Karar Özeti
3. Ceza Dairesi 2023/6472 E. , 2025/1183 K. "İçtihat Metni" TUTUKLU İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/912 E., 2023/220 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bingöl 2. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/107 E., 2022/341 K. KATILANLAR : ..., ..., ..., ... SUÇ : Devletin birligini ve ülke bütünlüğü bozma, kişiyi
Karar Detayı
3. Ceza Dairesi 2023/6472 E. , 2025/1183 K. "İçtihat Metni" TUTUKLU İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/912 E., 2023/220 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bingöl 2. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/107 E., 2022/341 K. KATILANLAR : ..., ..., ..., ... SUÇ : Devletin birligini ve ülke bütünlüğü bozma, kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle öldürme, sayı ve nitelik bakımından vahim olan silah veya mermileri satın alınması taşınması bulundurulması HÜKÜM : TCK'nın 302/1, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 62/1, 53/1-2-3, 58/9 maddeleri uyarınca, TCK'nın 82/1-g, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 35/2, 62/1, 53/1-2-3, 58/9, 63 maddeleri uyarınca, 6136 sayılı Kanun'un 13/2, 3713 sayılı Kanun'un 5, TCK'nın 62/1, 52/2-4, 58/9, 53/1-2-3, 63 maddeleri uyarınca mahkumiyet kararlarına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçlarında, suç tarihinin en son vahim eylemin gerçekleştirildiği tarih olması gerektiği, suç tarihinin en son vahim eylemin ve diğer suçların gerçekleştirildiği tarih olan "12.12.2016" yerine İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi gerekçeli karar başlıklarında "03.12.2016" olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası kabul edilmiştir. 1-Devletin birligini ve ülke bütünlüğü bozma, kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle öldürme suçlarına ilişkin temyiz taleplerinin incelenmesinde; Yapılan yargılama sonunda toplanan deliller karar yerinde incelenip sanığın üyesi bulunduğu silahlı terör örgütünün Devletin birliğini bozma ve ülke topraklarından bir kısmını devlet idaresinden ayırma amacına yönelik olarak vahamet arz eden olayı gerçekleştirdiği, sübutu kabul olunan eyleminin amaç suçun işlenmesi doğrultusundaki örgütsel bağlılık ve ülke genelindeki organik bütünlüğüne göre amacı gerçekleştirme tehlikesi yaratabilecek nitelikte olduğu belirlenip kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edildiği, cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılındığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden devletin birligini ve ülke bütünlüğü bozma, kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle öldürme suçlarına yönelik 5271 sayılı CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükmün ONANMASINA, 2-Sayı ve nitelik bakımından vahim olan silah veya mermileri satın alınması taşınması bulundurulması suçuna ilişkin temyiz taleplerinin incelenmesinde; Sanığın, yer gösterme işlemi sırasında kendisine ait olmayan suça konu silahı, araç içerisinden eline alıp yine kısa sayılabilecek bir süre kullanmış olmasından ibaret somut olayda kendisine ait olmayan silahı nihai amacına ulaşmak amacıyla kısa süre bulundurduğu ve bu süre içerisinde de silahı taşıma kastı bulunmadığı anlaşıldığından CMK'nın 223/2-c maddesi uyarınca kast yokluğundan beraat kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi, Kabul ve uygulamaya göre; 1-Sanık hakkında 22.03.2019 tarihindeki gerekçeli kararda 6136 sayılı Kanun ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu uyarınca tayin edilen cezadan TCK'nın 62 nci maddesi uyarınca 1/6 indirim yapılırken hapis cezasına ilişkin olarak hesap hatası sonucu 6 yıl 3 ay yerine, 5 yıl 15 ay hapis cezasına hükmolunması suretiyle eksik ceza tayini aleyhe istinaf olmaması nedeniyle bozma nedeni yapılmadığı, yeniden yapılan yargılama sonucunda kurulan hükümde hesap hatası giderilmiş ise de kazanılmış hak kuralı gereği fazla ceza tayin edilmesi, 2-6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan verilen cezanın 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince artırılması sırasında artırım oranının doğru uygulanmasına karşın uygulanan kanun maddesinin aynı Kanun'un 5 inci maddesi olarak gösterilmesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı CMK'nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Bingöl 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.