Karar Özeti
3. Ceza Dairesi 2023/4842 E. , 2024/76 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/193 E., 2021/1677 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne yardım etmek HÜKÜM : CMK'nın 223/2 c, e maddeleri gereği beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliy
Karar Detayı
3. Ceza Dairesi 2023/4842 E. , 2024/76 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/193 E., 2021/1677 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne yardım etmek HÜKÜM : CMK'nın 223/2 c, e maddeleri gereği beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.İzmir 16. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 09.11.2020 tarihli, 2020/50 Esas ve 2020/297 sayılı kararı ile sanık hakkında "Silahlı terör örgütüne yardım etmek" suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin üçüncü fıkrası ve 220 inci maddesinin yedinci fıkrası yollamasıyla 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 220 inci maddesinin yedinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları ve 63 üncü maddesi uyarınca mahkûmiyet kararı verilmiştir. 2.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 03.11.2021 tarihli, 2021/193 Esas ve 2021/1677 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun kabulü ile duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde, toplanılan deliller karşısında olayın daha ziyade aydınlanmasına gerek duyulmadığından CMK 303/1-a düzenlemeside dikkate alınarak; İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilerek hukuka aykırılığın düzeltilmek suretiyle sanık hakkında yeniden hüküm kurulmasına, bu suretle; Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğinden bahisle 5237 sayılı TCK'nın 314/2 nci maddeleri gereğince cezalandırılması talebi ile kamu davası açılmış ise de; sanığın suç kastıyla hareket ettiği yönünde, mahkumiyetini gerektirir her türlü şüpheden arındırılmış, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden, CMK'nın 223/2-c, e maddesi gereğince beraatine karar verilmiştir. 3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının sanık aleyhine temyiz sebepleri özetle: Sanığın müsnet suçtan cezalandırılması gerektiğine, duruşma açılmadan bearaat hükmü verilemeyeceğine, temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir. II. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda; İlk Derece Mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olam suçundan mahkumiyetine karar verilen sanık hakkında bölge adliye mahkemesince duruşma açılmaksızın yapılan istinaf incelemesi neticesinde CMK’nın 303/1-a ve 280/1-a. maddeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesinin mahkumiyet hükmünün kaldırılarak sanığın CMK’nın 223/2-c, e maddesi uyarınca beraati kararı verildiği anlaşılmaktadır. 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 303'ncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin; amaç, kapsam ve 303'üncü madde ile 05.08.2017 tarihli ve 30145 mükerrer sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7035 sayılı Kanun'un 15 inci maddesiyle, 5271 sayılı Kanun'un 280'inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi metninde yer alan "(c)" ibaresinin "(a), (c), (d)" şeklinde değiştirilmesine ilişkin 7035 sayılı Kanun'un gerekçelerine nazaran, ayrıntıları, Yüksek Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun, 15.06.2004 tarihli, 115-138 sayılı ve 17.05.2022 tarih, 2020/(Kapatılan)14-248 Esas, 2022/359 sayılı ve Dairenin (Kapatılan 16.Ceza Dairesinin) 01.07.2020 tarih 2422-3204 sayılı ilamlarında açıklandığı üzere; temyiz olunan hükmün, maddî hukuk kurallarının veya yargılama hukukuna ilişkin kuralların uygulanmaması, eksik veya yanlış uygulanması hâlinde bir temyiz mercii olarak "hukuka aykırılık denetimi" yapan Yargıtayca "bozulmasının", İlk Derece Mahkemelerinin henüz kesinleşmemiş hükümlerini "hem maddi hem de hukuki yönden denetleyen" ve bu suretle gerekli gördüğü hususlarda öğrenme muhakemesi yapma imkanına sahip bir derece mahkemesi olarak bölge adliye mahkemelerince ise "ıslah edilmesinin" kural olması itibariyle, Yargıtay'a nisbeten "hükmü ıslah"yönünden daha geniş bir takdir imkanına sahip olduğunda kuşku bulunmayan bölge adliye mahkemelerinin, "dosyayı ve dosyayla birlikte sunulmuş olan delilleri inceledikten sonra", (5271 sayılı Kanun'un "Bölge adliye mahkemesinde inceleme ve kovuşturma" başlıklı 280.nci maddesinin (1)'nci fıkrası ) "hükme esas kabul edilen maddî olaylara hukuk kurallarının uygulanmasında hata yapılması" hallerinde hukuka aykırılığın giderilmesi suretiyle hükmün ıslahı için, yeniden yargılama yapılması, yani maddi sorunun daha fazla aydınlatılması için bir araştırmanın gerekmesi ve bu husuta mahkemeye bırakılmış serbest değerlendirme yetkisinin bulunması söz konusu değil ise, bir başka anlatımla, İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükmünü maddi vakıanın sübutu yönünden isabetli bulmakla birlikte, sübutu kabul edilen maddi vakıaya bağlanan hukuki neticenin hatalı olduğunu düşünmekte ise incelenen hükmün bütününü kaldırmaksızın 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin (1)'nci fıkrasının (a) bendi kapsamında duruşma açmadan sanığın beraatine karar vermesinde usule aykırılık görülmemiştir. Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin usulünce tartışıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı anlaşılmakla, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak sanığın suç kastıyla hareket ettiği yönünde mahkumiyetini gerektirir her türlü şüpheden arındırılmış, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğine dair ilgili ve yeterli gerekçelere dayanan kanaat ve takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığından Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemekle, sanık hakkında kurulan düzeltme dışında hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. Ancak; Gerekçede sanığın anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katıldığına, örgüte bilerek ve isteyerek yardımda ettiğine ya da örgütle irtibat veya iltisakı olduğuna dair kastının bulunmadığı kabul edilmiş olmasına göre sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi gereğince beraat kararı verilmesi gerekirken, aynı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) ve (e) bentleri gereğince beraatine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 03.11.2021 tarihli, 2021/193 Esas ve 2021/1677 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereği bölge adliye mahkemesi hükmünün birinci fıkrasından "e" ibaresinin çıkarılması suretiyle Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İzmir 16. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.01.2024 tarihinde karar verildi.