İçeriğe geç
AC
3. Ceza Dairesi Esas: 2024/16450 Karar: 2024/13062 Tarih: 2024

Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2024/16450 K.2024/13062

3. Ceza Dairesi 2024/16450 E. , 2024/13062 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/188 E., 2024/185 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, 62, TCK’nın, 53/1-3, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararı TEBL

Karar Özeti

3. Ceza Dairesi 2024/16450 E. , 2024/13062 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/188 E., 2024/185 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, 62, TCK’nın, 53/1-3, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararı TEBL

Karar Detayı

3. Ceza Dairesi 2024/16450 E. , 2024/13062 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/188 E., 2024/185 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, 62, TCK’nın, 53/1-3, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması Bozma kararı üzerine İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; 1. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere; Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir. Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, Syf 383 vd.). Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır (Toroslu özel kısım syf.263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf. 28, Özgenç Genel Hükümler syf.280). Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Oluş ve dosya kapsamı itibarıyla, Dairemizin bozma ilamı doğrultusunda tanık Cemil Ö. hakkında yürütülen dava dosyasına ilişkin celp edilen evraklar incelendiğinde, ilgili dosyadaki deliller itibarıyla tanık Cemil Ö. nün PKK/KCK silahlı terör örgütünün faaliyetleri kapsamında kurulan köy komisyonlarının içerisinde faaliyet gösterdiğinin sabit görüldüğü, ikametinde ele geçirilen dökümanlarda KCK yapılanması içindeki köy komisyonu faaliyetlerine dair içeriklerin tespit edildiği ve işbu delillerin tanık Cemil Ö. hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilip kesinleşen mahkumiyet hükmüne esas alındığı anlaşılmış ise de, özellikle 13.03.2016 tarihli döküman inceleme değerlendirme tespit tutanağı itibarıyla söz konusu dökümanlar bir bütün olarak değerlendirildiğinde, örgütsel nitelikteki notların yanında örgütsel nitelikte olduğu tam olarak tespit edilemeyen notların da mevcut olduğu, sanığın bilgilerinin yer aldığı dökümanların içeriğindeki verilerin mahiyeti itibarıyla ise, sanığın örgüt adına köy komisyonlarında faaliyet gösterdiğine dair oluşan şüphenin sanık lehine değerlendirilmesi ve mahkumiyet hükmüne esas alınmaması gerektiği, bu itibarla görüntü kayıtları ve uzmanlık raporu ile sabit olduğu üzere, örgüt propagandasına dönüşen etkinliklere katılarak, 27.11.2013 ve 25.05.2015 tarihli eylemlerde ölen örgüt mensuplarının fotoğraflarını ve PKK/KCK silahlı terör örgütünün sözde bayrağının/ambleminin bulunduğu propaganda içerikli pankartları taşıyan sanığın eyleminin, tek başına örgütün hiyerarşik yapısına organik bağ ile bağlı olup, süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk kapsamında değerlendirilebilecek nitelikte olmadığı, silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden savunmalarının aksini ispat eden, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gözetilerek, sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan beraat kararı verilmesi, sanığın iddianameye konu 27.11.2013 ve 25.05.2015 tarihli etkinliklerdeki eylemleri yönünden ise terör örgütü propagandası yapma suçunun unsurlarının oluştuğu anlaşılmakla bu suçtan mahkumiyet kararı verilmesi, ancak aynı iddianame kapsamında yer alan ve oluş itibarıyla bir suç işleme kararının icrası kapsamında birden fazla kere işlendiği anlaşılan söz konusu eylemler kül halinde tek bir terör örgütü propagandası yapma suçu kapsamında değerlendirilerek mahkumiyet kararı verilmesi ve tayin edilecek cezada TCK'nın 43/1 inci maddesi uyarınca artırım yapılması gerektiği gözetilmeksizin, delillerin hatalı değerlendirilmesi ve suç vasfında yanılgıya düşülmesi neticesinde yazılı şekilde hüküm kurulması, 2. Önceki hükmün sanık ve müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine verilen Yargıtay bozma kararının da sanık lehine olduğu nazara alınmadan, bozma kararı sonrasında yapılan yargılama giderlerinin 5271 sayılı Kanun'un 325 inci maddesinin üçüncü fıkrasına aykırı şekilde sanıktan tahsiline karar verilmesi, Kanuna aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2 nci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma sebebi ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alındığında, sanığın 5271 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi gereğince “yurt dışına çıkamamak” şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmak suretiyle TAHLİYESİNE, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304 üncü maddesi uyarınca Muş 2. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla