İçeriğe geç
AC
3. Ceza Dairesi Esas: 2023/2640 Karar: 2023/1272 Tarih: 2023

Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2023/2640 K.2023/1272

3. Ceza Dairesi 2023/2640 E. , 2023/1272 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/392 E., 2022/662 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzer

Karar Özeti

3. Ceza Dairesi 2023/2640 E. , 2023/1272 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/392 E., 2022/662 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzer

Karar Detayı

3. Ceza Dairesi 2023/2640 E. , 2023/1272 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/392 E., 2022/662 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü; I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Rize Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.05.2022 tarihli ve 2021/472 Esas, 2022/266 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddelerinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 221 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve hakkında etkin pişmanlık hükümleri uygulanan sanık hakkında 1 yıl denetimli serbestlik uygulanmasına karar verilmiştir. B. Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 06.07.2022 tarihli ve 2022/392 Esas ve 2022/662 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. C. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 18.11.2022 tarihli tarihli ve bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi; 1-Etkin pişmanlık indiriminin alt sınırdan uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna, 2-Gerçek bir istinaf incelemesi yapılmamasının sanığın adil yargılanma hakkını kısıtladığına, 3-Beyanları hükme esas alınan tanığın soruşturma aşamasındaki beyanlarının dosya içerisinde mevcut olmadığına, 4-Tanıkların usule aykırı dinlendiğine, 5-Etkin pişmanlıktan yararlanan şahısların tanık olarak dinlenmesinin ve beyanlarının hükme esas alınmasının bozma sebebi olduğuna, 6-Sanığın 2. celsede açık talebi olmasına rağmen duruşmada hazır edilmediğine ve 3. celseye SEGBİS ile katıldığına, son celse dışındaki tüm savunma ve beyanlarının muvafakati olmadan SEGBİS ile alındığına, 7-Savunma hakkının kısıtlandığına, 8-Sanığın savunmasına itibar edilmediğine ve bu konuda araştırma yapılmadığına, 9-İstinaf ve İlk Derece Mahkemesi kararlarının gerekçesiz olduğuna, 10-İddianame ekleri ve dosya kapsamının tutuklu sanığa tebliğ edilmediğine, 11-ByLock delilinin hukuka aykırı delil olduğuna ve delil olarak kullanılamayacağına, 12-Hükmün hukuka aykırı delillere dayandırıldığına, 13-Delillerin tartışılmadığına ve tartışılmayan delillere dayanılarak hüküm kurulduğuna, 14-ByLock programının kim tarafından kullanıldığının tespiti bakımından HTS - CGNAT kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmadığına ve eksik araştırma yapıldığına, 15-ByLock programında ekli kişilerin dosya kapsamında dinlenmediğine, 16-ByLock tespit ve değerlendirme tutanağına göre programın sanığın eşi tarafından kullanıldığına, 17-ByLock indirmenin, kurmanın ve kullanmanın suç olmadığına, 18-Sanık aleyhine delillerin toplandığına, lehe delillerin dikkate alınmadığına, 19-Gözaltında ve tutuklulukta geçen sürenin alınan cezadan mahsubuna karar verilmediğine, 20-Tanık beyanlarının savunmayı destekler nitelikte ve lehe olduğuna, 21-Sanığın kastının bulunmadığına ve örgüt hiyerarşisine dahi olmadığına, 22-Suçun unsurlarının oluşmadığına, 23-Yargılama aşamasında sanığın etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istediğine dair ibare geçmiş olsa da sanığın etkin pişmanlıktan faydalanma talebi ya da bu yönde beyanı bulunmadığına, 24-Hiçbir suç eylemine karışmayan sanığın etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmasının düşünülemeyeceğine, 25-Sanığın yalnızca maddi gerçekleri anlattığına, suç ikrarında bulunmadığına, 26-Sanığın beraatinin gerektiğine, 27-Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince "Sanığın ikrarlarından sabit olduğu üzere 2009 yılında Manisa Celal Bayar Üniversitesini kazandığı ve Manisa'da 2009 yılı Eylül ayından 2010 yılı Haziran ayına kadar FETÖ ile irtibatlı olan özel bir yurtta kaldığı, 2010 yılı Eylül ayından 2012 yılı Haziran ayına kadar KYK yurdunda kaldığı, 2012 yılı Eylül ayından 2014 yılı son aylarına kadar okul bittiği halde KPSS sınavlarına da çalışmak amacıyla FETÖ'ye ait bir evde kalmaya devam ettiği, bu evde 1-2 ay ev ablalığı yaptığı, tanık E.'nin beyanlarından sabit olduğu üzere sanığın 2015 yılı Ocak-Şubat aylarına kadar Demirci ilçesindeki bir FETÖ evinde ev ablalığı yaptığı, sanığın ikrarlarından sabit olduğu üzere 219718 ID numaralı münhasıran örgüt üyeleri tarafından kullanılan ByLock programını kullanmak için telefonunda bulundurduğu mahkememizce kabul edilmiştir. ByLock Tespit ve Değerlendirme Tutanağı incelendiğinde; ByLock tespit edilen GSM hatının (05..) (...) (..) (..) No'lu GSM hattı olduğu ve Ş.K. adına kayıtlı olduğu, sanığın söz konusu hattın Ş.K. tarafından kullanması için kendisine verildiğini, söz konusu hattı fiilen kendisinin kullandığını ikrar ettiği anlaşılmıştır. Sanık kovuşturmadaki savunmalarında, söz konusu ByLock programının eşi tarafından telefonuna yüklendiğini, eğer eşine ulaşamaz ise eşine bu programdan ulaşabileceğinin eşi tarafından söylenerek telefonuna kurulduğunu iddia etmiş ise de, 219718 ID numaralı ByLock tespit değerlendirme tutanağı incelendiğinde; giriş sayısının 20; alınan mail sayısının 33; gelen arama sayısının 2; giden arama sayısının 5 ve toplam arkadaş sayısının 3 olduğu; arkadaşları arasında M.Ö., S.D., 350090 ID kullanıcı olduğu görülmüştür. Programda 3 arkadaşının olması, yalnızca eşinin arkadaş olarak görünmemesi, sanığın savunmalarının doğru olması halinde yalnızca eşinin arkadaş olarak görünmesinin gerekliliği, sanığın ikrarları ve tanık beyanlarından sabit olduğu üzere 2014 yılı son aylarına kadar örgüt üniversite öğrenci evlerinde kalmış ve ev ablalığı yapmış olması karşısında sanığın ByLock programının örgütsel kastla yüklendiğine ilişkin savunmalarına itibar edilmemiş, sanığın münhasıran örgüt üyeleri tarafından kullanılan ByLock programını örgütsel saiklerle telefonuna yükleyip aktif olarak kullandığı anlaşılmış, bu konudaki suçtan ve cezadan kurtulmaya yönelik savunmalarına itibar edilmemiştir. Tüm bu deliller birlikte incelendiğinde; sanığın 2009 yılı Eylül ayından 2010 yılı Haziran ayına kadar FETÖ evlerinde kaldığı, 2012 yılı Eylül ayından 2014 yılı son aylarına kadar FETÖ evlerinde kaldığı, sanığın ikrarı ve tanık E. beyanları ile de sabit olduğu üzere sanığın ev ablalılığı yaptığı, ByLock programını kullandığı, hakkında davanın açılması nedeniyle Yunanistan'a kaçmaya çalışırken sınır birlikleri tarafından askeri yasak bölgede yakalandığı, bu nedenlerle örgütle organik bağ içerisinde örgütsel eylemlerinin süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gösterdiği anlaşılmakla, sanığın üzerine atılı FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği mahkememizce kabul edilmiştir. Dosya bir bütün olarak değerlendirildiğinde, sanığın aşamalardaki ifadelerinde örgütün faaliyet yapısına ve örgüt üyelerine ilişkin samimi anlatımlarda bulunması, ByLock programının eşi tarafından telefonuna yüklendiğini beyan etmesi, duruşmada kendisini örgütle tanıştıran kişi olarak tanık Ş.K.'yi beyan etmiş olması, davaya konu ByLock programının telefonunda ve kendi hakimiyetinde olduğunu ikrar etmesi nedeniyle etkin pişmanlık gösterdiği nazara alınarak sanığa verilen cezada TCK'nın 221/4-2 nci cümlesi gereğince takdiren 1/3 oranında indirim yapılmasına" karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Sanığın gözaltı ve tutuklulukta geçirdiği sürenin, TCK'nın 63 üncü maddesi uyarınca hükmedilen cezasından mahsup edilmesine karar verilmemiş ise de, bu hususun infaz aşamasında değerlendirilebileceği dikkate alınarak bozma nedeni yapılmamış, İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A. 26.02.2022 tarihli oturumda sanığın mahkemece hazır edilerek müdafii huzurunda esas hakkında savunmasını yaptığı, yargılamanın diğer oturumlarında sanığa tanık anlatımları ve ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının okunup müdafii huzurunda savunmasının alındığı, sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde yargılama aşamasında sanığın etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istediğine dair ibare geçmiş olsa da sanığın etkin pişmanlıktan faydalanma talebi ya da bu yönde beyanı bulunmadığını, hiçbir suça karışmayan sanığın etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmasının düşünülemeyeceğini, sanığın yalnızca maddi gerçekleri anlattığını, suç ikrarında bulunmadığını, 2 nci oturuma ilişkin duruşma tutanağında sanığın savunmalarına başlarken yazılan "Etkin pişmanlık kapsamında savunma yapmak istiyorum" ibaresinin gerçeği yansıtmadığını beyan etmesi karşısında Tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. B. Silahlı terör örgütüne üye olma suçu temadi eden suçlardan olup yakalanma ile temadi kesileceğinden, suç tarihinin Bölge Adliye Mahkemesi ve İlk Derece Mahkemesi gerekçeli karar başlığında sanığın ilk yakalama tarihi olan "04.02.2019" yerine "15.06.2020" olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir. C. Tüm dosya kapsamına göre 2009 yılı Eylül ayından 2010 yılı Haziran ayına kadar FETÖ ile irtibatlı özel yurtta kaldığı, 2012 yılı Eylül ayından 2014 yılı son aylarına kadar FETÖ evlerinde kaldığı, ev ablalılığı yaptığı, ByLock isimli kriptolu programını kullandığı, hakkında davanın açılması nedeniyle Yunanistan'a kaçmaya çalışırken sınır birlikleri tarafından askeri yasak bölgede yakalandığı belirlenen, İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin kararlarında da bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında; Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; karar gerekçelerine göre sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 06.07.2022 tarihli ve 2022/392 Esas, 2022/662 sayılı Kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Rize Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.03.2023 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla