Karar Özeti
3. Ceza Dairesi 2023/6817 E. , 2025/12475 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/236 E., 2021/1278 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık HÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca İlk Derece M
Karar Detayı
3. Ceza Dairesi 2023/6817 E. , 2025/12475 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/236 E., 2021/1278 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık HÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet kararı ile Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca beraat kararına ilişkin istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, Bozma Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan kurulan hükme ilişkin istinaf isteminin esastan reddi kararı temyize tabii olduğu halde Bölge Adliye Mahkemesince kararın kesin olduğu belirtilmek suretiyle yanılmaya sebebiyet verildiği için anılan suçtan kurulan hükme yönelik itirazlar içeren katılan ...'nın 30.06.2021 tarihli dilekçesi temyiz istemi olarak kabul edilerek yapılan incelemede; 1-Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yapılan incelemede; Silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği kabul edilen sanığın mahkumiyetine ilişkin yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmakla; sanık müdafinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü sair nedenler yerinde görülmediğinden reddine ancak; Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 16.03.2021 tarih ve 2019/1-289 Esas ve 2021/109 sayılı Kararında açıklandığı üzere; 07.06.1976 tarihli ve 3-4 sayılı İçtihadı Birleştirme kararı ile bu doğrultudaki birçok Ceza Genel Kurulu kararında açıkça vurgulandığı üzere; kanun koyucu, hâkime takdiri indirim hükmünün uygulanması konusunda geniş bir takdir yetkisi tanıyarak, uygulamada çıkabilecek olan ve önceden öngörülme imkânı bulunmayan çeşitli hâlleri kapsayacak bir kalıp bulmanın zorluğu karşısında, hâkimin bu yetkisini sınırlamaktan özenle kaçınmış, bu tavrını 5237 sayılı TCK’da da devam ettirmiştir. Ancak, hâkimin bu konudaki takdir yetkisi sınırsız değildir. Bütün kararlarda olduğu gibi takdiri indirimin uygulanmasına veya uygulanmamasına ilişkin kararlar da gerekçeli olmalıdır. Bununla birlikte gösterilen gerekçelerin hak, adalet ve nasafet kuralları ile dosya içeriğine uygunluğunun Yargıtay denetimine tâbi olacağında da şüphe bulunmamaktadır. Anayasanın 141. ve 5271 sayılı CMK'nın 34. maddeleri uyarınca bütün mahkeme kararlarının gerekçeli yazılması zorunludur. Gerekçe, verilen hükmün dayanaklarının akla, hukuka ve dosya içeriğine uygun olarak izah edilmesidir. Yasal ve yeterli olmayan, dosya içeriğine uymayan bir gerekçeyle karar verilmesi hem kanun koyucunun amacına uygun düşmeyecek, hem de tarafları tatmin etmeyerek keyfiliğe yol açacaktır. Bu açıklamalar ışığında uyuşmazlık konusu değerlendirildiğinde; Takdiri indirim nedeni olarak; failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususların göz önünde bulundurulması gerektiği gözetilmeden, kendisine isnat edilen suçlamalarla ilgili suçunu kabul etmeyen sanığın pişman olduğunu beyan etmesinin beklenemeyeceği, yargılama boyunca duruşmanın düzenini bozduğuna veya başkaca bir olumsuz tutum veya davranışının bulunduğuna ilişkin tutanaklara yansıyan bir durum bulunmayan sanık hakkında hükmolunan cezadan TCK'nın 62 nci maddesi uyarınca indirim yapılması gerekirken; yetersiz ve dosya kapsamıyla uyumlu olmayan gerekçelerle takdiri indirim yapılmasına yer olmadığına karar verilmesi, 2-Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan yapılan incelemede; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, gerekçeye göre, sanık müdafiinin özetle, CMK'nın 223/2-b maddesi uyarınca beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazının reddine, ancak; Örgüt üyesi olduğunun kabulü ile mahkumiyetine karar verilen sanığın, sınavdan önce diğer FETÖ mensupları gibi izin alması, sınav öncesi ve sınav sonrası aynı sınava girdiği kişiler ile telefon irtibatının tespit edilmesi, irtibat tespit edilen kişilerden bazılarını tanımadığını beyan etmesi, daha önce girdiği kurum sınavlarında düşük puan alması, 2009 yılındaki komiser yardımcılığı sınavına giren 1998 kişiden şüpheli konumunda bulunan 1220 şahıs ile birlikte ... numaralı '... '' uzantılı aboneden 4 kez mesaj alması, bilirkişi raporuna göre; çok zor olduğu nitelendirilen 8 sorudan 6'sına, zor olduğu nitelendirilen 3 sorudan 2'sine, iptal edilen 10 sorudan 5'ine, çözülmesinin ve/veya aynı şıkta birleşilmesi imkansız olan 3 sorudan 2'sine doğru cevap vermesi ve cevaplanması mümkün olmayan 50.soruyu doğru olarak cevaplaması nedeniyle soruları aldığı yönünde kuvvetli şüpheli olarak tespit edilmesi, 2009 yılı Komiser Yardımcılığı sınavını asil ve yedek olarak kazanan toplam 1.801 adayın %81'inin örgütle bağı olduğunun tespit edilmesi ve sınav soruşturmaları kapsamında aşama aşama yapılan operasyonlarda bir kısım şüphelinin soruları sınavdan önce nasıl ve kimlerden aldıklarını da belirterek etkin pişmanlıkta bulunduğunun anlaşılması karşısında, 02.05.2009 tarihli komiser yardımcılığı sınavına dair yapılan soruşturma sonucunda elde edilen delillerden hareketle faillerin tespitine de yarayacak örgütsel bilgilerin değerlendirildiği bilgi notunun TEM Daire başkanlığından istenmesi, anılan sınava yönelik yapılan soruşturma kapsamındaki etkin pişmanlık beyanlarında sanığın adının geçip geçmediğinin ve ayrıca, UYAP örgütlü suçlar bilgi bankasında kolluk beyan ve teşhisleri dahil bir çok önemli delilin bulunmadığı dikkate alınarak sanık hakkında, İçişleri Bakanlığı KOM Daire Başkanlığı ile TEM Daire Başkanlığı nezdindeki tanık beyanlarını içerir veri bankası ile ByLock veri havuzu içeriğinde ve UYAP örgütlü suçlar bilgi bankasında ifade yahut bilgi belge bulunup bulunmadığı araştırılıp ilgili birimden onaylı örneklerinin temin edilerek, sınava dair bilgisi olan varsa beyan sahiplerinin tanık sıfatıyla dinlenilmesi sonrasında, hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi, Kanuna aykırı, sanık müdafii ve ... vekilinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.