İçeriğe geç
AC
3. Ceza Dairesi Esas: 2023/23009 Karar: 2026/9075 Tarih: 2026

Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2023/23009 K.2026/9075

3. Ceza Dairesi 2023/23009 E. , 2026/9075 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/740 E., 2022/806 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 2. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/223 E., 2020/46 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM: TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. m

Karar Özeti

3. Ceza Dairesi 2023/23009 E. , 2026/9075 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/740 E., 2022/806 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 2. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/223 E., 2020/46 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM: TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. m

Karar Detayı

3. Ceza Dairesi 2023/23009 E. , 2026/9075 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/740 E., 2022/806 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 2. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/223 E., 2020/46 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM: TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Ayrıntıları Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 2017/1809 esas ve 2017/5155 sayılı kararında ve Dairemizce de benimsenen, istikrar kazanmış yargısal kararlarda açıklandığı üzere; Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir. Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, Syf.383 vd.). Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır (Toroslu özel kısım syf.263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf.28, Özgenç Genel Hükümler syf.280). Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Kuruluş, amaç, örgüt yapılanması ve faaliyet yöntemleri (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 2015/3 esas sayılı kararında anlatılan ve nihai amacı, Devletin Anayasal nizamını cebir ve şiddet kullanarak değiştirmek olduğu anlaşılan FETÖ/PDY terör örgütünün başlangıçta bir ahlak ve eğitim hareketi olarak ortaya çıkması ve toplumun her katmanının büyük bir kesimince de böyle algılanması, amaca ulaşmak için her yolu mübah gören, fakat sözde meşruiyetini sivil alanda dinden, kamusal alanda ise hukuktan aldığı izlenimi vermek için yeterli güce ulaşıncaya kadar alenen kriminalize olmamaya özen göstermesi gerçeği nazara alındığında, Sanığın aşamalardaki savunmasında, 2007 yılından 17-25 Aralık 2013 tarihine kadar görev yaptığı süre içerisinde yapının çeşitli sohbetlerine katıldığını, sonrasında örgütten ayrıldığını beyan etmesi karşısında; maddi gerçeğin tam olarak ortaya çıkması bakımından, sanığın örgütün görünen yüzü ortaya çıktıktan sonra örgüt içerisinde herhangi bir eylem ya da faaliyetinin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespitine çalışılması, tespit edilememesi halinde beraat kararı, tespiti durumunda hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan başlanılan soruşturmadan sonra savcılığa dilekçe ile başvuran, kolluk tarafından bilgi sahibi sıfatı ile ifadesi alınıp teşhis işlemi yaptırılan ve aşamalardaki savunmasında etkin pişmanlık kapsamında örgüt ve mensupları hakkında örgütte kaldığı süre, örgüt içindeki konum ve faaliyetlerine uygun bilgiler verdiği anlaşılan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının birinci cümlesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verilip verilmeyeceğinin tartışılması suretiyle bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Mersin 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Sanık FETÖ/PDY üyeliğinden mahkûm edilmiş, istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir. Sanık savunmasında 2007 ile 17-25 Aralık 2013 dönemine kadar yapının çeşitli sohbetlerine katıldığını, sonrasında ayrıldığını beyan etmiştir. Ayrıca soruşturma sonrası savcılığa dilekçeyle başvurup örgüt ve mensupları hakkında bilgi verdiği anlaşılmaktadır.

Hukuki İlke: Örgüt üyeliği, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olup iradesini örgüt iradesine terk eden ve süreklilik, çeşitlilik, yoğunluk gösteren organik bağ kuran kişide oluşur; sohbetlere katılma veya sempati tek başına yeterli değildir. Örgütün görünen yüzü ortaya çıktıktan (17-25 Aralık 2013) sonra sanığın örgütsel eylem/faaliyeti şüpheye yer bırakmayacak şekilde tespit edilemezse beraat; tespit edilir ancak sanık örgütte kaldığı süre ve konumuna uygun bilgi vermişse TCK 221/4-1. cümle uyarınca ceza verilmesine yer olmadığı kararı tartışılmalıdır.

Uygulama Sonucu: Eksik araştırma nedeniyle bozma (CMK 302/2).

Dava Strateji Notu: Örgütün deşifre olduğu tarihten sonra somut örgütsel faaliyet tespit edilemiyorsa beraat, tespit ediliyor ama sanık erken ve faydalı bilgi vermişse TCK 221/4-1. cümle uyarınca ceza verilmesine yer olmadığı yolu izlenmelidir; savunma faaliyetin kesildiği tarihi ve verilen bilgilerin niteliğini öne çıkarmalıdır.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla