İçeriğe geç
AC
3. Ceza Dairesi Esas: 2023/20535 Karar: 2026/9312 Tarih: 2026

Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2023/20535 K.2026/9312

3. Ceza Dairesi 2023/20535 E. , 2026/9312 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/184 E., 2022/524 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bingöl 2. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/282 E., 2022/74 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : TCK'nın 314/2, 3713 ayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 62, 58/9, 53... . mad

Karar Özeti

3. Ceza Dairesi 2023/20535 E. , 2026/9312 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/184 E., 2022/524 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bingöl 2. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/282 E., 2022/74 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : TCK'nın 314/2, 3713 ayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 62, 58/9, 53... . mad

Karar Detayı

3. Ceza Dairesi 2023/20535 E. , 2026/9312 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/184 E., 2022/524 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bingöl 2. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/282 E., 2022/74 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : TCK'nın 314/2, 3713 ayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 62, 58/9, 53... . maddeleri uyarınca verilen mahkumiyet kararının kaldırılarak; CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; İhraç edilmeden önce emniyet mensubu olan sanığın gizli tanık ...'dan elde edilen dijital verilerin incelenmesi sonucu düzenlenen veri inceleme raporunda ... olarak kodlanması, ... kodunun FETÖ mensubu olup her şeyiyle teslim olan ancak yöneticilik vasfı olmayan polis memurlarını ifade etmesi, tanık sıfatıyla mahkeme huzurunda da dinlenilen ... .'nin "sanıkla birlikte 2013 yılı Haziran ayına kadar sohbetlere birlikte gittiklerini beyan etmesi karşısında; sanığın dosya kapsamına yansıyan eylemlerinin FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olduğunu gösterir nitelikte bulunduğu, bu kapsamda silahlı terör örgütü üyesi olmak suçundan mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken, delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde beraatine dair hüküm kurulması, Kanuna aykırı bulunmakla, bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.05.2026 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. MUHALEFET ŞERHİ Ayrıntıları Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 2017/1809 esas ve 2017/5155 sayılı kararında ve Dairemizce de benimsenen, istikrar kazanmış yargısal kararlarda açıklandığı üzere; Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir. Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, Syf 383 vd.). Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır (Toroslu özel kısım syf.263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf.28, Özgenç Genel Hükümler syf.280). Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Kuruluş, amaç, örgüt yapılanması ve faaliyet yöntemleri (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 2015/3 esas sayılı kararında anlatılan ve nihai amacı, Devletin Anayasal nizamını cebir ve şiddet kullanarak değiştirmek olduğu anlaşılan FETÖ/PDY terör örgütünün başlangıçta bir ahlak ve eğitim hareketi olarak ortaya çıkması ve toplumun her katmanının büyük bir kesimince de böyle algılanması, amaca ulaşmak için her yolu mübah gören, fakat sözde meşruiyetini sivil alanda dinden, kamusal alanda ise hukuktan aldığı izlenimi vermek için yeterli güce ulaşıncaya kadar alenen kriminalize olmamaya özen göstermesi gerçeği nazara alındığında, Polis memuru olarak görev yaparken yayımlanan KHK ile ihraç edilen sanık hakkında, dosya kapsamında yer alan tanık beyanının örgütün görünen yüzünün ortaya çıktığı dönemden öncesine ait olduğu, örgütün gizli haberleşme sistemi olan ByLock isimli programı kullandığına ilişkin ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı temin edilemediği, yine ... isimli gizli tanıktan elde edilen dijital materyallere ilişkin tanzim edilen veri inceleme raporuna göre "..." kodu ile kodlanmışken 2015 yılı itibariyle kodunun "... düştüğü de göz önüne alındığında, örgütün nihai amacını bildiği yönünde hakkında yeterli delil bulunmayan, oluş, iddia, mahkeme kabulü, sanığın dosya kapsamına yansıyan eylemleri ve tanık beyanları nazara alındığında; örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğuna ilişkin her türlü şüpheden uzak kesin kanaate varılamadığından bölge adliye mahkemesinin beraat kararının doğru ve yerinde olduğu kanaatiyle sayın çoğunluğun mahkumiyet hükmü kurulmasına yönelik bozma düşüncesine iştirak etmiyorum.

Özgün Analiz

Olay Özeti: İhraç edilmeden önce emniyet mensubu (polis memuru) olan sanık, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan yargılanmıştır. Gizli tanıktan elde edilen dijital verilerin incelendiği veri inceleme raporunda sanığın kodlanması ile bir tanığın sanıkla 2013 yılı Haziran ayına kadar örgütsel sohbetlere birlikte gittiği yönündeki beyanı delil olarak tartışılmıştır. İlk derece mahkemesinin mahkumiyet kararı bölge adliye mahkemesince kaldırılarak CMK 223/2-e uyarınca beraat kararı verilmiş, bu hükme karşı Cumhuriyet savcısı temyize gitmiştir.

Hukuki İlke: Örgüt üyeliğinin sabit sayılabilmesi için sanığın eylemlerinin örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla dahil olduğunu göstermesi gerekir; dosyaya yansıyan somut eylemler bu niteliği taşıyorsa mahkumiyet kararı verilmesi gerekir (TCK 314/2, 3713 sayılı Kanun 5/1, TCK 62, 58/9, 53). Daire çoğunluğu, sanığın eylemlerinin hiyerarşik yapıya dahil olduğunu gösterdiği, delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek beraat verilmesinin kanuna aykırı olduğu sonucuna varmıştır. Karşı oyda ise tanık beyanının örgütün görünen yüzünün ortaya çıktığı dönemden öncesine ait olduğu, ByLock ve kodlama verilerinin kesin kanaate ulaştıracak nitelikte bulunmadığı gerekçesiyle beraatin yerinde olduğu savunulmuştur.

Uygulama Sonucu: Beraat hükmünün CMK 302/2 uyarınca (delil takdirinde yanılgı gerekçesiyle) oy çokluğuyla BOZULMASINA karar verilmiştir.

Dava Strateji Notu: Savunma açısından, kodlama ve dijital veri raporlarının hangi tarih aralığına ait olduğu ile tanık beyanlarının örgütün silahlı terör örgütü olarak deşifre olduğu döneme (özellikle 17-25 Aralık 2013 ve 15 Temmuz süreçlerine) ilişkin bulunup bulunmadığı ayrıntılı biçimde ortaya konulmalıdır; örgütün 'görünen yüz' döneminden önceki temaslar, kesin kanaate ulaştıracak nitelikte olmadıkça hiyerarşik yapıya dahiliyet için tek başına yeterli sayılmamalıdır. Muhalefet şerhindeki bu argümanlar, benzer dosyalarda beraat/lehe savunma için dayanak oluşturur.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla