Karar Özeti
3. Ceza Dairesi 2023/24440 E. , 2024/8385 K. "İçtihat Metni" SAYISI : 2021/1392 E., 2022/783 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne yardım etme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen
Karar Detayı
3. Ceza Dairesi 2023/24440 E. , 2024/8385 K. "İçtihat Metni" SAYISI : 2021/1392 E., 2022/783 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne yardım etme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İzmir 15. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.07.2021 Tarih, 2021/135 Esas 2021/336 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir. 2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 21.04.2022 Tarih ve 2021/1392 Esas 2022/783 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik O yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 07.09.2023 tarihli ve bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri özetle; 1.Sanığa ait ''[email protected]'' e-mail adresi ile ilişkili ByLock isimli uygulamaya ait veri kayıtlarına rastlanılması, 2.Tanık beyanlarına göre sanığın 2012 yılına kadar örgütün sohbet adı altındaki toplantılarına katıldığının tespit edilmesi, 3.Sanığın örgütle iltisaklı dernek ve sendikalara üye olduğunun belirlenmesi gözetildiğinde sanığın silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan cezalandırılması gerektiğine, Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü "Sanık ... hakkında; silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek suçundan cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır. Sanık savunmalarında özetle; FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üye olmadığını, silahlı terör örgütünün güdümünde olan Bank Asyaya örgüt elebaşının talimatıyla para yatırmadığını, nar bahçesinden elde ettiği geliri faizsiz bankacılık olması sebebiyle Bank Asya'ya yatırdığını, tanık beyanlarındaki aleyhe hususları kabul etmediğini beyan ettiği, Tanık ..., oğlunun öğretmeni olması sebebiyle sanığı tanıdığını, kendisinin 17-25 Aralık sürecinden önce örgüte ait yurtta müdürlük yaptığını bu süreçte sanığın oğlunun yurda gelip gittiğini beyan ettiği, tanık ... kendisinin 2008-2009 yıllarında sohbetlere katıldığını sonrasında gitmeyi bıraktığını, sanığı da bu sohbetlerde gördüğünü beyan ettiği, tanık ... 2012 yılına kadar sohbetlere katıldığını sanığında katılan kişilerden olduğu yönünde ifade verdiği, mahkeme aşamasında ise sanığın örgütsel faaliyetlerine ilişkin bilgi ve görgüsünün olmadığını beyan ettiği, tanık ... kendisinin ve sanığın 2009 yıllarında sohbetlere katıldıklarını ifade ettiği, mahkeme aşamasında ise örgütsel faaliyetlerine ilişkin bilgi ve görgüsünün olmadığını beyan ettiği, Sanığın Bank Asyada bulunan hesaplarına ilişkin dosyada mevcut bilirkişi raporunda sanığın örgüt liderinin çağrısıyla hesabında artırıma gittiği iddia edilmiş ise de dosyada mevcut bilirkişi raporunun tetkikinde; Bank Asya hesap hareketleri ve bakiye miktarları dikkate alındığında Ocak 2014 tarihinde hesabında artışa gittiği görülse de ikinci çağrı tarihinde hesabında artışa gitmediği, Bank Asya'nın kayyuma devrinden önce hesaplarında azalışa gitmediği, kayyuma devrinden sonraki tarihlerde de hesabında mevduat bulundurarak banka ile çalışmaya devam ettiği, tanık beyanlarının örgütün cemaat olarak bilindiği döneme ilişkin olarak, dini amaçla gerçekleştirilen sohbetlere gidip gelmekten ibaret olduğu, bu sebepler ile sanığa ait Bank Asya hesap hareketleri ve bakiye bilgilerinin sanığın örgüt liderinin çağrısına uyarak gerçekleştirmediğine dair savunmasının aksinin ispat edilemediği, iddianın ortaya koyulan ispat vasıtaları ile çürütülemediği, Söz konusu suçun kasten işlenebilen bir suç oluşu ve kanun hükmü dikkate alındığında sanığın müsnet suçtan cezalandırılabilmesi için söz konusu bankaya, örgüt elebaşının talimatı üzerine ve örgüte yardımda bulunmak kastıyla para yatırması gerektiği, amacının somut olayda maddi gerçeğe ulaşarak adaleti sağlamak, suçu işlediği sabit olan faili cezalandırmak olan ceza muhakemesinin en önemli ve evrensel nitelikteki ilkelerinden biri de, öğreti ve uygulamada; "suçsuzluk" ya da "masumiyet karinesi" olarak adlandırılan kuralın bir uzantısı olan ve Latincede; "in dubio pro reo" olarak ifade edilen "şüpheden sanık yararlanır" ilkesi oluşu ve bu ilkenin özünün ceza davasında sanığın mahkumiyetine karar verilebilmesi bakımından göz önünde bulundurulması gerektiği, sanığın bir suçtan cezalandırılmasına karar verilebilmesinin temel şartının suçun hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak kesinlikle ispat edilebilmesi, gerçekleşme şekli şüpheli veya tam olarak aydınlatılamamış olaylar ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak mahkûmiyet hükmü kurulamayacağı, ceza mahkûmiyetinin herhangi bir ihtimale binaen, toplanan delillerin bir kısmına dayanılıp diğer kısmı göz ardı edilerek ulaşılan kanaate değil, kesin ve açık bir ispata ve hiçbir şüphe veya başka türlü oluşa imkân vermeyecek açıklıkta olması gerekliliği değerlendirilerek sanığın üzerine atılı suçu işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle sanığın beraatine karar verilmiştir. Yukarıda açıklanan somut deliller ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında sanık hakkında anayasa, kanunlara ve hukuka uygun olarak oluşan vicdani kanaate göre aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Mahkemenin gerekçesi ve dosya kapsamı nazara alındığında tebliğnamede bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. Yapılan yargılama sonunda yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğu anlaşılmakla; Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 21.04.2022 Tarih ve 2021/1392 Esas 2022/783 sayılı kararında Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısınca öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İzmir 15. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.06.2024 tarihinde karar verildi.