İçeriğe geç
AC
3. Ceza Dairesi Esas: 2023/25844 Karar: 2024/15636 Tarih: 2024

Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2023/25844 K.2024/15636

3. Ceza Dairesi 2023/25844 E. , 2024/15636 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/233 - 2021/240 SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin

Karar Özeti

3. Ceza Dairesi 2023/25844 E. , 2024/15636 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/233 - 2021/240 SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin

Karar Detayı

3. Ceza Dairesi 2023/25844 E. , 2024/15636 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/233 - 2021/240 SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin, 04.11.2020 tarihli ve 2019/11938 Esas, 2020/5341 sayılı bozma kararı üzerine; 1. Ankara 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.12.2021 tarihli ve 2021/233 Esas, 2021/240 sayılı kararı ile; Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesi'nin ilamına direnilmesine ve sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesi, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin yedinci ve dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca mahkûmiyet kararı verilmiştir. 2. Yargıtay 3. Ceza Dairesi'nin 14.09.2022 tarihli 2022/13865 Esas, 2022/4345 sayılı kararı ile; Dairenin bozma ilamının yerinde olduğu görüldüğünden dosyanın Yargıtay Yüksek Ceza Genel Kurulu'na gönderilmesine karar verilmiştir. 3. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 27.09.2023 tarihli ve 2022/3-544 Esas, 2023/484 Karar sayılı kararı ile; bozma kararı sonrasında sanığa yüklenen diğer suçlara ilişkin dava dosyasının bir örneğinin getirtilip duruşmada incelenmesinden ve bu incelemenin duruşma zaptında belirtilmesinden sonra hüküm kurulduğu ve bu kapsamda söz konusu kararın direnme niteliğinde olmadığı gerekçesiyle dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtay 3. Ceza Dairesine gönderilmesine karar verilmiştir. 4. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 29.01.2022 tarihli ve düzeltilerek onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; verilen kararın açıkça hukuka aykırı olduğuna, sanık hakkındaki iddiaların hiçbirinin değerlendirilmediğine, sanık lehine olma ihtimali yüksek olan beyan ve tutanakların dosyaya istenilmediğine, sanığın 24.07.2016 tarihinde Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına giderek tanık sıfatıyla beyanlarda bulunduğuna, tanık sıfatıyla verilen bu beyanlar değerlendirilerek doğrudan Cumhuriyet savcılığı tarafından kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi gerektiğine, yine sanık hakkında TCK 221 maddesi kapsamında hiçbir şekilde cezaya hükmolunmaması gerektiğine, sanığın verdiği bilgiler ile bazı kişiler hakkında soruşturma başlatıldığına, etkin pişmanlık halinin cezasızlık gerektiren halinin söz konusu olduğuna, mahkemenin gerekçe göstermeden alt sınırdan ayrılarak cezaya hükmettiğine, kararın bozularak sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, temyiz dilekçelerinde belirtilen sair temyiz sebepler ve diğer hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesi'nin ilamına direnilmesine ve sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 27.09.2023 tarihli ve 2022/3-544 Esas, 2023/484 sayılı kararı ile Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin bozma ilamı sonrasında mahkemece verilen hükmün direnme kararı nitelinde olmadığı belirlenerek yapılan incelemede; 1- Mahkemenin bozma kararı sonrasında sanığa yüklenen ve halen yargılaması devam eden suçlara ilişkin dava dosyalarının bir örneğinin getirtilerek duruşmada incelenmesinden ve bu incelemenin duruşma zaptında belirtilmesinden sonra teknik olarak yeni hüküm niteliğindeki direnme hükmünü vermesi de gözetilerek; Öncelikle, direnme kararında bahsedilen yargılama dosyalarının sonuçlarının araştırılarak sanığın vahim eylem niteliğindeki bir eyleminin (kişiyi hürriyetinden yoksun kılma gibi) tespiti halinde suç vasfının değişeceği, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanamayacağı, Anayasayı İhlal suçundan cezalandırılmasının mümkün olacağı; şayet vahim eylem niteliğindeki bir eylemine rastlanılmaması halinde ise, sanığın eyleminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğuna ilişkin mahkeme kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığı, bu durumda ise örgütten ayrıldığı konusunda kesin bilgiye sahip olunamayan sanığın; herhangi bir soruşturma olmaksızın kendiliğinden gelerek FETÖ/PDY terör örgütü ile ilgili 24.07.2016 ve 02.08.2016 tarihlerinde Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nda tanık sıfatıyla bilgi vermesi ve verdiği bilgilerin özellikle görev yaptığı döneme ilişkin olup faydalı olduğu konusunda tereddüt bulunmadığı da dikkate alınarak hakkında TCK'nın 221/4-1. cümlesinin uygulanması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, 2- Kabul ve uygulamaya göre de; a. Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan sanığa verilen temel cezanın 3713 sayılı Kanunun 5/1. maddesi uyarınca artırılması sırasında artırım oranının doğru uygulanmasına karşın uygulanan kanun maddesinin fıkra belirtilmeksizin aynı Kanunun 5. maddesi olarak gösterilmesi, b. Örgüt mensubu olduğu kabul edilen sanık hakkında verilen cezanın, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilirken uygulama maddesi olarak karar yerinde sadece 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrasının gösterilmesi gerekirken, anılan madenin atıf maddesi olarak kabulü ile uygulama yeri bulunmayan aynı Kanun’un 58 inci maddesinin yedinci fıkrası gereğince de tekerrür uygulanmasına karar verilmesi, Hukuka aykırılık bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.12.2021 tarihli ve 2021/233 Esas, 2021/240 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Sanığın tutuklulukta geçirdiği süre, bozma nedeni, atılı suç için kanun maddelerinde öngörülen ceza miktarı ve mevcut delil durumu gözetilerek tahliye talebinin reddi ile TUTUKLULUK HALİNİN DEVAMINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara 16. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.11.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla