İçeriğe geç
AC
3. Ceza Dairesi Esas: 2023/3216 Karar: 2025/16723 Tarih: 2025

Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2023/3216 K.2025/16723

3. Ceza Dairesi 2023/3216 E. , 2025/16723 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI: 2021/1109 E., 2021/1650 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 34. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI: 2019/137 E., 2021/173 K. SUÇLAR: Silahlı terör örgütüne üye olma, devletin gizli kalması gereken bilgilerini siyasal veya askeri casusluk a

Karar Özeti

3. Ceza Dairesi 2023/3216 E. , 2025/16723 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI: 2021/1109 E., 2021/1650 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 34. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI: 2019/137 E., 2021/173 K. SUÇLAR: Silahlı terör örgütüne üye olma, devletin gizli kalması gereken bilgilerini siyasal veya askeri casusluk a

Karar Detayı

3. Ceza Dairesi 2023/3216 E. , 2025/16723 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI: 2021/1109 E., 2021/1650 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 34. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI: 2019/137 E., 2021/173 K. SUÇLAR: Silahlı terör örgütüne üye olma, devletin gizli kalması gereken bilgilerini siyasal veya askeri casusluk amacıyla temin etme Devletin gizli kalması gereken bilgilerini siyasal veya askeri casusluk amacıyla temin etme suçu için; 26.09.2016 HÜKÜM: TCK'nın 314/2; 3713 sayılı Kanun’un 5/1; TCK'nın 221/4-2, 62, 53, 58/9, 63, TCK'nın 328/1, 43/1, 62/1, 53/1-2-3, 58/9 ve 63. TCK'nın 328/1, 43/1, 62/1, 53/1-2-3, 58 ve 63. maddeleri gereğince verilen mahkumiyet kararlarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii ile bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; A-) Sanık hakkında devletin gizli kalması gereken bilgilerini siyasal veya askeri casusluk amacıyla temin etme suçu yönünden yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde; Dairemizin 29.03.2023 tarih 2021/3007 E., 2023/2500 K. 12.06.2023 tarih 2021/10947 E., 2023/4169 K. 21.09.2023 tarih 2021/11785 E., 2023/6037 K. ve 17.01.2024 tarih 2021/11494 E., 2024/703 K. sayılı istikrar kazanmış kararlarından da anlaşılacağı üzere; devlet güvenliği, devletin iç veya dış siyasal yararları ve milli savunmaya ilişkin gizli bilgileri siyasal ve askeri casusluk maksadıyla temin etmek suçunda; failin kişilik özellikleri, bilgilerin temin edilme zaman ve yeri, bilgilerin temin edilme yöntemi, bir örgüt mensubu ise örgütün amaç ve faaliyetleri gibi, kriterlere bakılması gerektiği hususu gözetildiğinde; FETÖ/PDY'nin casusluk faaliyetlerini de kapsayan silahlı bir terör örgütü olması, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü'nün amaçlarını gerçekleştirmek amacıyla üyelerini Polis ve Jandarma teşkilatı, Milli İstihbarat Teşkilatı ve Genel Kurmay Başkanlığı gibi kuvvet kullanma yetkisine haiz kurumlara sızdırdığının bilinmesi, bu kapsamda sanık ...'in milli güvenlik istihbaratının en üst düzeyde yürütüldüğü ve milli güvenliğin sağlanması konusunda çok önemli bir konumda bulunan Milli İstihbarat Teşkilatına 2008 yılında katıldığı, eğitim dönemini müteakiben 2008-2016 yılları arasında Teşkilatın Ankara ünitesinde teknik istihbarat konularında görev yaptığı, mezkur dönemde örgütün MİT mahrem yapılanması içerisinde "öğrenci" konumunda faaliyette bulunarak, örgüt hiyerarşisinde üstü konumunda olan mahrem abileri ile belirli periyotlar içerisinde yüz yüze bazen de örgütün gizli iletişim programları ve araçları (SHU, gizli/operasyonel hat) marifetiyle paylaşımda bulunmak amacıyla teşkilata ilişkin gizli bilgileri temin ettiği, bu durumun tanık beyanları, sanığın ikrarı ve tüm dosya kapsamından açıkca anlaşılmış olmakla, sanığın eyleminin zincirleme şekilde siyasi casusluk kapsamında değerlendirilmesi gerektiği belirlenerek sanığın mahkumiyetine dair kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. Tüm bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Oluş, iddia, mahkeme kabulü ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında; Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafii ile Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler yerinde görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükmün tebliğnameye aykırı olarak ONANMASINA, B-) Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde; Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak el edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, sanığın örgüt ideolojisini benimseyerek hiyerarşik yapıya dahil olduğuna ilişkin tanık anlatımları, sanığın ikrarı ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında; silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden verilen mahkumiyet kararına yönelik vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmakla kurulan mahkumiyet hükmünde hukuka aykırılık bulunmamış, ancak; Anayasa'nın 138. maddesinin birinci fıkrası hükmü, 5237 sayılı Kanun’un 61. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle aynı Kanun'un 3. maddesinin birinci fıkrası uyarınca; orantılılık ilkesi çerçevesinde, suçun işleniş biçimi, işlenmesinde kullanılan araçlar, işlendiği zaman ve yer, konusunun önem ve değeri, meydana getirdiği zarar ve tehlikenin ağırlığı ile sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı, güttüğü amaç ve saik de göz önünde bulundurularak işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde hakkaniyete uygun bir cezaya hükmedilmesi gerekirken teşdidin derecesinde hataya düşülerek yazılı şekilde fazla ceza tayin edilmesi, Kanuna aykırı, sanık müdafii ile bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri, bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükümlerin 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Ankara 34. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla