Karar Özeti
3. Ceza Dairesi 2023/8108 E. , 2026/4884 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/2103 E., 2021/1062 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Mersin 7. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/211 E., 2019/333 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM :TCK’nın 314/2; 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 221/4-2.cümle, 221/5
Karar Detayı
3. Ceza Dairesi 2023/8108 E. , 2026/4884 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/2103 E., 2021/1062 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Mersin 7. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/211 E., 2019/333 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM :TCK’nın 314/2; 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 221/4-2.cümle, 221/5, 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı CMK’nın 299/1. maddesi gereğince REDDİNE, Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Diğer delillerin atılı suçun sübutu ve cezanın kişiselleştirilmesi için yeterli olduğu görülmekle hükümden sonra gelen belgelerin 5271 sayılı Kanun'un 217. maddesi gereğince okunmaması sonuca etkili bulunmamıştır. Tüm dosya kapsamına göre; sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçunun sübutu kabul, olay niteliğine ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, incelenen dosyaya göre üyelik suçundan verilen hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından sanık müdafinin temyiz talebinde ileri sürdüğü sair nedenler yerinde görülmemiştir, ancak; Anayasa'nın 138/1. maddesi hükmü, TCK'nın 61. maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle 3/1. maddesinde düzenlenen orantılılık ilkesi çerçevesinde, suçun işleniş biçimi, işlenmesinde kullanılan araçlar, işlendiği zaman ve yer, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen tehlike ile sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı, güttüğü amaç ve saik de göz önünde bulundurularak hakkaniyete uygun bir cezaya hükmedilmesi gerekirken, temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan makul suretle ayrılmak yerine teşdidin derecesinde yanılgıya düşülerek üst sınıra yakın şekilde faza ceza tayin edilmesi, Hukuka aykırı, sanık müdafiinin temyiz talebi bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 302. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Mersin 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.