Karar Özeti
3. Ceza Dairesi 2023/24544 E. , 2024/7375 K. "İçtihat Metni" SAYISI : 2021/557 E., 2022/884 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kar
Karar Detayı
3. Ceza Dairesi 2023/24544 E. , 2024/7375 K. "İçtihat Metni" SAYISI : 2021/557 E., 2022/884 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Eskişehir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.04.2021 tarih, 2020/372 Esas 2021/206 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir. 2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin 04.10.2022 tarih ve 2021/557 Esas 2022/884 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik O yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. 3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 23.11.2023 tarihli ve bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri özetle; 1-Birden fazla hattı bulunan sanık hakkında ByLock sorgusu yapılması gerektiğine, 2-Örgüt üyesi şahıslarla irtibatı bulunup bulunmadığının tespitine dair HTS analiz raporu alınmasına, 3-Ankesörlü hatlardan başkaca aramalarının olup olmadığının tespitine, 4-Sanıkla birlikte ardışık olarak aranan ve astsubay oldukları FETÖ üyeliğinden haklarında kamu davası açılmış olduğu tespit edilen tüm şahısların soruşturma/kovuşturma dosyalarının kül halinde celp ve tetkik edilmesine,.... Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü "Sanığın örgütle irtibatının lise döneminde yapıya ait evlerde ders çalışmasıyla başladığı ve astsubay olduğu dönemde kısa süreli devam ettiği görülmektedir. Sanığın lise döneminde yapıya ait evlerde ders çalışma ve kendisiyle ilgilenmeye çalışan mahrem abiyle birkaç kez görüşme dışında örgütte bir faaliyetinin veyahut örgütte bir konumu olup olmadığının tespit edilemediği görülmektedir. Sanığın alınan savunmasında 2012 yılı itibariyle yapı ile irtibatını kopardığı ve kendisini bir süre daha ankesörlü hatlardan aradıklarını, 2013 yılında ... isimli mahrem abinin kendisiyle irtibata geçtiği ve baskılar sonucu bir kez görüşmek dışında görüşmediği ve bir süre daha ankesörlü hatlardan aranmaya devam edildiğini beyan ettiği, sanık savunması ile ardışık aranma tarihleri incelendiğinde kişi, zaman ve yer bakımından birbiriyle uyumlu olduğu zira sanığın aramalarının kendisiyle aynı grupta olduğunu beyan ettiği ... isimli şahısla Ocak - Temmuz 2012 tarihleri arasında ardışık diye tabir edilen yöntemle olduğu, her ne kadar sanığın Ağustos - Ekim 2014 tarihleri arasında birden fazla kez ardışık diye tabir edilen yöntemle arandığı tespit edilmiş ise de sanığın Ağustos - Ekim 2014 tarihleri arasında Tokat ilinde görev yaptığı, tespit edilen ardışık aramaların İstanbul ilinden gerçekleştiği, sanık ile ardışık arandığı tespit edilen şahısların getirtilen beyanlarında Ağustos - Ekim 2014 tarihleri arasında ...'in Balıkesir, ...'in Ankara ve ...'nın Çukurca/Hakkari'de bulunduğunun anlaşıldığı, yapılan soruşturma ve yargılamalardan bilindiği üzere örgüt içerisinde gizliliği sağlamak için mahrem abilerin kendilerine bağlı askeri personelleri buluşma günü öncesi ankesörlü hatlardan aradıkları, yapılan bu aramalarda birbiri ardına aranan şahısların çoğunlukla aynı grup içerisinde ve aynı mahrem abiye bağlı olduklarının bilindiği, bu grupların en fazla 3 kişiden ibaret olduğu, bu kapsamda yapılan incelemede yapılan ardışık aramaların İstanbul ilinden yapıldığı, sanık ile ardışık arandığı tespit edilen şahısların aynı tarihlerde aynı yerlerde bulunmadıkları bu suretle bir araya gelerek görüşme imkanlarının bulunmadıkları ve bu durumun ardışık arama yönteminin mantığıyla uyumlu olmadığı zira bu aramaların mahrem abiler tarafından buluşma öncesi hatırlatma için yapıldığının bilindiği, bu suretle bu tarihlerde ardışık aranmalarının örgütsel saik ile yapıldığı ve sanığın örgüt ile irtibatını devam ettirip ettirmediği hususunda kesin bir kanaat elde edilemediği, zira hem yapılan aramaların ardışık arama mahiyetinde kabul edilemeyeceği hem de sanık ile ardışık aranan askeri şahısların sanığı tanımadığının anlaşıldığı ve ardışık arama metodu yöntemi haricinde sanık hakkında örgüt üyesi olduğuna ilişkin beyanda bulunan herhangi bir tanık beyanı da bulunmadığı, sanığın savunmasının aksini kanıtlayacak herhangi bir delilin dosyada bulunmadığı, 17/25 Aralık sürecinden sonra örgütün kamuoyunda bilinmeye başladığı, 17/25 Aralık sürecinden sonra sanık ile irtibatı kurduğunu söyleyen ve örgüt içerisinde devam ettiğini belirten herhangi bir tanık beyanının bulunmaması, sanığın 17/25 Aralık sürecinden önce bağını koparmak istemesi, ardışık arama tarihlerinin sanığın savunmasını desteklediği ve sanığın savunmasını doğrular nitelikte olması ve tespit edilen delillerin sanığın FETÖ/PDY terör örgütü ile organik bağ kurarak örgüt hiyerarşisi içerisinde hareket ettiği yönünde kesin bir kanı oluşturamadığı, sanığın savunmalarının aksini kanıtlayan ve sanığın FETÖ terör örgütü ile 2014 sonrasında irtibatlı olduğunu gösterir başkaca bir delil bulunmadığı, bu suretle sanığın örgüt içerisinde süreklilik, yoğunluk ve çeşitlilik içeren eylemlerle faaliyette bulunup bulunmadığın tespit edilemediği nazara alınarak tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde, sanığın FETÖ/PDY terör örgütü ile organik bağ kurarak örgüt hiyerarşisi içerisinde hareket ettiği yönünde kesin bir kanı oluşturabilecek her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden sanığın üzerine atılı FETÖ/PDY terör örgütüne üye olma suçundan beraatine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmamıştır. IV. GEREKÇE Örgütle irtibatını ortaya koyan beyanlarda bulunan sanığın, ardışık aranma tarihlerinin beyanları ile uyumlu olduğu, ardışık arandığı tüm şahısların dinlendiği ve sanık aleyhine beyanlarının bulunmadığı anlaşılmakla tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir. Yapılan yargılama sonunda yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğu anlaşılmakla; Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin 04.10.2022 tarih ve 2021/557 Esas 2022/884 sayılı kararında Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısınca öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Eskişehir 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.06.2024 tarihinde karar verildi.