Karar Özeti
3. Ceza Dairesi 2024/11799 E. , 2025/14115 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/185 E., 2021/357 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Van 4. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/360 E., 2020/265 K. SUÇ : Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma HÜKÜM: TCK’nın 302/1, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 5
Karar Detayı
3. Ceza Dairesi 2024/11799 E. , 2025/14115 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/185 E., 2021/357 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Van 4. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/360 E., 2020/265 K. SUÇ : Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma HÜKÜM: TCK’nın 302/1, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Sanık ...'ın Van 4. Ağır Ceza Mahkemesi 22.10.2020 tarih, 2019/360 Esas, 2020/265 sayılı Kararı ile TCK’nın 302/1, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca mahkumiyetine karar verildiği, verilen karara karşı süresinde sanık ya da müdafiince istinaf kanun yoluna başvurulmadığı, devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçu yönünden mahkumiyet hükmünün ceza miktarı itibariyle CMK'nın 272. maddesi gerğince resen istinafa tabi olduğundan Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi 25.02.2021 tarih 2021/185 Esas, 2021/357 sayılı kararıyla istinaf incelemesinin yapıldığı, bu karar, sanık ve müdafiine 03.03.2021 tarihinde usulüne uygun tebliğ edilip sanık ve müdafii tarafından karara karşı temyiz talebinde bulunulmamasına rağmen dosya temyiz incelemesi için dairemize geldiği, Dairemiz 11.01.2024 tarih 2021/6576 Esas, 2024/769 sayılı Kararı ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının sehven ikinci kez sanığa tebliğine karar verildiği, bu itibarla sanığa ikinci kez 22.04.2024 tarihinde tebliğ edilen karara karşı sanığın 29.04.2024 tarihli dilekçesi ile temyiz talebinde bulunması karşısında; CMK 264 üncü maddesinin kıyasen uygulanması neticesinde, kararın temyiz kanun yolu incelemesinden geçeceğine dair sanıkta yanılgı ve haklı bir beklenti oluşturulduğu gözetilerek tebliğnamede temyiz isteminin reddini isteye görüşe iştirak edilmemiştir. Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Yapılan yargılama sonunda toplanan deliller karar yerinde incelenip sanığın üyesi bulunduğu silahlı terör örgütünün Devletin birliğini bozma ve ülke topraklarından bir kısmını Devlet idaresinden ayırma amacına yönelik olarak vahamet arz eden olayı gerçekleştirdiği, sübutu kabul olunan eyleminin amaç suçun işlenmesi doğrultusundaki örgütsel bağlılık ve ülke genelindeki organik bütünlüğüne göre amacı gerçekleştirme tehlikesi yaratabilecek nitelikte olduğu belirlenip kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edildiği, cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılındığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanığın temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükmün Tebliğname'ye aykırı olarak ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Van 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.