Karar Özeti
3. Ceza Dairesi 2023/3934 E. , 2025/4095 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ::Ceza Dairesi SAYISI :2021/21 E., 2021/851 K. İLK DERECE MAHKEMESİ:İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 019/90 E., 2020/342 K. SUÇ :Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme HÜKÜM :1- TCK 314/2, 3713 s
Karar Detayı
3. Ceza Dairesi 2023/3934 E. , 2025/4095 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ::Ceza Dairesi SAYISI :2021/21 E., 2021/851 K. İLK DERECE MAHKEMESİ:İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 019/90 E., 2020/342 K. SUÇ :Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme HÜKÜM :1- TCK 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK 62, 53/1,2,3, 58/9, 63. maddeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi 2- 5271 sayılı Kanun’un 296 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz başvurusunun reddine ilişkin ek karar TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ:Ek kararın onanması İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.11.2020 tarihli ve 2019/90 Esas, 2020/342 sayılı kararı hakkında sanık müdafii tarafından istinaf başvurusu üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 16.09.2021 tarihli ve 2021/21 Esas, 2021/851 sayılı kararında istinaf başvurusunun esastan reddi yönünde verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, sanık müdafiinin 25.09.2021 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilen kararı 5271 sayılı Kanun’un 296 ncı maddesinin birinci fıkrasında öngörülen süreden sonra 04.11.2021 tarihinde temyiz ettiği, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen 04.11.2021 tarihli ve 2021/21 Esas, 2021/851 sayılı ek kararında 5271 sayılı Kanun’un 296 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz isteminin reddine karar verildiği, sanık müdafiinin 04.11.2021 tarihli ek kararı temyiz talebi üzerine, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği, Bölge Adliye Mahkemesince 5271 sayılı Kanun’un 296 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereğince temyiz talebinin süre yönünden reddine karar verilmiş ise de, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 24.02.2022 tarihli 2019/573 Esas 2022/119 sayılı Kararında belirtildiği üzere, temyize konu kararın ayrıca sanığa tebliğinin gerekli olması ve dosya içeriğine göre İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin anılan kararının sanığa tebliğ edilmediği, sanığın kararın süresinde temyiz edilmediğini öğrenmesi üzerine 06.12.2021 tarihinde müdafiini azlettiği, yeni müdafiinin 15.11.2022 tarihinde temyiz talebinde bulunduğu ve temyiz kanun yolu başvurusunun süresinde yapıldığı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu anlaşılmakla, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin temyiz isteminin reddine ilişkin 04.11.2021 tarihli ek kararın kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğuna dair herhangi bir bağlantı tespit edilemeyen sanığın, örgütle iltisaklı derneklerde yönetim kurulu üyesi olması ve aşamalardaki savunmalarının aksine örgüt liderinin talimatı doğrultusunda terör örgütüne yardım etmek kastı ile örgütle iltisaklı bankaya para yatırdığına ve bankacılık işlemleri yaptığına dair kesin ve inandırıcı delil bulunmaması karşısında, mevcut şüphenin sanık lehine değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden atılı suçtan sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.