Karar Özeti
3. Ceza Dairesi 2024/14011 E. , 2026/5239 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/206 E., 2024/585 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek isteyerek yardım etme HÜKÜM : ... yönünden; 5237 sayılı TCK’nın 314/2 maddesi, 3713 sayılı Kanun’un 5
Karar Detayı
3. Ceza Dairesi 2024/14011 E. , 2026/5239 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/206 E., 2024/585 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek isteyerek yardım etme HÜKÜM : ... yönünden; 5237 sayılı TCK’nın 314/2 maddesi, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62/1, 53/1-2-3, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi, ... yönünden; 5237 sayılı TCK’nın 314/3 ve 220/7 delaletiyle 314/2 maddesi, 220/7-son cümlesi, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62/1, 53/1-2-3 ve 63. maddeleri uyarınca verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi ... yönünden; 5237 sayılı TCK’nın 314/2 maddesi, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62/1, 53/1-2-3, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi, ... yönünden; 5271 sayılı CMK’nın 223/2-e maddesi uyarınca verilen beraat kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi, ... yönünden; 5237 sayılı TCK’nın 314/2 maddesi, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62/1, 53/1-2-3, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama, bozma Bölge adliye mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle; Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararların niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1- Sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçu bakımından kurulan mahkumiyet hükmü yönünden yapılan incelemede; T.C. Anayasası'nın 141/2, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6/1, 5271 sayılı CMK'nın 34/1 ve 230/1-b-c maddeleri gereğince mahkeme kararlarının, Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde sanıkları, mağdurları, Cumhuriyet savcısını ve kamuoyunu inandıracak şekilde olması, Yargıtay'ın tutarlılık denetimini yapabilmesi için kararın dayandığı tüm verilerin, bu verilerle mahkeme tarafından ulaşılan sonuçların, iddia, savunma ve tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin açık olarak gerekçeye yansıtılması, bu suretle dava konusu eylemin sübut bulup bulmadığı, sabit oluşmuş ise kanunda suç olarak tanımlanıp tanımlanmadığı hususlarında mahkeme kabulünün duraksamaya yol açmayacak biçimde karar yerinde gösterilmesi gerekir. Gerekçede hükmün dayanakları akla hukuka ve dosyadaki bilgi ve belgelere uygun olarak açıklanmalı, yasal ve yeterli olmalı, tarafları tatmin etmeli, yasanın amacına uygun düşmeli, uygulamada keyfiliği önlemeli ve bu şekilde denetim yapılmasına olanak sağlamalıdır. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; sanığın örgüt üyesi olmamak ile birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım ettiğinden bahisle mahkumiyet hükmü kurulur iken ikame olunan deliller kül halinde incelenerek hangi delillere ne suretle üstünlük tanındığının açıkça belirtilmesi; suçun sübutu, vasfının tayini ve cezanın bireyselleştirilmesi bağlamında, yukarıda yer verilen ilkeler doğrultusunda özgün, ilgili ve yeterli gerekçelerin karar yerinde gösterilmesi gerekirken sübut ettiği kabul edilen eylemler saptanmayarak yetersiz gerekçeyle hüküm kurularak Anayasa'nın 141, CMK'nın 34... . maddelerine muhalefet edilmesi usul ve kanuna aykırı, 2- Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının sanık ... hakkında hükmedilen beraat kararı ile sanık ..., ... ve ...müdafilerinin silahlı terör örgütüne üye olmak, sanık ... müdafiinin silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçları yönünden hükmedilen mahkumiyet kararlarına hasren yaptıkları temyiz başvurularının incelenmesinde; Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2008 tarih ve 9-18-78 sayılı kararında açıklandığı üzere; etkin pişmanlık hükümlerinin amacı, bir yandan terör ve örgütlü suçlarla mücadele bakımından stratejik önemi nedeniyle en etkili bilgi edinme ve mücadele araçlarından olan örgütün kendi mensuplarını kullanmak, diğer taraftan da suç işlemeyi önlemek, mensup olduğu kanun dışı örgütün amaçladığı suçun işlenmesine engel olanları ve işlediği suçtan pişmanlık duyanları cezalandırmayarak ya da cezalarında belli oranlarda indirim yaparak yeniden topluma kazandırmaktır. 5237 sayılı Kanun'un 221/4-2. cümlesinden yararlanabilmek için; failin yakalandıktan sonra bilgisi ölçüsünde örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde kendisinin ve diğer örgüt üyelerinin eylemleri, örgütün yapısı ve faaliyetleriyle ilgili yeterli ve samimi bilgi vererek suçtan pişmanlığını söz ve davranışlarıyla göstermesi gerekmektedir. Bu bilgi maddenin üçüncü fıkrasında aranan, örgütü çökertecek nitelikteki bilgi değildir. Verilen bilginin önemi cezanın belirlenmesinde dikkate alınmalıdır (Dairemizin 12.05.2015 tarih, 2015/14 26... /12 92... .10.2015 tarih, 2015/1565-3464 K.). 5237 sayılı Kanun'un 221/4-2. cümlesi kapsamında etkin pişmanlıkta bulunulduğunun kabulü halinde bu suçtan dolayı verilecek cezada 1/3’ten 3/4’e kadar bir indirim yapılacağı öngörülmektedir. Buna göre belirlenen cezadan en az 1/3, en fazla 3/4 oranında bir indirim yapılacaktır. Bu iki sınır arasında yapılacak indirim, verilen bilginin niteliği, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ya da diğer örgüt mensuplarının tespiti ile ilgili olmak üzere elverişlilik derecesi, ceza soruşturması ya da kovuşturmasının hangi aşamasında etkin pişmanlıkta bulunulduğu gibi kıstaslar nazara alınarak mahkeme tarafından takdir ve tayin edilecektir. Bu açıklamalar ışığında, somut olay değerlendirildiğinde; Sanık ...'un temyiz aşamasında sunmuş olduğu 01.10.2025 tarihli dilekçesi ile etkin pişmanlıktan yararlanmak istediğini bildirmesi karşısında, sanık ...'un duruşmada hazır edilerek beyanlarının alınıp, vereceği bilgilerin örgüt içerisindeki kaldığı süre, örgütsel faaliyet ve konumlarına uygun faydalı bilgiler olup olmadığı eldeki bilgiler ile örtüşüp örtüşmediği ilgili birimlerden sorulup değerlendirilerek sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 221/4-2. cümlesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması hususu ile sanık ... ile diğer sanıklar ..., ..., ... ve ...'ya isnat edilen eylemler arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğu gözetildiğinde sanık ...'un etkin pişmanlık kapsamında vereceği beyan ile dosya kapsamındaki tüm delillerin birlikte tartışılması ardından diğer sanıkların örgütsel faaliyet ve konumlarının belirlenmesi sonrasında hukuki durumlarının takdir ve tayin edilmesi hususu bozmayı gerektirmekle, Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı, sanıklar ..., ..., ... ve ... müdafilerinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükümlerin 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, sanık ... hakkındaki suç vasfının değişmesi halinde ceza süresi yönünden CMK'nın 307/5. maddesi uyarınca kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca ... Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.