İçeriğe geç
AC
3. Ceza Dairesi Esas: 2023/4893 Karar: 2025/13440 Tarih: 2025

Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2023/4893 K.2025/13440

3. Ceza Dairesi 2023/4893 E. , 2025/13440 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1614 E., 2021/1836 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 8. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/249 E., 2021/223 K. SUÇ: Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM: 5237 sayılı TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53,

Karar Özeti

3. Ceza Dairesi 2023/4893 E. , 2025/13440 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1614 E., 2021/1836 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 8. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/249 E., 2021/223 K. SUÇ: Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM: 5237 sayılı TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53,

Karar Detayı

3. Ceza Dairesi 2023/4893 E. , 2025/13440 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1614 E., 2021/1836 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 8. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/249 E., 2021/223 K. SUÇ: Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM: 5237 sayılı TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9, 63. maddeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düzeltilerek onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü: Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede: 1. Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay (kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 13.11.2019 tarih ve 2018/5526 Esas, 2019/6842 Karar sayılı ilamında ve Dairemizin müstakar kararlarında açıklandığı üzere; asker bir şahsın, örgütün gizlilik ve deşifre olmamak kuralına riayetle, örgütün talimatı ile ve örgütsel irtibatı sağlamak maksadıyla kamuya açık ve birbirinden bağımsız market, büfe, kırtasiye, lokanta vb. gibi sair işletmelerde kurulu bulunan, ücret karşılığı kullanılan sabit hat veya ankesörlü hatlar ile mahrem imam tarafından arandığı, "her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak somut olgu ve teknik verilerle tespit edilmesi ve yargılama yapan mahkemenin de tam bir vicdani kanaate ulaşması halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren hukuka uygun delil olacağı" hususu gözetilerek: Ülke genelinde ankesörlü/kontörlü sabit hatlarla yapılan görüşmelerle ilgili olarak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen 2017/164168 Soruşturma sayılı dosyasında oluşturulan Ankesörlü/sabit büfe HTS veri havuzunun 81 ildeki Emniyet Müdürlüğü TEM Şube Müdürlüklerince sorgulama yapılabilecek şekilde Ankesör/Büfe raporlama modülü ATAÇ programı üzerinden kullanıma açıldığının belirtilmesi karşısında, sanık ile ilgili ATAÇ programı üzerinden sorgulama yapılarak, görev yaptığı yerlerde ardışık ve tekil arama kayıtlarının yeniden talep edilmesi, kullanımında bulunan GSM hattına ilişkin HTS dökümlerine göre birçok kez arandı kaydı bulunan sanığın HTS kayıtları üzerinde yaptırılacak bilirkişi incelemesi sonucunda "gerçekleştirilen arama sayısı, aramaların ardışık ya da periyodik olup olmadığı, aramaların gerçekleştirildiği saatler, konuşma süreleri, sanığın farklı ankesörlü telefonlardan aranıp aranmadığı, ardışık aramaya dahil olan şahısların aynı kuvvete mensup ve aynı rütbede olup olmadıkları, aramaları gizlemek için herhangi bir şifreleme yönteminin kullanılıp kullanılmadığı" hususlarını gösterir ayrıntılı ve denetime elverişli analiz, inceleme ve tespit raporunun düzenlettirilmesi, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/59256 Soruşturma, 2021/43719 Karar numaralı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın verildiği dosyasının getirtilip incelenmesi ve UYAP'ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasında araştırma yapılarak sanık ile ilgili herhangi bir beyan olup olmadığının tespiti ile varsa ifade sahiplerinin tanık sıfatıyla dinlenmeleri suretiyle tüm delillerin 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmada okunup tartışılmasından sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma neticesinde yazılı şekilde hüküm kurulması, 2. Mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde, sanıkları, mağdurları, Cumhuriyet savcısı ve herkesi inandıracak şekilde olması, Yargıtay'ın tutarlılık denetimini yapabilmesi için kararın dayandığı tüm verilerin, bu verilere mahkeme tarafından ulaşılan sonuçların; iddia, savunma ve tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin açık olarak gerekçeye yansıtılması, bu suretle dava konusu eylemin oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise suç olarak tanımlanıp tanımlanmayacağı konusundaki mahkeme kabulünün duraksamaya yol açmayacak biçimde karar yerinde gösterilmesi gerekirken; ilk derece mahkemesinin gerekçeli kararında mevcut deliller tartışılmadan ve değerlendirilmeden, hükme esas alınan ve reddedilen tüm deliller açıkça gösterilmeden, ulaşılan kanaat ve delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği gözetilmeden iddianame içeriğini tekrardan ibaret, eksik ve yeterli olmayan gerekçe ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6/1, T.C. Anayasa'sının 141/2, CMK'nın 34/1 ve 230/1-c maddelerine de aykırılık oluşturacak biçimde hüküm kurulması, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304/2. maddesi (a) bendi uyarınca Konya 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla