İçeriğe geç
AC
3. Ceza Dairesi Esas: 2024/12480 Karar: 2024/10896 Tarih: 2024

Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2024/12480 K.2024/10896

3. Ceza Dairesi 2024/12480 E. , 2024/10896 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması Yargıtay 3. Ceza Dairesinin, 02.05.2023 tarihli ve 2022/34304 Esas, 2023/2670 sayıl

Karar Özeti

3. Ceza Dairesi 2024/12480 E. , 2024/10896 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması Yargıtay 3. Ceza Dairesinin, 02.05.2023 tarihli ve 2022/34304 Esas, 2023/2670 sayıl

Karar Detayı

3. Ceza Dairesi 2024/12480 E. , 2024/10896 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması Yargıtay 3. Ceza Dairesinin, 02.05.2023 tarihli ve 2022/34304 Esas, 2023/2670 sayılı bozma kararı üzerine; 1. Diyarbakır 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.02.2024 tarihli ve 2023/195 Esas, 2024/45 sayılı bozmaya uyularak vermiş olduğu kararıyla sanık hakkında devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 302 nci maddesinin birinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 63 üncü maddesi uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazına ve mahsubuna karar verilmiştir. 2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 29.05.2024 tarihli ve temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafilerinin temyiz istemleri özet olarak; 1. Usul ve kanuna aykırı karar verildiğine, 2. Sanığın kendi iradesiyle hendek eylemlerine katılmadığına, tehdit ile katıldığına, 3. Sanığın eylem tarihinden önce örgüt ile irtibatlı olmaması ve örgütsel bir eğitim almamasının örgütün nihai amacını bilebilecek durumda olmadığının göstergesi olduğuna, 4. Sanığın, suçun sübutunu sağlayacak nitelikte bir “matuf eyleminin” bulunmadığına, 5. Gizli tanık ...’ın beyanlarının 2014 yılına ilişkin olduğuna, o tarihte sanığın İstanbul ilinde sigortalı çalıştığına ilişkin belgelerin dosyaya sunulduğuna, 6. Tanık ... Y.’nin beyanlarının husumete dayalı olarak verildiğine, 7. Nevzat K. isimli teröristin yedinde olan araçtan ele geçirilen dökümanlarda sanığın silahlı olmadığına, bu durumun sanığın örgüt tarafından zorlandığına dair savunmalarını desteklediğine, 8. Tanık beyanlarında sanığın hangi tarihte örgütün eline geçtiğinin belirtilmediğine, söz konusu tarihin ve bu tarihte örgüt mensupları ile kolluk kuvvetleri arasında çatışma olup olmadığı net şekilde araştırılmadan eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, 9. Örgütün sanığa güvenmediği için sanığa verdiği pompalı tüfek ile sanığı 2 saat nöbet tutturduğuna ve sanığın ilk fırsatta tüfeği atıp kaçtığına, 10. Bir an için suçun sübuta erdiği kabul edilse dahi sanığın TCK’nın 39 uncu maddesi kapsamında yardım eden sıfatıyla sorumlu tutulabileceğine, fiil ile orantılı olmayan bir ceza tayin edildiğine 11. Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, 12. Temyiz dilekçelerinde belirtilen sair temyiz sebeplerine ve sair hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; Bozma Üzerine İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince sanığın eylemlerinin devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE 5271 sayılı CMK'nın 8 inci maddesi gereğince aralarındaki irtibat nedeniyle birlikte görülen her suça ilişkin hükümlerin bağımsızlığını koruduğunda kuşku bulunmamasına, İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlerin kanun yolunun, 5271 sayılı Kanun'un 272 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince kural olarak temyiz değil istinaf olarak belirlenmesine, yine 5271 sayılı Kanun'un 307 nci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince Yargıtaydan verilen bozma kararına uyulması hâlinde İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karara karşı sadece temyiz yoluna başvurulabileceğine ilişkin hükmün birlikte görülseler dahi temyiz incelemesinden geçmeyen sanık ve/veya suçlara ilişkin davalara tesirinin bulunmamasına nazaran, kararı hem maddi hem de hukuki yönden denetlemekle görevli bölge adliye mahkemesine etkin başvuru hakkının temini bakımından, İlk Derece Mahkemesince verilen her hükmün öncelikle Bölge Adliye Mahkemesince denetlenmesi gerektiği gözetilerek; Sanık hakkında Diyarbakır 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.03.2022 tarihli ve 2019/380 Esas, 2022/48 sayılı kararı ile devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçundan mahkumiyet kararı verildiği, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin 26.05.2022 tarih ve 2022/621 Esas, 2022/638 sayılı Kararı ile istinaf incelemesinin yapıldığı, Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 02.05.2023 tarihli ve 2022/34304 Esas, 2023/2670 sayılı ilamı ile sanık hakkında kurulan hükme ilişkin, devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçundan açılmış bir davanın bulunmadığının ve 5271 sayılı Kanun'un 225 inci maddesi uyarınca bu suçtan iddianame düzenlenmeksizin ek savunma verilmek suretiyle mahkumiyet kararı verilemeyeceğinin gözetilmediği gerekçesiyle bozma kararı verildiği, bozma sonrası Diyarbakır 10. Ağır Ceza Mahkemesinde 2023/195 Esas numarası ile yargılamaya devam olunduğu, bu esas numarası altında bozma ilamı doğrultusunda sanığın devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçundan cezalandırılması talebiyle aynı Mahkemede açılan 2023/306 Esas sayılı dava dosyanın da birleştirilmesine karar verilerek yargılamaya devam edilmesi neticesinde, sanık hakkında 2023/306 E. sayılı birleştirilen dava dosyasına konu devletin birliğini ve bütünlüğünü bozma suçundan mahkumiyet hükmü verildiği, sanık müdafince hükme karşı kanun yoluna başvurulduğu ve söz konusu başvuruya ilişkin istinaf incelemesi yapılmadan dosyanın dairemize gönderildiği anlaşılmakla, bu açıklamalar ışığında öncelikle sanık müdafinin talebinin niteliği itibarıyla istinaf başvurusu olarak 5271 sayılı Kanun'un 272 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında Bölge Adliye Mahkemesince değerlendirilip bir karar verilmesi, akabinde istemde bulunulması halinde temyiz isteminin Dairemizce değerlendirilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanık müdafilerinin bozma istemli taleplerinin 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesi kapsamında Bölge Adliye Mahkemesince değerlendirilip, bir karar verilmesi akabinde istemde bulunulması halinde temyiz istemlerinin değerlendirilmesi gerektiğinden, esası incelenmeyen dosyanın iadesi için mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.09.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla