KÜNYE
3. Ceza Dairesi 2023/5412 E., 2026/518 K.
- Karar tarihi
- 7 Ocak 2026
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2020/278 E., 2021/1635 K
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/306 E., 2020/75 K
- Suç
- Silahlı terör örgütüne üye olma
- Hüküm
- TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 53/1-2-3, 58/9 ve 63. maddeleri gereğince verilen mahkumiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Onama Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle
Karar Detayı
677 kelime·3 dk okuma
Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü. Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede.
1- Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetine karar verilen sanığın, 06.02.2020 tarihli celseye kadar kendisinin seçtiği bir müdafisinin bulunmadığı gibi, sanığa 5271 sayılı Kanun’un 156 ncı maddesi uyarınca re'sen bir müdafi de görevlendirilmeyerek yargılamaya devamla 5271 sayılı Kanun'un 147. maddesi ve 191. maddesinin üçüncü fıkrasının (a), (b), (c) bentleri gereğince yasal hakları hatırlatılarak savunmasının alındığı anlaşılmış ise de.
Anayasa'nın 36 ncı ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6 ncı maddelerinde teminat altına alınan adil yargılanma ilkesinin zorunlu sonucu olarak 5271 sayılı Kanun’un 150 nci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca müdafi görevlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, savunma hakkının kısıtlanmasına netice verecek biçimde müdafi hazır bulundurulmaksızın mahkûmiyet hükmü kurulmak suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 150 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 188 inci maddesinin birinci fıkrası, 197 nci maddesinin birinci fıkrası ve 289 uncu maddesinin birinci fıkrasının (e) bendine muhalefet edilmesi,
2- Dosya kapsamına göre kurulan mahkumiyet hükmüne esas alınan, suçun sübutu, vasfının tayini ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından, belirleyici delillerden olan tanıkların beyanının doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda veya 5271 sayılı Kanun’un 180 inci maddesinin birinci, ikinci ve beşinci fıkraları gereğince SEGBİS kullanılmak suretiyle dinlenip AİHS’nin 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (d) bendi ve Anayasa'nın 36 ncı maddeleri ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınması gerektiği gözetilmeden tanıklar .... ve ....nın talimat yoluyla alınan beyanı ile yetinilmesi,
3- Adıyaman Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/5793 soruşturma numaralı dosyasında ....nin "...2014 yılının Ağustos ayı sonlarında .... ile telefonlaştık. Ankara'da buluşup görüşmeye karar verdik. ... Ankara'da , ..., ... ile ...'ın evinde bir araya geldik. Kahvaltı yaptık. Sohbet, muhabbet ettik. Hatırladığım kadarıyla ... bir yazışma programından bahsetti.
Birbirimizle bu program vasıtasıyla mesajlaşabileceğimizi anlattı. ...'den mi indirdik, ... ile mi paylaştık tam hatırlayamıyorum. Bylock programını telefonumuza indirerek kurduk. Kurulum şeklini net olarak hatırlayamıyorum... 'ın 'bilmediğim programı telefonuma kurmam' diyerek itiraz ettiğini hatırlıyorum.
Oradaki arkadaşlardan .... dışındakilerin tamamının programı kurup kurmadıklarını hatırlayamıyorum..." şeklinde sanığın da adının geçtiği anlaşılan ifadede, diğer kullanıcılar da ekli olup olmadığının tespit edilmesi bakımından ifadede adı geçen diğer şahısların ByLock kullanıcısı olup olmadıklarının tespit edilerek,
tespiti hâlinde ID numaraları ve ByLock kullanıcı kimliklerinin ve varsa ByLock tespit ve değerlendirme tutanaklarının getirtilerek ayrıca aradan geçen süre de gözetilerek sanığın da ByLock kullanıcı olup olmadığı araştırıldıktan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde mahkûmiyet hükmü kurulması,
4- Temyiz kanun yolu aşamasında dosyaya geldiği anlaşılan Ağrı Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/3805 sayılı soruşturma dosyası ve eklerinin 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunması ile eklerinde yer alan ihbar sahibinin mahkeme huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5. maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181/1. maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla tanık olarak dinlenilmesi lüzumu, 5- Kabul ve uygulamaya göre de: Takdiri indirim nedeni olarak;
failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failinin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususların göz önünde bulundurulması gerektiği gözetilmeden geçmişte hakkında herhangi bir suç kaydı ve sabıkası bulunmayan, dosyaya yansıyan olumsuz bir davranışı tespit edilemeyen sanık hakkında yalnızca yazılı şekilde yeterli olmayan gerekçe ile TCK’nın 62. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Özgün Analiz
Olay Özeti
Olay Özeti: Sanık, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkûm edilmiş; yargılamanın belirli aşamasına kadar kendi seçtiği bir müdafii bulunmadığı gibi kendisine zorunlu müdafi de görevlendirilmeden savunması alınmıştır. Mahkûmiyete esas alınan tanık beyanları duruşmada sanık huzurunda değil talimat yoluyla elde edilmiş; ByLock kullanımına ilişkin bir başka soruşturma dosyasındaki ifadede sanığın adının geçtiği, ancak bu yönde yeterli araştırma yapılmadığı anlaşılmıştır.
Hukuki İlke
Hukuki İlke: Anayasa'nın 36. ve AİHS'nin 6. maddesindeki adil yargılanma ilkesinin gereği olarak CMK 150 uyarınca zorunlu müdafi bulundurulmadan mahkûmiyet hükmü kurulması, CMK 289/1-e kapsamında mutlak bozma nedenidir. Belirleyici tanık beyanları CMK 180 gereği duruşmada sanık huzurunda veya SEGBİS yoluyla alınmalı, sanığa tanığı sorguya çekme hakkı tanınmalıdır; talimatla alınan beyanla yetinilemez. ByLock delili yönünden ilgili tespit ve değerlendirme tutanakları getirtilerek eksiksiz araştırma yapılmalıdır (CMK 217). Takdiri indirim (TCK 62) uygulanmamasında da yeterli gerekçe gösterilmelidir.
Uygulama Sonucu
Uygulama Sonucu: Hükmün bozulması (savunma hakkının kısıtlanması ve eksik araştırma nedeniyle).
Dava Strateji Notu
Dava Strateji Notu: Terör örgütü üyeliği yargılamalarında zorunlu müdafi eksikliği tek başına mutlak bozma nedenidir; savunma, müdafisiz alınan ifade ve celselerin usule aykırılığını tutanaklarla belgelemelidir. Ayrıca talimatla dinlenen tanıkların duruşmada yüzleştirilmesi ile ByLock tespitine ilişkin ham verilerin dosyaya getirtilmesi talep edilerek belirleyici delilin denetlenebilirliği sağlanmalıdır.