Karar Özeti
3. Ceza Dairesi 2023/22326 E. , 2025/22133 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/805 E., 2022/1132 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bolu 2. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/54 E., 2019/146 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : ..., ... hakkında; 5237 sayılı TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 3-
Karar Detayı
3. Ceza Dairesi 2023/22326 E. , 2025/22133 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/805 E., 2022/1132 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bolu 2. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/54 E., 2019/146 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : ..., ... hakkında; 5237 sayılı TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 3-5, 5237 sayılı Kanun 221/4, 62/1, 221/5, 53/1-2-3, 63. maddeleri uyarınca verilen mahkumiyet kararına ilişkin istinaf başvurularının esastan reddi ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 3-5, 5237 sayılı Kanun'un 62/1, 53/1-2-3, 63. maddeleri uyarınca verilen mahkumiyet kararına ilişkin istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenlerin sıfatı, başvurularının süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, Sanık ..., ... müdafilerinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği yasal şartları oluşmadığından reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; A. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine ilişkin temyiz talepleri ile olarak; Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, ilk derece mahkemesinin kabulü ile bölge adliye mahkemesinin kararında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanıklar hakkında; Yargılama sürecindeki usûli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddine, ancak; Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen cezanın 3713 sayılı Kanun’un 5. maddesi ile artırılması sırasında artırım oranının doğru uygulanmasına karşın uygulanan kanun maddesinin aynı Kanun’un 5/1 maddesi olarak gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı, sanıklar müdafileri, sanık ..., ...'ün temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303/1-c maddesi gereği ilk derece mahkemesi hükmünün ikinci paragrafından “3713 sayılı Yasanın 5. maddesi” ibaresi çıkartılarak yerine “3713 sayılı Kanun'un 5/1. maddesi” ibaresinin eklenmesi suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA B. Sanık ..., ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz talepleri ile olarak; 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin 4 üncü fıkrasının 2 nci cümlesinden yararlanabilmek için; failin yakalandıktan sonra bilgisi ölçüsünde örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde kendisinin ve diğer örgüt üyelerinin eylemleri, örgütün yapısı ve faaliyetleriyle ilgili yeterli ve samimi bilgi vererek suçtan pişmanlığım söz ve davranışlarıyla göstermesi gerekmektedir. Bu bilgi maddenin üçüncü fıkrasında aranan, örgütü çökertecek nitelikteki bilgi değildir. Verilen bilginin önemi cezanın belirlenmesinde dikkate alınmalıdır. (Kapatılan- Yargıtay 16. Ceza Dairesi, 12.05.2015 tarih, 2015/1426 esas 2015/1292 karar 26.10.2015 tarih, 2015/1565-3464 karar) Bu açıklamalar doğrultusunda; her ne kadar sanıklar hakkında şartları oluşmadığı gerekçesi ile etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; sanıkların etkin pişmanlıktan faydalanmak istediklerine ilişkin beyanları, göz önüne alındığında sanıkların tekrar dinlenerek 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin hukuki mahiyeti ve sonuçları tam olarak hatırlatılıp yeniden beyanlarının alınmasından sonra haklarında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılıp sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerektiğinin gözetilmemesi, C. Sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz talepleri ile olarak; Sanık ile birlikte ardışık arandığı tespit edilen şahıslarla ilgili herhangi bir soruşturma ya da kovuşturma olup olmadığı belirlendikten sonra bu kişilerin tüm aşama ifadelerinin getirtilerek tanık olarak dinlenmelerinin sağlanması, yine UYAP'ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasında araştırma yapılarak sanık ile ilgili herhangi bir beyan olup olmadığının tespiti ile varsa ifade sahiplerinin tanık sıfatıyla dinlenmeleri suretiyle tüm delillerin 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmada okunup tartışılmasından sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma neticesinde yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin ve sanık ...'ın temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Bolu 2. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.