Karar Özeti
3. Ceza Dairesi 2023/25938 E. , 2024/8388 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/270 E., 2022/1106 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bö
Karar Detayı
3. Ceza Dairesi 2023/25938 E. , 2024/8388 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/270 E., 2022/1106 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul 22. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.02.2022 tarih ve 2020/518 Esas, 2022/31 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir. 2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 06.10.2022 tarih ve 2022/270 Esas, 2022/1106 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik O yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 06.12.2023 tarih ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri özetle; 1-Tanık beyanlarına göre sanığın eylemlerinin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğuna ve hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi gerektiğine, 2-Temyiz talebinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü "Sanık hakkında yapılan araştırmalar neticesinde Kaçakçılık ve Organize Şube Müdürlüğü tarafından hazırlanan havuz sorgu tutanağında; sanığın örgütün haberleşme programı olan ByLock kullanıcısı olmadığını belirlendiği, örgütle irtibatlı sendika veya derneklerde kaydının olmadığı, FETÖ/PDY silahlı terör örgüyle irtibatlı/iltisaklı işyerlerinde SGK kaydının olmadığının belirlendiği, sanık ile ilgili beyanda bulunan ...'ın 2011 yılı sonu veya 2012 yılı başında İstanbul da katıldığı bir FETÖ sohbet grubundan tanıdığını, sanığın örgütsel bir söylem ve eylemine şahit olmadığını, herhangi bir bölge ablası yahut ev ablası gibi görevinin bulunmadığını, beyan ettiği tespit edilmiş ise de, tanığın anlatımlarının özellikle 17-25 Aralık 2013 tarihinde yapılmak istenen yargı ve emniyet faaliyetleriyle hükumetin devrilmesi girişimlerinden sonra MGK'da alınan kararlar, bu yapının "paralel devlet yapılanması" şeklinde ifade edilerek örgüt olduğunun üst düzey devlet görevlileri tarafından çeşitli vesilelerle dile getirmiş olduğu tarihlerden öncesine ait olduğu, bu haliyle tanık Şükran'ın beyanları yüklenen suçun sübutuna etki eden delil niteliğinde olmadığı, diğer tanık ...'in de Sanık hakkında beyanları değerlendirildiğinde, sanığın toplantılara düzenli katılmadığı ve sanığın katıldığı toplantılarda FETÖ örgütü ile ilgili faaliyet olup olmadığını hatırlamadığına yönelik beyanlar değerlendirildiğinde, anlatımlardan sanığın düzenli olarak toplantılara katılmadığı, sohbet eden, düzenleyen organize eden pozisyonlarda olmadığı, herhangi bir sorumluluk ve görevi bulunmadığı, kod adı kullanmadığı, söz konusu toplantılarda bulunma amacının örgütsel mi yoksa arkadaşlarıyla buluşma şeklinde mi gerçekleştiğinin tanık tarafından yeterli derecede aydınlatılamamış olduğu, bu haliyle tanığın anlatımının başkaca delillerle desteklenemediği, bu haliyle sanığın sık olmayan şekilde toplantılarda katılımcı olarak bulunmasının sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün hiyerarşisine dahil olduğunu gösteren ve süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk barındıran nitelikte eylemler olarak değerlendirilemeyeceği, Yargıtay kararları çerçevesinde örgüt üyeliği; örgütün amacını benimseyen, hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişinin örgüt üyesi olarak kabul edilmesi gerektiği, örgüt üyeliğinin, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade ettiği, sanığın terör örgütüne üye olduğunun kabulü için; örgüt hiyerarşisine dahil olup, amaçları doğrultusunda sürekli biçimde ya da yoğun olarak çeşitli faaliyetlerde bulunması, örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesinin gerektiği, örgüte sempati duymak, yayınlarını okumak veya bulundurmak, fikirlerini benimsemek ya da liderini sevmek gibi eylem ve düşüncelerin örgüt üyeliğini gösteren delillerden olmadığı, BDDK'nın 29.05.2015 tarihli kararı ile yönetimi ve denetimi TMSF'ye devredilen ve 22.07.2016 tarihli karar ile faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden, FETÖ ile iltisaklı Bank Asyada gerçekleştirilen rutin hesap hareketlerinin örgütsel faaliyet ya da örgüte yardım etmek kapsamında değerlendirilemeyeceği, kendine özgü yapısı gereği geleneksel suç örgütlerinden farklı olan FETÖ/PDY terör örgütüne illegal amacını bilerek yardımda bulunmada, para yatırılan yerin yasal ve faaliyetine devam eden bir banka olduğu dikkate alındığında, sanığın kastının her türlü şüpheden uzak şekilde belirlenmesi gerektiği, yan delillerle desteklenmediği sürece kişinin geliri ile orantılı sayılacak ve savunmasıyla uyumlu olan, subjektif olarak o kişi bakımından olağan kabul edilebilecek para yatırma ve rutin bankacılık işlemlerinin hukuka uygun kabul edilmesi gerektiği, dosya içerisinde bulunan MASAK raporu, Bank Asya hesap dökümü ve bu deliller üzerinde yapılan incelemeye ilişkin bilirkişi raporu birlikte nazara alındığında, sanığın hesabını talimat öncesinde açtığı, hesapta bulunan meblağların talimat öncesinden süre gelen işlemler olduğu, ayrıca hesabındaki tüm meblağları örgüt liderinin Bankaya para yatırın dönemindeki talimatına aykırı olarak çektiği, bu hâliyle sanığın savunmasının aksini gösterir, her türlü şüpheden uzak, somut ve yeterli delil elde edilemediği, bu haliyle üzerine atılı FETÖ silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği hususunda her türlü şüpheden uzak, kesin ve cezalandırılmasına yeterli delil bulunmayan sanığın aksi sabit olmayan savunmasına itibar edilerek 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine dair aşağıdaki şekilde hüküm verilmiştir." B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Yapılan yargılama sonundayüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğu anlaşılmakla; Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 06.10.2022 tarih ve 2022/270 Esas, 2022/1106 sayılı kararında Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısınca öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca İstanbul 22. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.06.2024 tarihinde karar verildi.