İçeriğe geç
AC
3. Ceza Dairesi Esas: 2023/9452 Karar: 2025/24946 Tarih: 2025

Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2023/9452 K.2025/24946

3. Ceza Dairesi 2023/9452 E. , 2025/24946 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1090 E., 2021/1420 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 25. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/436 E., 2019/231K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma ve kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık HÜKÜM : 1. Silahlı

Karar Özeti

3. Ceza Dairesi 2023/9452 E. , 2025/24946 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1090 E., 2021/1420 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 25. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/436 E., 2019/231K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma ve kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık HÜKÜM : 1. Silahlı

Karar Detayı

3. Ceza Dairesi 2023/9452 E. , 2025/24946 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1090 E., 2021/1420 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 25. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/436 E., 2019/231K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma ve kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık HÜKÜM : 1. Silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi 2. Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçu yönünden TCK’nın 158/1-e-son, 158/3, 43/1, 62, 52/2,4, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı CMK’nın 299/1. maddesi gereğince REDDİNE, Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; a. Sanık müdafiinin vekalet ücreti ile ilgili yaptığı temyiz talebi yönünden; Yargılama giderleri 5271 sayılı Kanun'un 3 24... . maddeleri arasında düzenlenmiş olup, yargılama giderlerinin kapsamı 325. maddedeki düzenleme ile kural olarak, hakkında "cezaya veya güvenlik tedbirine" hükmolunması halinde sanığın yargılama giderlerinden sorumlu olacağı belirtilmiştir. anılan Kanun'un “beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilmesi halinde gider” başlıklı 327. maddesindeki düzenleme ise açıkça anlaşılacağı üzere, yalnızca "beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı" kararları verilmesi halinde yargılama giderlerinin kimden ve ne şekilde tahsil edileceği konusuna ilişkin istisnai bir hükümdür. 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun “Avukatlık ücret tarifesinin hazırlanması” başlıklı 168/3. maddesi ile bu maddeye uygun olarak düzenlenen Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin ceza davalarında ücret başlıklı 14. maddesinin 4. fıkrasının “beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir” şeklindeki düzenlemesi birlikte değerlendirildiğinde; yargılama giderinin ne olduğunu, kime, hangi hallerde ve ne şekilde yükletileceğine ilişkin kuralın yanında düzenlenen istisnai hükümlerin kıyas yolu ile genişletilmesi mümkün değildir. 5271 sayılı Kanun'un 327. maddesi, başlığında hükmü, beraat ve ceza verilmesine yer olmadığına dair verilen kararlar yönünden istisnai olarak saymış ve sınırlamıştır. Tüm bu açıklamalar ışığında; Aynı davada beraat dışında silahlı terör örgütüne üye olma ve kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçlarından sanığın mahkumiyetine karar verilmesi karşısında resmi belgede sahtecilik suçundan beraatine karar verilen sanık lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinde bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmakla; sanık müdafiinin vekalet ücretine ilişkin yerinde görülmeyen temyiz isteminin reddiyle hükmün ONANMASINA, b. Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçu yönünden; Sanığın 2010 KPSS kapsamında soruları haksız bir şekilde önceden temin ettiğine dair bir beyan veya başkaca somut bir delilin dosyada bulunmadığı, dosya kapsamında atılı suçun işlendiğine dair bilirkişi tarafından sayısal istatistik anlamında ihtimal yüzdesi içeren raporun bulunduğu, bu rapor dışında sanığa soruları verdiğini veya sanığın soruları gizlice aldığına dair herhangi bir tanık, siber delil veya ByLock mesajı gibi olayı somut olarak ortaya koyabilecek herhangi bir delilin ele geçirilemediği, yüzdesel ihtimallerin ceza hukuku anlamında somut bir varsayımı delillendiremeyecekleri gözetilerek, sanığın üzerine atılı kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçunu işlediğine dair her türlü kuşkudan uzak mahkûmiyetini gerektirir yeterli delil bulunmadığından beraati yerine, delillerin değerlendirilmesinde düşülen yanılgı sonucu yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi, c. Silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden; 1. Hükümden sonra dosyaya gelen, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 06.02.2024 tarihli yazı ekinde gönderdiği 03.07.2023 tarihli araştırma tutanağı, Ankara Valiliği İl Emniyet Müdürlüğünün 13.10.2025 tarihli yazı ve eklerinde gönderdiği emniyet mahrem analiz raporu, birliktelik raporu ve grup analiz raporu, Ankara 28. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.06.2021 tarihli yazı ve ekinde gönderdiği ..'nın sanık hakkındaki ifade ve teşhis tutanakları, Hatay Cumhuriyet Başsavcılığının 04.02.2021 tarihli yazı ve eklerinde gönderdiği ..'nin sanık hakkındaki ifade ve teşhis tutanaklarının 5271 sayılı Kanun’un 217. maddesi uyarınca duruşmada sanık ... müdafiine okunarak diyeceklerinin sorulması ve sanık hakkında beyan veren .., .. ile 03.07.2023 tarihli araştırma tutanağında sanık hakkında beyan verdiği tespit edilen .. ve ..'nin bizzat huzurda veya SEGBİS marifetiyle tanık sıfatıyla bilgisine başvurulduktan sonra tüm dosya kapsamının bir bütün halinde değerlendirilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininde zorunluluk bulunması, 2. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 esas, 2017/970 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve 2018/15231 başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte, savunmasında ByLock kullanıcısı olmadığını bildiren sanığın savunmasının denetlenmesi bakımından dosya mevcut ByLock tespit ve değerlendirme tutanaklarında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişiler olarak gözüken şahıslar hakkında soruşturma yahut kovuşturma bulunup bulunmadığı araştırılarak, varsa sanık ile ilgili aşama beyanları dosyaya getirtilip, dinlenilmeyen kişilerin tanık sıfatıyla ifadelerine başvurulması, sanığın ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında irtibatlı olduğu kişilerin HTS ve baz sinyal kayıtlarının getirtilerek sanık ile bahse konu kişilerin görüşme ve bir araya gelme durumlarının tespiti yönünden inceleme yapılması, gerekli görülmesi halinde bu konuda bilirkişi incelemesi yaptırılması ile UYAP’ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında herhangi bir beyan yahut bilgi olup olmadığının araştırılması, tespit edilmesi halinde bu şahısların usulüne uygun olarak tanık sıfatıyla dinlenmeleri sağlanarak 5271 sayılı Kanun’un 217. maddesi uyarınca sanık ... müdafiine diyeceklerinin sorulduktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Ankara 25. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla