Karar Özeti
3. Ceza Dairesi 2023/22546 E. , 2025/23334 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/247 E., 2023/596 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 2. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/203 E., 2023/28 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek ya
Karar Detayı
3. Ceza Dairesi 2023/22546 E. , 2025/23334 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/247 E., 2023/596 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 2. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/203 E., 2023/28 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme HÜKÜMLER : Sanık ... hakkında; TCK'nın 314/2; 3713 sayılı Kanun'un 5/1; 6415 sayılı Kanun'un 4/2; TCK'nın 53/1-2-3, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince hükmedilen mahkûmiyet kararının kaldırılarak; TCK'nın 314/2; 3713 sayılı Kanun'un 5/1; 6415 sayılı Kanun'un 4/2; TCK'nın 62/1, 53/1-2-3, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet, Sanık ... hakkında; TCK'nın 314/2; 3713 sayılı Kanun'un 5/1, 6415 sayılı Kanun'un 4/2, TCK'nın 53/1-2-3, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince hükmedilen mahkûmiyet kararının kaldırılarak; TCK'nın 314/2; 3713 sayılı Kanun'un 5/1; 6415 sayılı Kanun'un 4/2; TCK'nın 221/4-2. cümle, 62/1, 53/1-2-3, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet; Sanıklar ... ve ... hakkında; TCK'nın 314/2; 3713 sayılı Kanun'un 5/1; TCK'nın 53/1-2-3, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince hükmedilen mahkûmiyet kararlarının kaldırılarak; TCK'nın 314/2; 3713 sayılı Kanun'un 5/1; TCK'nın 62/1, 53/1-2-3, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet; Sanık ... hakkında; TCK'nın 314/3 ve 220/7 delaletiyle 314/2; 3713 sayılı Kanun'un 5/1; TCK'nın 53/1-2-3 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince hükmedilen mahkûmiyet kararının kaldırılarak; CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraat; Sanık ... hakkında TCK'nın 314/2; 3713 sayılı Kanun'un 5/1, 6415 sayılı Kanun'un 4/2; TCK'nın 221/4-2. cümle, 62/1, 53/1-2-3, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince hükmedilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında onama, Sanık ... hakkında bozma Bölge adliye mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle; Temyiz edenlerin sıfatı, başvurularının süresi, kararların niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1. Sanık ... hakkında hükmedilen mahkumiyet kararına karşı sanık müdafii ve bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından yapılan temyiz başvurularının incelenmesinde; Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin ve bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler yerinde görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA, 2. Sanıklar ..., ... ve ... hakkında hükmedilen mahkumiyet kararları ile sanık ... hakkında hükmedilen beraat kararına karşı sanıklar müdafileri ile bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından yapılan temyiz başvuruları ile sanık ... hakkında hükmedilen istinaf başvurusunun esastan reddi kararına karşı sanık ve müdafii tarafından yapılan temyiz başvurularının incelenmesinde; a) ... yönünden; Silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği kabul edilen sanığın mahkumiyetine ilişkin yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1. Anayasa'nın 138/1. maddesi hükmü, TCK’nın 61/1. maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle aynı Kanun'un 3/1. maddesi uyarınca; suçun işleniş biçimi, işlendiği yer ve zaman, meydana gelen tehlikenin ağırlığı göz önünde bulundurularak, dosya kapsamına göre; sanığın, örgütün yeniden yapılanmasında görev alarak örgüt içerisinde Konya Birim sorumlusu olarak görev yaptığının ve diğer sanık ...'ı muavenetçi olarak görevlendirdiğinin tespit edilmiş olması nazara alındığında, sanığın örgütün yeniden yapılanmasındaki konumu ve faaliyetleri gözetilerek alt sınırdan daha fazla uzaklaşılması suretiyle hakkaniyete uygun makul bir ceza tayini gerekirken yazılı şekilde eksik ceza tayini edilmiş olması; 2. Sanığın, örgütün yeni yapılanmasında muavenet olarak adlandırılan eylemleri organize eden kişi konumunda bulunduğu ve örgütle iltisaklı kişilere birden fazla kez fon sağlama eyleminde bulunduğu anlaşıldığından, 6415 sayılı Kanun'un 4/2. maddesi uyarınca belirlenen cezada arttırım yapılırken hakkaniyete uygun daha yüksek bir arttırım oranı belirlenerek ceza tayini gerekirken yazılı şekilde 1/6 oranında arttırım yapılmak suretiyle eksik ceza tayin edilmiş olması; 3. Hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçu yönünden devam eden kovuşturması bulunduğunu bilen ve yakalama emri ile aranan sanığın, uzunca bir süre gaybubet evi olduğu değerlendirilen yerde saklanarak yargılama sürecinde göstermiş olduğu olumsuz davranış, ayrıca aynı suçtan yargılanmasına rağmen örgütün yeni yapılanmasında sorumlu düzeyde görev alarak örgütün diri tutulmasına ve örgüt mensuplarının örgüte bağlılıklarının korunmasına yönelik faaliyetlerine devam etmesi şeklindeki suçtan pişmanlık göstermeyen fiilden sonraki davranışları nazara alındığında hatalı değerlendirmeyle koşulları oluşmadığı halde TCK'nın 62/1. maddesi gereğince takdiri indirim uygulanması suretiyle eksik ceza tayin edilmiş olması; b) ... yönünden; Silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği kabul edilen sanığın mahkumiyetine ilişkin yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; Anayasa'nın 138/1. maddesi hükmü, TCK’nın 61/1. maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle aynı Kanun'un 3/1. maddesi uyarınca; suçun işleniş biçimi, işlendiği yer ve zaman, meydana gelen tehlikenin ağırlığı göz önünde bulundurularak, dosya içerisinde bulunan emniyet mahrem yapılanmasına ilişkin veri inceleme raporu ve bu raporu doğrular nitelikteki tanık anlatımlarına göre; sanığın, örgütün emniyet mahrem yapılanmasında öğretmen konumundaki mahrem imamların üstünde müdür yardımcısı/zümre başkanı olarak görev yapmış olması nazara alındığında, sanığın örgütsel konumu ve faaliyetleri gözetilerek alt sınırdan daha fazla uzaklaşılması suretiyle hakkaniyete uygun makul bir ceza tayini gerekirken yazılı şekilde eksik ceza tayin edilmiş olması; c) ... yönünden; TCK'nın 221/6. maddesinde etkin pişmanlık hükümlerinin birden fazla kez uygulanamayacağının hüküm altına alındığı, değişiklikle Kanun metnine eklenen fıkranın madde gerekçesinde Kanun koyucu tarafından "5237 sayılı Kanun'un 221. maddesine bir fikra eklenmek suretiyle örgütlü suçlulukta, etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmaya sınırlama getirilmiştir." şeklinde değerlendirme yapıldığı, Anayasa'nın 38. maddesine göre suçluluğu mahkeme kararı ile saptanıncaya kadar kimsenin suçlu sayılamayacağı, Anayasa hükmü ve madde gerekçesinden hareketle TCK'nın 221/6. maddesinde yer verilen bu düzenlemenin, hakkında etkin pişmanlık hükümleri uygulanıp verilen hüküm kesinleştikten sonra aynı veya benzer suçu işleyen ve yeniden etkin pişmanlıktan faydalanmak isteyen sanıklar yönünden bir kez daha etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanamayacağı şeklinde değerlendirilmesi gerektiği, aksi yöndeki kabulün önceki hüküm kesinleşmeden sanığın suçluluğunun sabit olduğunun kabulü anlamına gelebileceği ve Anayasa'nın 38. maddesine aykırılık oluşturacağı, somut olayda sanığın hem önceki mahkumiyet kararını kapsayan döneme ilişkin hem de yeni yapılanmadaki faaliyetlere ilişkin anlatımlarda bulunduğu göz önüne alındığında, sanık hakkında görülmekte olan eldeki bu dosyada etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmış olmasında bir isabetsizlik görülmediği belirlenerek ve sanığın önceki eylemlerine ilişkin yargılamasının yapıldığı Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/19 esas sayılı dosyasına işbu bozma ilamının bir nüshasının gönderilmesine karar verilerek yapılan incelemede; Silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği kabul edilen sanığın mahkumiyetine ilişkin yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1. Anayasa'nın 138/1. maddesi hükmü, TCK’nın 61/1. maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle aynı Kanun'un 3/1. maddesi uyarınca; suçun işleniş biçimi, işlendiği yer ve zaman, meydana gelen tehlikenin ağırlığı göz önünde bulundurularak, dosya kapsamına göre; sanığın, örgütün yeniden yapılanmasında görev alarak fiilen muavenetçi olarak görev yaptığının tespit edilmiş olması nazara alındığında, sanığın yeni yapılanmadaki örgütsel konumu ve faaliyetleri gözetilerek alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle hakkaniyete uygun makul bir ceza tayini gerekirken yazılı şekilde eksik ceza tayini edilmiş olması; 2. Sanığın, örgütün yeni yapılanmasında fiilen muavenetçi olarak görev yaptığı ve örgütle iltisaklı kişilere birden fazla kez fon sağlama eyleminde bulunduğu anlaşıldığında, 6415 sayılı Kanun'un 4/2. maddesi uyarınca belirlenen cezada arttırım yapılırken hakkaniyete uygun daha yüksek bir arttırım oranı belirlenerek ceza tayini gerekirken yazılı şekilde 1/6 oranında arttırım yapılmak suretiyle eksik ceza tayini edilmiş olması; d) ... yönünden; sanığın dosyaya yansıyan eyleminin, ... isimli temyiz dışı şahsın kendisine bildirdiği ve daha önce polis memuru olarak görev yaparken örgüt üyeliği suçu nedeniyle ceza evinde olan kişinin eşine yardım ulaştırılmasını teminen ilgili kişinin bilgilerini, örgütün yeni yapılanmasında muavenetçi olarak görev yapan ...'e iletmekten ibaret olduğu, sanık ile ... isimli kişinin arasında geçen konuşmalardan sanığın, ...'in yeni yapılanmada muavenetçi olarak görev yaptığını bildiğinin ve yardım yapılması düşünülen söz konusu kişinin bilgilerini ...'e ilettiğinin konuşma içeriklerinden anlaşıldığı, bununla birlikte yardım yapılması düşünülen kişiye söz konusu yardımın ulaştırıldığına veya fon sağlandığına dair bir tespitin yapılamadığı, bu haliyle 6415 sayılı Kanun'un 4/2. maddesinde düzenlenen terörizmin finansmanın suçunun oluşmayacağı; yine sanığın dosyaya yansıdığı şekilde tek bir eylemden ibaret olan söz konusu faaliyetinin silahlı terör örgütüne üye olmak suçunun unsurları olan örgütle organik bağ kurulması ve süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk içeren eylem ve faaliyetler olarak da kabul edilemeyeceği, bu haliyle TCK'nın 314/2. maddesinde düzenlenen silahlı terör örgütüne üye olmak suçunun da oluşmayacağı; ancak sanığın, örgütün yeni yapılanmasında muavenetçi olarak görev yaptığını bildiği ...'e, hakkında örgüt üyeliğinden işlem yapılmış kişinin eşine yardım ulaştırılmasını teminen, yardım yapılacak kişinin bilgilerini ...'e bildirmesi şeklindeki eyleminin örgütün mensuplarının dağılmasının, çözülmesinin önüne geçilmesi ve örgütsel bağlılığın sürdürülmesine matuf nitelikte olduğu, bu nedenle sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçunu oluşturacağı ve bu suçtan mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde beraatine karar verilmiş olması; e) ... yönünden; TCK'nın 221/6. maddesinde etkin pişmanlık hükümlerinin birden fazla kez uygulanamayacağının hüküm altına alındığı, değişiklikle Kanun metnine eklenen fıkranın madde gerekçesinde Kanun koyucu tarafından "5237 sayılı Kanun'un 221. maddesine bir fikra eklenmek suretiyle örgütlü suçlulukta, etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmaya sınırlama getirilmiştir." şeklinde değerlendirme yapıldığı, Anayasa'nın 38. maddesine göre suçluluğu mahkeme kararı ile saptanıncaya kadar kimsenin suçlu sayılamayacağı, Anayasa hükmü ve madde gerekçesinden hareketle TCK'nın 221/6. maddesinde yer verilen bu düzenlemenin, hakkında etkin pişmanlık hükümleri uygulanıp verilen hüküm kesinleştikten sonra aynı veya benzer suçu işleyen ve yeniden etkin pişmanlıktan faydalanmak isteyen sanıklar yönünden bir kez daha etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanamayacağı şeklinde değerlendirilmesi gerektiği, aksi yöndeki kabulün önceki hüküm kesinleşmeden sanığın suçluluğunun sabit olduğunun kabulü anlamına gelebileceği ve Anayasa'nın 38. maddesine aykırılık oluşturacağı, somut olayda sanığın hem önceki mahkumiyet kararını kapsayan döneme ilişkin hem de yeni yapılanmadaki faaliyetlere ilişkin anlatımlarda bulunduğu, tüm bu hususlar bir bütün olarak değerlendirildiğinde, sanık hakkında görülmekte olan eldeki bu dosyasında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmış olmasında bir isabetsizlik görülmediği belirlenerek yapılan incelemede; Silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği kabul edilen sanığın mahkumiyetine ilişkin yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık ve müdafiinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler yerinde görülmediğinden sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1. Anayasa'nın 138. maddesinin birinci fıkrası hükmü, 5237 sayılı Kanun’un 61. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle aynı Kanun'un 3. maddesinin birinci fıkrası uyarınca; suçun işleniş biçimi, işlendiği yer ve zaman, meydana gelen tehlikenin ağırlığı göz önünde bulundurularak, hakkaniyete uygun bir ceza tayini gerekirken temel cezanın belirlenmesinde suçun unsurlarının teşdit sebebi olarak nazara alınamayacağı da gözetilmeden, 5237 sayılı Kanun’un 61. maddesinin üçüncü fıkrasına aykırı olarak alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle hüküm kurulması, 2. Sanığın, örgütün yeni yapılanmasında fiilen muavenetçi olarak görev yaptığı ve örgütle iltisaklı kişilere birden fazla kez fon sağlama eyleminde bulunduğu anlaşılmakla birlikte 6415 sayılı Kanun'un 4/2. maddesi uyarınca belirlenen cezada arttırım yapılırken, işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde hakkaniyete uygun bir arttırım oranı belirlenmesi gerekirken, teşdidin derecesinde hataya düşülerek yazılı şekilde fazla ceza tayin edilmesi; Kanuna aykırı, sanık ..., sanıklar müdafileri ve bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükümlerin 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, sanık ... hakkında önceki dosyasında devam eden yargılama nedeniyle işbu bozma ilamının bir nüshasının Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/19 esas sayılı dosyasına GÖNDERİLMESİNE, sanıklar ..., ... ve ...'nın tutuklulukta geçirdikleri süre, bozma nedenleri ve atılı suç için kanun maddelerinde öngörülen ceza miktarı gözetilerek TUTUKLULUK HALLERİNİN DEVAMINA, dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304. maddesi uyarınca Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.