İçeriğe geç
AC
3. Ceza Dairesi Esas: 2024/18118 Karar: 2024/12270 Tarih: 2024

Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2024/18118 K.2024/12270

3. Ceza Dairesi 2024/18118 E. , 2024/12270 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1687 E., 2024/455 K. HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın;

Karar Özeti

3. Ceza Dairesi 2024/18118 E. , 2024/12270 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1687 E., 2024/455 K. HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın;

Karar Detayı

3. Ceza Dairesi 2024/18118 E. , 2024/12270 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1687 E., 2024/455 K. HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanıklar müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği yasal şartları oluşmadığından reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Mardin 2. Ağır Ceza Mahkemesi 03/11/2022 tarih, 2017/64 Esas ve 2022/372 sayılı Kararı ile sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraat, Sanıklar ..., ..., ... hakkında ise silahlı terör örgütüne üye suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir. 2. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin 08.05.2024 tarih ve 2022/1687 Esas, 2024/455 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik O yer Cumhuriyet savcısının ve sanıklar ..., ..., ... müdafisinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 23.07.2024 tarihli ve onama- bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince Sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraat, Sanıklar ..., ..., ... hakkında ise silahlı terör örgütüne üye suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. III. GEREKÇE A. Sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen beraat kararı bakımından; Yapılan yargılama sonunda yüklenen suçun maddi unsurlarının oluşmadığı gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğu anlaşılmakla; Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. B. Sanıklar ..., ..., ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet kararı bakımından; A. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.10.2009 gün ve 2009/1-85/242 sayılı Kararında açıklandığı üzere; sanıklardan birisinin savunulmasının diğer sanık yönünden savunmada zaafiyet yarattığı durumlarda menfaat uyuşmazlığı bulunduğunun kabulü gerektiği; sanıklar ..., ... müdafiinin ortak olduğu ve sanık ... ' ın hazırlık aşamasında ... hakkında anlatımda bulunduğu etkin pişmanlık beyanlarının gerekçede kabul edilmesi karşısında, sanıkların aynı avukat tarafından savunulması nedeniyle aralarında menfaat çatışmasının oluştuğu nazara alınmadan ayrı ayrı müdafiler yerine ortak müdafii tarafından savunmalarının yapılması suretiyle 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 38/1 ve 5271 sayılı CMK’nın 152 nci maddelerine aykırı davranılması, B. Mahkumiyete esas alınan, suçun sübutu ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından belirleyici delil olan ve talimat ile dinlenen tanıkların doğrudan aleni duruşmada sanıkların huzurunda veya 5271 sayılı Kanun'un 180 inci maddesinin birinci, ikinci ve beşinci fıkraları gereğince SEGBİS kullanılmak suretiyle dinlenip AİHS’in 6/3-d ve Anayasa'nın 36 ncı maddeleri ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınması, sanıkların örgütteki konumu ve faaliyetleri ile ilgili olarak ayrıntılı beyanlarının alınması gerektiği gözetilmeden; ifade metinlerinin okunması ile yetinilerek 5271 sayılı Kanun'un 181 inci maddesinin birinci fıkrası ve 210 uncu maddelerine muhalefet edilmesi, ayrıca UYAP veri havuzundan araştırma yapılarak sanıklar hakkında silahlı terör örgütü FETÖ/PDY'nin kamuoyunca da bilinen operasyonel eylemlerinden sonra örgütsel herhangi bir faaliyetinin olup olmadığının tespiti açısından herhangi bir tanık veya itirafçı beyanı olup olmadığının saptanması, bulunması halinde bilgi ve belgelerin onaylı örneklerinin dosya içerisine getirilmesi, mümkün olması halinde ilgili şahısların tanık olarak dinlenmesinin sağlanmasından sonra yargılamaya devamla bir hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden eksik araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi; C. ByLock'un suçun sübutu açısından belirleyici delil olması karşısında; dosya içerisinde bulunan Bylock tespit ve değerlendirme tutanağına göre; ekleyen, eklenen ve aynı grupta yer alan kişilerin, sanık ... ile irtibatlı olup olmadığı, bu kişiler hakkında örgüt üyeliği sebebiyle ceza soruşturması yürütülüp yürütülmediğinin araştırılması, yürütülen bir ceza soruşturması mevcut ise bu kişilerin aşamalardaki ifade örnekleri ile dosya kapsamında aşamalardaki ifade örnekleri getirtilerek incelenmesi, gerekirse ekli kişilerin tanık olarak dinlenmesi ile tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur. Kabul ve Uygulamaya göre de; Anayasanın 138/1 inci maddesi hükmü, TCK'nın 61/1 inci maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle aynı Kanunun 3/1 inci maddesi uyarınca; suçun işleniş biçimi bağlamında örgütteki konumu kaldığı süre, faaliyetlerinin yoğunluk ve çeşitliliği göz önünde bulundurularak, sanık ... hakkında dosya kapsamına ve hakkaniyete uygun adil bir ceza tayini gerekirken, temel cezanın belirlenmesinde suçun unsurlarının teşdit sebebi kabul edilip, TCK'nın 61/3. maddesine muhalefet edilerek alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle fazla ceza tayin edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan beraat kararı yönünden, Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin 08.05.2024 tarih ve 2022/1687 Esas, 2024/455 sayılı Kararında Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısınca öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Sanık ..., ..., ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet kararı yönünden; Gerekçe bölümünün B bendinde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafilerinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 08.05.2024 tarih ve 2022/1687 Esas, 2024/455 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, sanık ... hakkında tebliğnameye aykırı olarak; sanıklar ..., ... hakkında tebliğnameye uygun olarak; oy birliğiyle BOZULMASINA, bozma nedenleri ve tüm dosya kapsamı dikkate alınarak tutuklu sanık ...' ın TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu ya da hükümlü değil ise DERHAL SALIVERİLMESİ için ilgili yer Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkere yazılmasına, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Mardin 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesi gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.10.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla