İçeriğe geç
AC
3. Ceza Dairesi Esas: 2024/16689 Karar: 2025/14299 Tarih: 2025

Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2024/16689 K.2025/14299

3. Ceza Dairesi 2024/16689 E. , 2025/14299 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Sulh Ceza Hakimliği SAYISI: 2023/2450 Değişik İş ŞÜPHELİ: Meçhul SUÇ: Kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık, silahlı terör örgütüne üye olma KARAR: Kovuşturmaya yer olmadığı kararının kaldırılması talebinin reddine dair karara karşı yap

Karar Özeti

3. Ceza Dairesi 2024/16689 E. , 2025/14299 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Sulh Ceza Hakimliği SAYISI: 2023/2450 Değişik İş ŞÜPHELİ: Meçhul SUÇ: Kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık, silahlı terör örgütüne üye olma KARAR: Kovuşturmaya yer olmadığı kararının kaldırılması talebinin reddine dair karara karşı yap

Karar Detayı

3. Ceza Dairesi 2024/16689 E. , 2025/14299 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Sulh Ceza Hakimliği SAYISI: 2023/2450 Değişik İş ŞÜPHELİ: Meçhul SUÇ: Kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık, silahlı terör örgütüne üye olma KARAR: Kovuşturmaya yer olmadığı kararının kaldırılması talebinin reddine dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Meçhul şüpheli/şüpheliler hakkında kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarında yapılan soruşturma sonucunda Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 12.01.2023 tarihli ve 2021/252162 soruşturma, 2023/5625 sayılı kararı ile kovuşturmaya yer olmadığına (KYOK/KYO) karar verildiği, suçtan zarar gören ... Kara Kuvvetleri Komutanlığı tarafından eksik soruşturma sonucunda kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği belirtilerek KYOK'un kaldırılması ve soruşturmaya devam edilmesinin talep edildiği, dosyanın gönderildiği merci Ankara 10. Sulh Ceza Hakimliğinin 31.03.2023 tarihli, 2023/2450 değişik iş sayılı kararı ile, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın dayandığı gerekçelerin usul ve yasaya uygun olduğu değerlendirmesi ile kovuşturmaya yer olmadığı kararının kaldırılması ve soruşturmaya devam edilmesi talebinin "kesin" olarak reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Suçtan zarar görenin talebi üzerine Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesi uyarınca, 05.06.2024 tarihli ve 94660652-105-06-10411-2023-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.07.2024 tarihli ve 2024/67317 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; "Silahlı terör örgütüne üye olma ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından meçhul şüpheli hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 12.01.2023 tarihli ve 2021/252162 soruşturma, 2023/5625 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Ankara 10. Sulh Ceza Hâkimliğinin 31.03.2023 tarihli ve 2023/2450 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. Dosya kapsamına göre; Kara Kuvvetleri Komutanlığı bünyesinde yapılan 2011 yılı Kara Kuvvetleri Komutanlığı ... Kaynaklı Muvazzaf/Sözleşmeli Subay Alım Sınavında örgüt mensuplarının başarılı olabilmeleri için çeşitli garantiler verildiği ve söz konusu sınavda sorulan soru ve cevapların sınavdan önce dağıtılması iddiasına yönelik olarak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 12.01.2023 tarihli kararı ile sınavda gerçekleştirilen usulsüzlüklere dair ... ve ... isimli kişiler haricinde herhangi bir itirafçı ifadesi, tanık beyanı, tespit, delil, bilgi, belge ve sair evraka ulaşılamadığı, sınavda usulsüzlük yapılıp yapılmadığı hususunda idari makamlarca tanzim edilen tevdi raporunun bulunmadığı, sınav kitapçıkları ve cevap anahtarlarının 21.09.2011 tarihinde imha edilmesi sebebiyle mevcut olmadığı, bu sebeple HTS çalışması yapılamadığı ve bilirkişi raporu alınmasının mümkün olmadığından bahisle düzenlenen araştırma raporunun dosya içerisine gönderildiği, nitekim sınav ... tarafından yapılmadığı için ... olağandışılık analiz raporu tanzim edilmesi mümkün olmadığı gibi, sınav kitapçıkları ve cevap anahtarları bulunmadığından sınava giren adaylar yönünden cevap örüntüsü benzerliği, yanlışta birleşme, soruların çözümünde soru kitapçıklarına işaretleme veya çözümleme yapılıp yapılmadığının tespiti vb. hususlara dair resmi bilirkişi raporu alınmasının da imkan dahilinde olmadığı, söz konusu sınavda usulsüzlük yapıldığının somut delillere dayalı olarak gerek idari kurumlar, gerekse Cumhuriyet Başsavcılığı veya kolluk birimlerince belirlenmesi/öğrenilmesi durumunda soruşturmanın sıhhati ve usul ekonomisinin gözetilmesi açısından yeni soruşturma numarası alınarak ek tahkikat veya tahkikatlar yapılasına herhangi bir hukuki engel bulunmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar nazara alındığında; Somut soruşturma dosyasında, 21.09.2011 tarihli imha tutanağınında imzası bulunan komisyon başkan ve üyelerinin, anılan sınavda görevli diğer kişilerin ve gerekirse suçu itiraf eden ... ve ...'ın tanık sıfatıyla ifadelerine başvurularak olayın aydınlatılmasına yarar delillerin toplanması sonrasında yapılacak inceleme sonucuna göre şüphelilerin hukukî durumunun takdir ve tayin edilmesi, yapılacak tüm araştırmalara rağmen şüpheliye ulaşılamaması hâlinde ise daimi arama kararı alınarak dava zaman aşımı süresinin sonuna kadar evrakın takibinin gerektiği gözetilmeksizin, eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. B. Hukuki Süreç 1. Meçhul şüphelilerin 2011 yılı Kara Kuvvetleri Komutanlığı ... Kaynaklı Muvazzaf/Sözleşmeli Subay Alımı Sınavında usulsüzlük yaptıklarına ilişkin şüphelerin soruşturulması amacıyla Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/252162 soruşturma sayılı dosyası ile soruşturma işlemlerine başlanılmıştır. 2. Yürütülen soruşturmada sonucunda, sınavda gerçekleştirilen usulsüzlüklere dair ... ve ... isimli kişiler haricinde herhangi bir itirafçı ifadesi, tanık beyanı, tespit, delil, bilgi, belge ve sair evraka ulaşılamadığı; ... isimli kişinin ifadesinde bahsi geçen sınavın soruşturmaya konu 2011 yılı askeri sınavları olmadığı, ... isimli kişinin ifadesinde ise söz konusu sınavın soru ve cevaplarının kendisine verildiğine dair bir beyanına rastlanılmadığı; sınavda usulsüzlük yapılıp yapılmadığı hususunda idari makamlarca tanzim edilen tevdi raporunun bulunmadığı, sınav kitapçıkları ve cevap anahtarlarının 02.12.2011 tarihinde imha edilmesi sebebiyle mevcut olmadığı, bu sebeple HTS çalışması yapılamadığı ve bilirkişi raporu alınmasının mümkün olmadığına dair kolluk araştırma raporunun dosya içerisine gönderildiği, sınav ... tarafından yapılmadığı için ... olağandışılık analiz raporu tanzim edilmesi mümkün olmadığı gibi, sınav kitapçıkları ve cevap anahtarları bulunmadığından sınava giren adaylar yönünden cevap örüntüsü benzerliği, yanlışta birleşme, soruların çözümünde soru kitapçıklarına işaretleme veya çözümleme yapılıp yapılmadığının tespiti vb. hususlara dair resmi bilirkişi raporu alınmasının da imkan dahilinde olmadığı gerekçesiyle Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 12.01.2023 tarihli ve 2021/252162 soruşturma, 2023/5625 sayılı kararı ile KYOK verilmiştir. 3. Söz konusu karar karşı, yasal süresi içerisinde suçtan zarar gören Kara Kuvvetleri Komutanlığı tarafından itirazda bulunulmuştur. 4. Dosyanın gönderildiği merci Ankara 10. Sulh Ceza Hakimliğinin 31.03.2023 tarihli, 2023/2450 değişik iş sayılı kararı ile kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın dayandığı gerekçelerin usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek suçtan zarar görenin itirazının reddine kesin olarak karar verilmiştir. 5. Suçtan zarar görenin talebi üzerine Adalet Bakanlığının, 05.06.2024 tarihli ve 94660652-105-06-10411-2023-Kyb sayılı yazısı ile Ankara 10. Sulh Ceza Hakimliğinin 31.03.2023 tarih 2023/2450 Değişik İş sayılı kararının CMK 309. maddesi gereğince kanun yararına bozulması talep edilmiştir. C. İlgili Hukuk Konu ile ilgili olarak 5271 sayılı CMK'nın 160 ve devamı maddelerinde soruşturma işlemleri, aynı Kanun'un 172 inci maddesinde ise kovuşturmaya yer olmadığı kararlarının verilmesi düzenlenmiştir. D. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlığın özü, Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararının eksik soruşturma sonucunda verilip verilmediği ile bu kararın kaldırılması talebinin reddine dair merci kararının hukuka uygun olup olmadığına ilişkindir. Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hali öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar (5271 sayılı Kanun 160/1 m.). Cumhuriyet savcısı, doğrudan doğruya veya emrindeki adli kolluk görevlileri aracılığıyla her türlü araştırmayı yapabilir (5271 sayılı Kanun 161/1 m.). Soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilmemesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hallerinde Kovuşturmaya Yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı süresi ve mercii gösterilir (5271 sayılı Kanun 172/1 m.). Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildikten sonra kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak yeni delil elde edilmedikçe ve bu hususta sulh ceza hâkimliğince bir karar verilmedikçe, aynı fiilden dolayı kamu davası açılamaz. (5271 sayılı Kanun 172/2 m.). Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 10.07.2018 tarihli 2017/507 esas, 2018/352 sayılı kararında, eksik soruşturma sonucunda verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı kanun yararına bozma yoluna başvurulabileceği belirtilmiş; doktrinde de bu husus tartışılmış ve benzer şekilde, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararların eksik soruşturma sonucunda verildiği gerekçesine dayanılarak yapılan itiraz üzerine merci tarafından bu itiraz üzerine verilen kararlara karşı kanun yararına bozma yasa yoluna başvurulabileceği ifade edilmiştir. (Dr. İhsan Baştürk, Ceza Muhakemesi Hukukunda Kanun Yararına Bozma, ... Yayınları, Ekim 2022, sayfa 127-136; Aydın Kuyucu, Öğreti ve İçtihatlar Işığında Ceza Yargılaması Hukukunda Kanun Yararına Bozma, Yetkin Yayınları, 2020, sayfa 122) Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 10.06.2008 tarihli 2008/8-83 esas, 2008/166 sayılı kararında ve benzer şekilde doktrinde; kanun yararına bozma yasa yolunda istemle bağlılık kuralının; talepte ileri sürülen hukuka aykırılık olgusu ve sebepleri ile bağlılık şeklinde anlaşılması gerektiği, buna karşın hukuka aykırılığın giderilmesi için istem yazısında önerilen yöntem ve hukuki çarelerle Yargıtay'ın bağlı olmayacağı belirtilmiştir. (Dr. İhsan Baştürk, Ceza Muhakemesi Hukukunda Kanun Yararına Bozma, ... Yayınları, Ekim 2022, sayfa 296) Yukarıda belirtilen bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; 2011 yılı Kara Kuvvetleri Komutanlığı ... Kaynaklı Muvazzaf/Sözleşmeli Subay Alımı Sınavında usulsüzlük yapıldığına ilişkin Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmiş ise de; ... isimli şahsın 23.09.2018 tarihinde ... TEM Şube Müdürlüğünde alınan ifadesinin dördüncü sayfasında Kara Kuvvetleri Komutanlığı Sınavını herhangi bir soru almadan kendi çalışmasıyla kazandığını ifade etmiş ise de, ifadesinin ikinci sayfasında sadece Jandarma Genel Komutanlığını Sınavlarının değil askeri okul sınavlarının kendilerine verildiğine dair genel bir anlatımda bulunduğu, soruların mezun mesulü ... kod ... isimli kişi tarafından verildiği, kendisi ile birlikte Kırıkkaleli olan elektronik elektronik mühendisi ... isimli kişiye de soruların verildiğini beyan etmesine rağmen ...'nın ifadesine başvurulmadığı, ayrıca ifadesinde isimleri geçen mezun mesulü ... kod ... ve ... olan elektronik elektronik mühendisi ... isimli kişilerin araştırılmadığı; ... isimli şahsın 30.11.2018 tarihinde ... TEM Şube Müdürlüğünde alınan ifadesinde ... dershanesinde öğretmen olarka görev yapan ... kod isimli bir şahıs tarafından ...'ndaki özel bir yurtta kendisine sınav sorularının verildiğini, kimseye söylememesi için Kuran'a el bastırıldığını ifade etmesine rağmen adı geçen ...'ın ifadesine başvurulmadığı ve soruları veren kişi olduğu beyan ettiği ... kod isimli şahsın tespitine yönelik bir araştırma yapılmadığı; ... isimli şahsın 09.10.2017 tarihinde ... TEM Şube Müdürlüğünde alınan ifadesinde kendisine soru verildiğine dair doğrudan bir beyanı yok ise de, teşhis aşamasında gerçekte ... isimli şahıs olduğunu belirttiği ... isimli bir kişi tarafından sınava hazırlık babında ... ve ... isimli kişilerle birlikte bir öğrenci evinde çalıştırıldıklarını, ... isimli kişinin hangi konularda soru gelebileceğine dair telkinlerde bulunduğunu ve ...'nin getirdiği soruları hep birlikte çözdüklerine dair tevilli beyanı bulunmasına rağmen adı geçen ... ile ... ve ... isimli kişilerin ifadelerine başvurulmadığı, ayrıca gerçekte ... isimli kişi olduğunu teşhis ettiği ... isimli kişinin de beyanının alınmadığı; ... isimli şahsın 03.03.2017 tarihinde ... TEM Şube Müdürlüğünde alınan ifadesinde, her ne kadar askeriyeye yerleştiği 2011 yılı sınavında kendisine soru verilmediğini ifade etmiş ise de; 2010 yılı askeriye sınavında ... kod isimli bir şahıs tarafından Kars'ta bulunan bir yurtta, kendisine ve ..., ... ve ... isimli diğer kişilere laptop bilgisayardan sınavda çıkacak soruların ezberletildiği, kimseye söylemeleri için Kuran'a el bastırılarak yemin ettirildiğini, yazılı sınavı kazandığını ancak mülakatta elendiğini beyan etmesine rağmen ... ve ifadesinde isimleri geçen ..., ... ve ... isimli kişilerin ifadelerine başvurulmadığı, ayrıca ... kod isimli şahsın tespitine yönelik bir araştırma yapılmadığı; Ayrıca, dosya arasına alınan 21.09.2011 ve 02.12.2011 tarihli imha tutanaklarında Muvazzaf/Sözleşmeli Subay Alım Sınavlarına ait cevap kağıtlarının imha edildiği belirtilmiş iken soru kitapçıklarının imha edilip edilmediğine dair bir bilginin bulunmaması dikkate alınarak, ilgili kurumlara müzekkere yazılıp bahse konu sınavda cevap kağıtlarından bağımsız soru kitapçığı kullanılıp kullanılmadığının, kullanılmış ise hala muhafaza edilip edilmediğinin sorulmadığı, muhafaza ediliyor ise soru kitapçıkları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak kitapçıklarda olağandışı bir kayıt bulunup bulunmadığına ve soruların daha önceden ele geçirilip geçirilmediğine ilişkin bir değerlendirme yapılmadığı; Bu şekilde eksik soruşturma neticesinde kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği anlaşılmakla; açıklanan tüm yönlerden araştırma yapılmak üzere suçtan zarar görenin itirazının kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde talebin reddine dair merci Ankara 10. Sulh Ceza Hakimliğinin 31.03.2023 tarihli, 2023/2450 değişik iş sayılı kararında isabet bulunmamaktadır. II. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Merci Ankara 10. Sulh Ceza Hakimliğinin 31.03.2023 tarihli, 2023/2450 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereğince, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-(a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Ankara 10. Sulh Ceza Hakimliğine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.05. 2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla