Karar Özeti
3. Ceza Dairesi 2023/2559 E. , 2023/2862 K. "İçtihat Metni" DURUŞMA TALEPLİ İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte yardım etme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik is
Karar Detayı
3. Ceza Dairesi 2023/2559 E. , 2023/2862 K. "İçtihat Metni" DURUŞMA TALEPLİ İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte yardım etme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, sanık hakkında tayin olunan cezanın süresi itibariyle yasal şartları oluşmadığından CMK'nın 299 uncu maddesi gereğince reddine karar verilmiştir. I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.10.2020 tarihli ve 2019/210 Esas, 2020/349 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314/3 üncü ve 220/7 nci maddeleri delaletiyle 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 220 nci maddesinin yedinci fıkrasının son bendi, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin, 27.10.2021 tarihli ve 2021/9 Esas, 2021/1338 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 16.12.2022 tarih ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle, 1.Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, 2.Suçta ve cezada kanunilik ilkesinin, evrensel hukuk ilkelerinin gözetilmesi gerektiğine, 3. Savunmaların göz ardı edildiğine, 4.Bank ... hesap hareketlerinin rutin bankacılık işlemi olduğuna, talimatla hareket etmediğine, 5. İddia olunan eylem tarihleri itibariyle, yargı kararıyla belirlenmiş terör örgütünün bulunmadığına, 2014 yılında gerçekleşen bir eylemin örgüte yardım suçunu oluşturduğu iddiasının hukuken kabul edilemeyeceğine, 6.İddianamede ve gerekçeli kararda sanığa atfedilen suçlamaların ve dosyadaki delillerin somut suç şüphesini ortaya koymadığına, 7.Sanık hakkında yardım suçundan yapılan indirim oranının gerekçesiz şekilde hakkaniyete aykırı uygulandığına, 8.Hata hükümlerinin uygulanması gerektiğine, 9.Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Dosya içerisinde mevcut Masak Raporu, Bank ... hesap hareketleri, hesap hareketlerine ilişkin rapor ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; örgüt elebaşının talimatı üzerine Bank ... hesabına para yatıran/hesap açan sanığın eylemlerinin, üyelik için aranan süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk unsurlarını taşımadığı, sanığın, şeklen banka ile müşteri ilişkisi hukuka uygun gözükse de gerçekte söz konusu "terör örgütünün" amacını bilerek desteklemesi ve bu destekle bankaya yarar sağlaması kastıyla hareket ederek, "bankanın sırf mali yapısının güçlendirilmesi" amacıyla hesabına para yatırdığı/hesap açtığı; "örgüt liderinin çağrısı" ile yatırılan paranın mülkiyeti sanığa ait olmakla birlikte, sanığın maksadının paranın bankanın malvarlığına terk edilmesi değil, sadece mali vaziyetinin güçlü tutulması olduğu görülmekle sanık yönünden "FETÖ silahlı terör örgütü içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme" suçunun unsurlarının oluşacağı mahkemece kabul edilerek mahkumiyetine ilişkin hüküm kurulmuştur. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Yargılama giderlerinin tahsiline karar verilirken, duruşmada SEGBİS vasıtasıyla kaydedilen savunmaya ilişkin SEGBİS çözüm tutanağını düzenleyen bilirkişiye ödenen ücretin yargılama gideri olarak sanığa yükletilemeyeceği tespitiyle, bu hususun düzeltilmesi dışında, İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Oluş, iddia, mahkeme kabulü, sanık müdafiinin temyizinin kapsamı ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında; BDDK'nun 29.05.2015 tarihli kararı ile temüttü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen ve 22 Temmuz 2016 tarihli kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 107 nci maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı ... Katılım Bankası A.Ş.'de gerçekleştirilen rutin hesap hareketlerinin örgütsel faaliyet ya da örgüte yardım etmek kapsamında değerlendirilemeyeceğinin tespitiyle, Dosya kapsamında yer alan Bank ... hesap hareketleri dökümü ve bilirkişi raporuna göre; 26.08.2009 yılında söz konusu bankada ilk kez hesap açtıran sanığın, her ne kadar talimat tarihiyle uyumlu olarak tek katılım hesabının bulunduğu anlaşılmışsa da, talimat tarihleriyle uyumlu olmayan katılım hesaplarının da bulunduğu ve Bank Asyanın TMSF'ye devrinden sonraki dönem olan Ağustos ayı itibariyle katılım hesabının kapatıldığı ve söz konusu bankada TMSF'ye devir sonrası da işlemler gerçekleştirdiği ve hesabı kullanmaya devam ettiği anlaşılmakla; hesap hareketlerinin örgüt liderinin talimatı ile geçekleştiğine dair delil bulunmadığından rutin bankacılık işlemi sonucu gerçekleştiği gözetilerek, örgüte yardım kastıyla hareket ettiğine dair her türlü şüpheden uzak delil bulunmayan sanığın atılı suçtan beraatine karar verilmesi gerekirken delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde mahkumiyetine yönelik hüküm kurulmasında hukuka aykırılık görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin, 27.10.2021 tarihli ve 2021/9 Esas, 2021/1338 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.04.2023 tarihinde karar verildi.