekçesiyle yakalama emri düzenlenmesi talep edilmiş, Şanlıurfa 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 17.08.2022 tarih ve 2022/2040 değişik iş sayılı kararı ile şüpheli hakkında 5271 sayılı CMK'nın 98. maddesi gereğince yakalama emri düzenlenmesine karar verilmiş, iş bu kanun yararına bozma dosyasının inceleme tarihi itibariyle şüphelinin yakalanamadığı anlaşılmıştır. 4.Dosya içerisinde bulunan Elazığ İl Jandarma Komutanlığının 20.06.2022 tarihli araştırma raporunda; söz konusu sosyal medya hesabının kullanıcısının şüpheli ... olabileceğinin değerlendirildiği belirtilmiş; yine Şanlıurfa İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından hazırlanan 02.06.2022 tarihli araştırma raporunda hesap üzerindeki şüpheliye ait görseller ile POLNET üzerindeki görsellerin benzer olduğu belirtilmiştir. 5.Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığının 23.02.2023 tarihli ve 2022/29565 soruşturma, 2023/2028 Esas sayılı kararı ile şüphelinin https://www.....com/........... URL uzantılı hesabı kullandığı, bu hesap üzerinden farklı tarihlerde tüm kullanıcıların görebileceği şekilde terör örgütünün propagandasını içeren paylaşımlarda bulunduğu, bu nedenle terör örgütü propagandası yapmak suçundan cezalandırılması istemli iddianame tanzim edilerek Şanlıurfa 5. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmiştir. 6.Şanlıurfa 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.02.2023 tarihli ve 2023/64 iddianame değerlendirme numaralı kararıyla, şüphelinin savunmasının alınmadan ve şüpheli hakkında çıkartılan yakalama emrinin üzerinden makul süre geçmesi beklenilmeden iddianame tanzim edildiği belirtilerek iddianamenin iadesine karar verildiği anlaşılmıştır. 7.Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığının 27.02.2023 tarihli ve 2022/29565 Soruşturma sayılı yazısı ile şüphelinin POLNET üzerindeki fotoğrafı ile sosyal medya hesabından bulunan görsel üzerinde inceleme yapılması talimatı verilmiş, kolluk tarafından tanzim edilen 27.02.2023 tarihli araştırma tutanağında; sosyal medya hesabından bulunan resim ile yüz tanıma sisteminde bulunan fotoğrafın %70 oranında eşleştiği belirtilmiştir. 8.Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığının 28.02.2023 tarihli ve 2022/29565 Soruşturma sayılı yazısı ile şüphelinin ifadesinin alınmamış olmasının iddianamenin iade nedeni olmayacağı ve dosya içerisinde bulunan araştırma raporlarına göre propaganda içeren paylaşımların yapıldığı sosyal medya hesabının şüpheli tarafından kullanıldığında şüphe bulunmadığı belirtilerek iddianame tanzim edilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle iddianamenin iadesi kararının kaldırılması aksi takdirde evrakın itiraz mercine gönderilmesi talep edilmiştir. 9.Şanlıurfa 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.03.2023 tarihli ve 2023/64 İddianame değerlendirme numaralı kararıyla Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan itiraz yerinde görülmediğinden dosyanın incelenmek üzere itiraz merci olan Şanlıurfa 6.Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmiştir. 10.Merci Şanlıurfa 6.Ağır Ceza Mahkemesinin 06.03.2023 tarihli ve 2023/38 değişik iş sayılı kararıyla, herhangi bir gerekçe belirtilmeksizin Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan itirazın reddine kesin olarak karar verilmiştir. 11.Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığının talebi üzerine Adalet Bakanlığının, 25.07.2023 tarihli ve 94660652-105-63-7689-2023-Kyb sayılı yazısı ile merci Şanlıurfa 6.Ağır Ceza Mahkemesinin 06.03.2023 tarihli ve 2023/38 değişik iş sayılı kararının CMK'nın 309. maddesi gereğince kanun yararına bozulması talep edilmiştir. C.İlgili Hukuk Konu ile ilgili olarak 5271 sayılı CMK'nın 170. maddesinde kamu davası açma görevi, 174 üncü maddesinde ise iddianamenin iadesi müessesesi ve koşulları düzenlenmiştir. D.Değerlendirme ve Gerekçe Ceza muhakemesinin amacı, maddi gerçeğin insan onuruna yaraşır biçimde araştırılıp bulunmasıdır. Soruşturma evresinin asıl yetkilisi olan Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hali öğrenir öğrenmez ceza yargılamasının temel amacı olan maddi gerçeğin ortaya çıkarılması için soruşturmaya başlayacaktır. CMK’nın 160/1. maddesinde yer alan “bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hal” ifadesinden de anlaşılacağı üzere belli bir suç şüphesine karşı soruşturmaya başlanılabilmesinin maddi koşulu, o suça ilişkin başlangıç şüphesinin var olmasıdır. Başlangıç şüphesi, soyut bir izlenimle değil; suçun işlendiği izlenimini uyandıran somut vakıalar ile oluşur. Cumhuriyet savcısı, başlangıç şüphesinin olup olmadığını yani, suçun işlendiği izlenimini uyandıran somut vakıaların bulunup bulunmadığını değerlendirerek soruşturmaya başlayacaktır. Kısaca, başlangıç şüphesinin bulunup bulunmadığını değerlendirme yetkisi, Cumhuriyet savcısına aittir (Veli Özbek, Nihat M. Kanbur, Koray Doğan, Pınar Bacaksız, İlker Tepe, Ceza Muhakemesi Hukuku, Seçkin Yayınlar, Ankara, 2011, sayfa 186 ve devamı). Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı iddianame düzenler. "Yeterli şüphe", şüphelinin müsnet suçtan yargılanması için gerekli ve yeterli olan şüphe derecesini ifade eder. Bu şüphenin, hukuka uygun olarak elde edilmiş her türlü delile dayanması gerektiğinde kuşku yoktur. Cumhuriyet savcısı topladığı delillerin iddianame düzenlemek için yeterli olup olmadığını takdir edecek, delilleri olaylarla ilişkilendirerek yeterli şüpheyi ortaya koyacaktır. Kamu davasının açılmasında yeterli şüpheden bahsedebilmede önemli olan, suçun işlendiğine yönelik tartışılabilirlik ve mahkûmiyetin ne derecede mümkün olabilirliğidir. Soruşturma aşamasında toplanan deliller sonucunda yeterli şüphenin oluşmaması durumunda kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi, yargılama aşamasında hakim veya mahkemece verilen kararlar ile kanun yolu aşamalarında delillerin hukuka uygunluk denetiminin yapılacağına dair düzenlemelerin yanı sıra; iddianamenin iadesi müessesesinin de delilin denetimine olanak tanıdığının kabulü gereklidir. Ancak Anayasa'nın 38, 5271 sayılı CMK'nın 206/2. maddelerindeki düzenlemeler kapsamında, bu olanağın çok geniş yorumlanmaması gerektiği CMK'nın 172/1. maddesinin doğal sonucudur. Şüphelinin savunmasının alınmasını zorunlu kılan açık bir hükme CMK’nın 170. ve 174. maddelerinde yer verilmemiştir. Ancak bu durum her koşulda savunma alınmadan dava açılabileceği şeklinde de yorumlanmamalıdır. Ancak müsnet suçla ilgili olarak dava açmayı gerektiren yeterli şüphe oluşturacak somut delillerin ikame olunduğu ve fakat şüphelinin kaçması nedeni ile ifadesinin alınma imkanının bulunmadığı, hakkında çıkartılan yakalama emrinin üzerinden somut olaya özgü makul sürenin geçtiği anlaşılan durumlarda, özellikle "yargılamanın makul sürede tamamlanması" ilkesi kapsamında ikame olunan delillerin mahkemece de toplanmasını teminen iddianame düzenlenmesinin gerekebileceği de gözetilmelidir. Bu açıklamalar ışığında ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Terör örgütü propagandası yapmak suçundan yürütülen soruşturma kapsamında şüpheli hakkında soruşturma işlemlerine başlanıldığı, şüphelinin yurt içinde kayıtlı adresinin bulunduğu tespit edilmekle birlikte Cumhuriyet savcısının talimatıyla yapılan araştırmalarda şüphelinin 21.05.2022 tarihinde yurt dışına çıkış kaydının bulunduğu ancak ülkeye giriş kaydının olmadığının ve yurt dışı adres bilgisinin bulunmadığının tespit edildiği, şüpheli hakkında CMK'nın 98. maddesine göre yakalama emri düzenlediği ancak bu aşamaya kadar yakalanamadığı; dosya kapsamında yer alan araştırma raporları içeriklerine göre, söz konusu sosyal medya hesabında şüphelinin kendi fotoğrafının bulunduğu bir paylaşımının yer aldığı, şüphelinin emniyet bilgi sisteminde bulunan fotoğrafı ile paylaşılan fotoğraf mukayese edildiğinde fotoğrafların %70 oranında benzer olduğunun değerlendirildiği, yapılan bu tespitler doğrultusunda söz konusu sosyal medya hesabının kullanıcısının şüpheli ... olabileceğinin belirlendiği, mevcut delil durumunun şüpheli hakkında kamu davası açılması ve müsnet suçtan yargılanması için gerekli ve yeterli olan şüphe koşulunu sağladığı, bu nedenle somut olayda suçun sübutu ve vasfının tayini bakımından şüphelinin savunmasının alınmasının önem arz ettiği bir halden bahsedilmesininin mümkün olmadığı, Dairemizin müstekar içtihatlarının de aynı mahiyette olduğu anlaşıldığından, soruşturmanın başlamasından önce yurt dışına çıkış kaydı bulunan ancak ülkeye dönüş kaydı bulunmayan, kayıtlı bir yurt dışı adresi de tespit edilemeyen şüpheli hakkında yakalama emri çıkartılmasının üzerinden somut olayın özelliğine göre makul süre geçtiğinin kabul edilmesi gerektiği ve dosyadaki mevcut delil durumunun şüpheli hakkında kamu davası açılması ve müsnet suçtan yargılanması için gerekli ve yeterli olan şüphe koşulunu sağladığı nazara alındığında, iddianamenin iadesi kararına karşı yapılan itirazın kabulüne karar verilmesi gerekirken herhangi bir gerekçe belirtilmeksizin istemin reddine karar verilmesinde isabet bulunmamaktadır. II.KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Şanlıurfa 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.03.2023 tarihli ve 2023/38 değişik iş sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereğince, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3.5271 sayılı Kanun’un 309/4-(a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Şanlıurfa 6. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.03.2025 tarihinde karar verildi.